Oca 06 2018

Alman siyasiler mesafeli: OHAL kalkmadan, demokrasiye dönülmeden ilişkilerin düzelmesi zor

15 Temmuz sonrası iplerin kopma noktasına kadar gittiği Türkiye-Almanya ilişkileri, 2017'de de kötüydü.

Türkiye'de tutuklu Alman vatandaşları iki ülke arasındaki ilişkilerde tansiyonu yükseltti. Almanya'nın, “Erdoğan’ın rehineleri” olarak nitelendirdiği Gazeteci Deniz Yücel haricindeki tutuklu Alman vatandaşları serbest bırakıldı,

2018'e iki ülke ilişkileri düzeltmek isteyen mesajlarla başladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Her iki taraf da ilişkileri normalleştirmeye hazır" dedi ve 2018'in ilişkilerin iyileştirilmesi adına daha iyi bir yıl olacağını söyledi.

Çavuşoğlu'nun açıklamaları, Almanya'dan da olumlu karşılık buldu. Ama Alman siyasiler mesafeyi korumaya devam ediyor.

İlk olarak Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, Türkiye'de siyaset ve sivil toplum temsilcilerinin cezaevinde bulunduğu müddetçe Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Özdemir'in ardından DW Türkçe'ye konuşan Alman siyasetçiler de benzer mesajlar veriyor. Türkiye'nin demokratik ilkelere uymadığı sürece ilişkilerin düzelmeyeceği uyarısında bulunuyor Almanlar.

Çavulşoğlu'nun açıklamasına yanıtlar şöyle:

Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) Alman Meclis Grubu Dış Politika Sözcüsü Jürgen Hardt:

Kanımca Türk hükümeti, son yıllarda izlediği Avrupa'dan, hatta NATO'dan uzaklaşan, daha çok Rusya'ya yaklaşan yolun hem siyasi ve hem de ekonomik olarak ülkeyi zor durumda bırakacak bir çıkmaz sokak olduğunu anladı. Türkiye'nin Almanya ve Avrupa ile açık bir şekilde ilişkileri yeniden yumuşatma çabasının çok olumlu bir işaret olduğuna inanıyorum. Almanya da buna açık olmalı.

Kanımca atılacak ilk somut adım hâlen hukuk devleti ilkelerini sınırlayan Olağanüstü Hal'in kaldırılması olurdu. Bunun yanı sıra mahkemelerin bağımsızlığının sağlanması ve basının önünde engeller olmadan faaliyetlerine devam edebilmesi gerekiyor. Bunlar 2018 yılında hayata geçirilebilirse, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin de yeniden normalleşmesi mümkün olabilir.

Yeşiller Partisi milletvekili Omid Nouripour ise Türkiye'nin Almanya ile ilişkileri normalleştirmek istemesinin arkasında ekonomik nedenler bulunduğuna işaret ederek şöyle devam ediyor:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasını tehlikeye atmamak için Almanya ve tüm Avrupa Birliği (AB) ile iyi ekonomik ilişkilere ihtiyacı olduğunu biliyor.  Erdoğan'ın izlediği "otokratik çizgi" yüzünden, ekonomik büyüme sekteye uğradı. Kim basın ve ifade özgürlüğünün ayaklar altına alındığı ve insanların keyfi olarak tutuklandığı bir ülkeye yatırım yapmak ister ki?"

Nouripour, ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin bozulduğuna dikkat çekiyor. Ve 2019 seçimlerini de işaret ederek, ilişkilerin düzelmesinin Erdoğan'ın çıkarına olduğunu savunuyor.

Sosyal Demokrat Partili (SPD) milletvekili Michelle Müntefering Ankara ile Berlin arasındaki ilişkilerin yeniden normalleşmesi için Türkiye'nin demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine geri dönmesi gerektiğine değiniyor:

"Türkiye giderek demokrasi ve hukuk devletinden uzaklaştı. Boğaziçi'nden insan hakları ihlalleri, basın özgürlüğünün kısıtlanması ve otoriterlik yönünde haberler geliyor. Yaklaşık bir yıldır Alman vatandaşları Türkiye'de tutuklanıyor ve siyasi rehinler olarak Türk hükümeti tarafından kullanılıyor. Bütün bu durum değişmezse, yeniden güven sağlamak çok zor olacak."

HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN