Oca 21 2018

Almanya'da SPD koalisyon görüşmelerine onay verdi

Almanya'da seçimlerden aylar sonra koalisyon için umut belirdi. Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU), Hür Demokrat Parti (FDP) ve Yeşiller'in renklerinden alan “Jamaika Koalisyonu'başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Merkel için Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile bir işbirliğine gitme seçeneği kalmıştı sadece. SPD, seçimden sonra yaptığı açıklamada koalisyona katılmayacaklarını duyurmuştu. Ancak devreye Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier girdi. 

Steinmeier, erken seçim istemiyordu. Schulz da bu talebi geri çevirmedi ve görüşmelere hazır olduğunu duyurdu. Sosyal demokrat SPD’nin olağanüstü kurultayında delegeler, Birlik Partileri CDU/CSU ile koalisyon görüşmelerine onay verdi.

‘Büyük koalisyon’ istemeyen partinin sol kanadı ile gençlik örgütünün isyanı sonuç vermedi. SPD kongredeki kararla bir dönem daha Merkel’in liderliğinde koalisyon hükümetinin küçük ortağı olmaya evet dedi. Soğuk Savaş yıllarının başkenti Bonn’da yapılan olağanüstü kongreye oy hakkına sahip 600 delege ile parti yönetim kurulunun 45 üyesi katıldı. 362 delege koalisyondan yana oy kullanırken, 279 delege ise hayır dedi.

Genel Başkan Martin Schulz, açılış konuşmasında Merkel’in başbakanlığında koalisyonun kurulması için üzerinde anlaşmaya varılan 28 sayfalık metnin SPD’nin istihdam, sağlık, emeklilik, eğitim, vergi ve Avrupa politikalarındaki taleplerini içerdiğini belirterek, amacının delegeleri “ikna etmek değil, inandırmak” olduğunu vurguladı.

Schulz hükümeti kurmaları durumunda, iki yıl sonra bir bilanço çıkaracaklarını ve bu bilanço sonucuna göre devam mı tamam mı kararını vereceklerini söyledi.

Merkel’in başını çektiği Hristiyan Demokrat blok ile SPD arasında 7-12 Ocak tarihleri arasında üzerinde uzlaşmaya varılan koalisyon programında, SPD’nin sosyal vaatleri yer almazken, CDU/CSU’nun sığınmacılar ve göçmenler konusundaki talepleri olduğu gibi kabul edildi. Buna göre, yıllık mülteci sayısı 180 bin ile 220 bin arasında kalacak. Mültecilerin aile birleşimi konusunda ise ayda en fazla bin civarında kişinin ülkeye girişine izin verilecek.

Ön sözleşmede Türkiye başlığıyla yer alan maddeye göre, Türkiye’yle AB üyelik müzakerlerinde yeni fasıl açılmayacak ve açılan fasıllar kapanmayacak. Ülkeye vize serbestisi verilmeyecek ve Gümrük Birliği de genişletilmeyecek.