Şub 12 2018

Altanlar ve Ilıcak'ın yargılandığı davada avukatlar duruşmadan atıldı!

15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında 2016 Eylül’ünden beri tutuklu bulunan Taraf gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni ve romancı Ahmet Altan ile kardeşi ekonomi profesörü ve köşe yazarı Mehmet Altan'ın yanı sıra gazeteci Nazlı Ilıcak’ın “15 Temmuz darbe girişimine iştirak etmek” iddiasıyla yargılandığı davada artık sona gelindi. 

Bugün İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde beşinci duruşmasına başlanan dava, 16 Şubat'a kadar sürecek. Mahkemenin artık hükmünü açıklaması bekleniyor.

Dava, Türkiye’de devam eden gazetecilere yönelik tüm davalar gibi, uluslararası kamuoyunca yakından takip ediliyor. Bugünk duruşmayı takip edenler arasında Article 19, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Uluslararası PEN, Norveç PEN'den temsilciler de var.

Davayı canlı olarak takip eden P24'ün Twitter hesabından aktarılan bilgilere göre, Altanlar'ın avukatı Ergin Cinmen, "AYM kararının okunarak kayda geçmesini" ısrarla isteyince duruşmadan atıldı. Avukar Sevgi Taş da bu talebe destek verince o da yine hakim tarafından atıldı.

Duruşmaya Altanlar SEGBİS ile katılırken, diğer sanıklar mahkemede hazır bulundu.

Davanın diğer tutuklu sanıkları arasında kapatılan Zaman gazetesinin görsel yayın yönetmenliğini yapan Fevzi Yazıcı, muhabirler Yakup Şimşek, Tuğrul Özşengül yer alıyor. Davadaki tutuksuz sanık ise Tibet Sanlıman.

Mahkeme heyeti, TBMM'nin davaya müşteki olarak katılma talebini kabul etti. Mahkeme Başkanı, duruşmaya başlanırken, sanıkların ByLock kaydı bulunamadığına dair İstanbul Emniyeti'nden yazı geldiği bilgisini açıkladı. Duruşmaya Fevzi Yazıcı'nın savunması ile başlanırken, Yazıcı'nın "Bu dava giderek darbe davalarına gölge düşürmek için kullanılmaya başlandı. Gazetecilerin darbeyle ne ilgisi var?" sözleri dikkat çekti. 

Yazıcı'nın esas hakkındaki mütaalasının ardından verilen ara sonrası duruşmaya devam edilmedi. Mahkeme Başkanı, duruşmayı yarın (13 Şubat 2018) 9:30'da Silivri'de devam etmek üzere erteledi.

Davada dördüncü duruşma 11 Aralık 2017’de görülmüş, esas hakkında mütalaasını sunan savcı, tutuklu yargılanmakta olan Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Yakup Şimşek, Şükrü Tuğrul Özşengül ve Fevzi Yazıcı'nın Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçunu düzenleyen 309/1. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılmasını, tutuksuz yargılanan Tibet Murat Sanlıman’ın ise “'örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan hapisle cezalandırılmasını talep etmişti.

Son olarak Anayasa Mahkemesi, Mehmet Altan’ın tutukluluğunun hak ihlâline yol açtığı kararını vermiş ancak 26 ve 27. Ağır Ceza Mehkemeleri bu kararı uygulamayarak Türkiye’de hukuk adına yeni bir boyutun aşılmasına neden olmuşlardı.

Dava öncesi Ahmet ve Mehmet Altan’ın avukatları Ergin Cinmen, Figen Albuga Çalıkuşu, Ferat Çağıl ve Melike Polat, yaptıkları açıklamalarda, "bu davada düşüncenin yargılanmakta olduğunu" söylemişlerdi. “Dosya kapsamındaki ifade, düşünce, basın özgürlüklerinin ihlâli niteliğindeki hukuksal yanılgıya son verilmesi” beklentisini dile getiren avukatlar şunları kaydetti:

“ Hukuka olan inancımız gereği adalet arama çabamız ile savunmamızı yapacağız.’’

 

Dava sürecinde bugüne kadar neler oldu?
 
Dava, 17 sanıklı olarak başlamıştı. 19-23 Haziran 2017 tarihinde ilk duruşma görülürken, Altan kardeşler ve Ilıcak’ın yanı sıra diğer tutuklu sanıklar Fevzi Yazıcı, Yakup Şimşek ve Şükrü Tuğrul Özşengül ile tutuksuz sanık Tibet Sanlıman da savunmalarını yapmışlardı duruşmada.
 
Beş gün boyunca devam eden duruşmanın sonunda mahkeme tüm tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına karar vermiş, kararda “mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren deliller bulunması ve adlî kontrol hükümlerinin yetersiz kalması” gerekçe gösterilmişti.
 
Altanlar’ın gözaltı gerekçesi, 14 Temmuz 2016 gecesi, sonradan kapatılan Can Erzincan TV’de Nazlı Ilıcak’la beraber katıldıkları bir televizyon programında darbe girişimiyle ilgili “sübliminal mesaj” vermek olarak açıklandı ilk başta. Ancak yaygın uluslararası tepki sonrasında bu suçlama soruşturmanın ilerleyen aşamalarında şekil değiştirerek, “darbeyi çağrıştırıcı söylemlerde bulunmak” şeklini aldı.
 
Davaya İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi bakıyor. 19 Eylül 2017 tarihinde görülen ikinci duruşmada haklarında yakalama kararı çıkarılan firari sanıklar Ekrem Dumanlı, Osman Özsoy, Emre Uslu, Tuncay Opçin, Abdulkerim Balcı, Bülent Keneş, Faruk Kardıç, Mehmet Kamış, Şemsettin Efe ve Ali Çolak'ın henüz yakalanamamış olmaları nedeniyle bu sanıkların dosyası ayrıldı ve toplam 7 sanıkla devam edildi davaya.

Bundan bir sene önce ise, Altan kardeşlerin avukatları 8 Kasım 2016'da Anayasa Mahkemesi’ne Ahmet ve Mehmet Altan için ayrı ayrı başvuru yapmıştı. Mahkemeden cevap gelmemesi üzerine 12 Ocak 2017'de bu kez aynı nedenlerle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kapısı çalındı.

11 Ocak 2018’de AYM, Mehmet Altan ve başka davada yargılanan Şahin Alpay için hak ihlali kararı verse de alt mahkemeler bunu uygulmaladı.

Mehmet Altan’ın avukatları bunun üzerine 30 Ocak'ta Anayasa Mahkemesi’ne “âdil yargılanma ile kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlâl edildiği” ve “tutuklamaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 18. maddesi kapsamında siyasi olduğu” gerekçeleriyle yeni bir bireysel başvuruda bulundu ve AYM, bu yeni başvuruya öncelik vermeyi kararlaştırdığını duyurdu.

Altan kardeşler ve Nazlı Ilıcak adına AİHM'e yapılan bireysel başvurularda ise henüz açıklanmış bir karar yok. Ancak bu başvurularla ilgili olarak Strasbourg’daki mahkememin yürüttüğü evrak toplama ve yazışma süreci tamamlandığı ve bu ay içinde bir kararın duyurulması bekleniyor.