Şub 21 2018

Akif Beki: Kaleme silahtan daha ağır cezalar verilmesi kabul edilemez

Türkiye’de yargının ne durumda olduğunu ortaya koyan iki farklı karar gündem oldu geçen hafta.

Birisi, 1 yıldır hakkında iddianame dahi yazılmadan tutuklu bulunan Die Welt muhabiri Alman vatandaşı Deniz Yücel’in “gerekçesini kendisinin de bilmediği” bir kararla tahliye edilmesi, diğeri ise Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’la birlikte 6 kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasıydı.

Sosyal medyada “Doğrusu Alman vatandaşı olmak varmış” gibi bazı yorumlar yapılırken, Altanlar ve Ilıcak’a verilen cezaya dünyanın önde gelen saygın medya kuruluşlarından tepki yağdı.

Fransa Kültür Bakanı da kararı “dehşet verici” olarak yorumlayanlardan. 

Bir dönem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanlığını yapan Karar yazarı Akif Beki de bugünkü köşesine bu konuyu taşıdı.

‘FETÖ’yle mücadeleye desteğin “haktan hukuktan, vicdan ve hakkaniyet ölçülerinden taviz vermemeye mani olmadığını” söyleyen Beki, “Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti iktidarının yanında sımsıkı durup hem de Altan kardeşlerle Nazlı Ilıcak’a ağırlaştırılmış müebbet verilmesini kıyasıya eleştirmek mümkün” diyor.

Prof. Atilla Yayla’nın dün serbestiyet.com’da karara ilişkin tepki içeren yazısını paylaşan Beki, “Kalemle silahın ayırt edilmeden bir tutulmasının, eleştiri ve muhalefetin suç eylemi olarak yargılanmasıyla, hatta kaleme silahtan daha ağır cezalar verilmesiyle bile sonuçlanabileceğini madde madde ortaya koyuyor” ifadesini kullanıyor.