Şub 12 2018

Altanlar ve Ilıcak'ın yargılandığı davada nihai karar bekleniyor

15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında 2016 Eylül’ünden beri tutuklu bulunan Taraf gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni ve romancı Ahmet Altan ile kardeşi ekonomi profesörü ve köşe yazarı Mehmet Altan'ın yanı sıra gazeteci Nazlı Ilıcak’ın “15 Temmuz darbe girişimine iştirak etmek” iddiasıyla yargılandığı davada artık sona gelindi. 

12-16 Şubat’ta İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmada mahkemenin hükmünü açıklaması bekleniyor.

Davada dördüncü duruşma 11 Aralık 2017’de görülmüş, esas hakkında mütalaasını sunan savcı, tutuklu yargılanmakta olan Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Yakup Şimşek, Şükrü Tuğrul Özşengül ve Fevzi Yazıcı'nın Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçunu düzenleyen 309/1. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılmasını, tutuksuz yargılanan Tibet Murat Sanlıman’ın ise “'örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan hapisle cezalandırılmasını talep etmişti.

Dava, Türkiye’de devam eden gazetecilere yönelik tüm davalar gibi, uluslararası kamuoyunca yakından takip ediliyor. Son olarak Anayasa Mahkemesi, Mehmet Altan’ın tutukluluğunun hak ihlâline yol açtığı kararını vermiş ancak 26 ve 27. Ağır Ceza Mehkemeleri bu kararı uygulamayarak Türkiye’de hukuk adına yeni bir boyutun aşılmasına neden olmuşlardı.

P24’te yer alan habere göre, Ahmet ve Mehmet Altan’ın avukatları Ergin Cinmen, Figen Albuga Çalıkuşu, Ferat Çağıl ve Melike Polat, bu davada düşüncenin yargılanmakta olduğunu söylüyorlar. “Dosya kapsamındaki ifade, düşünce, basın özgürlüklerinin ihlâli niteliğindeki hukuksal yanılgıya son verilmesi” beklentisini dile getiriyorlar sonra ve ekliyorlar:

“ Hukuka olan inancımız gereği adalet arama çabamız ile savunmamızı yapacağız.’’ 

Ahmet Altan
Ahmet Altan

Dava sürecinde bugüne kadar neler oldu?
 
Dava, 17 sanıklı olarak başlamıştı. 19-23 Haziran 2017 tarihinde ilk duruşma görülürken, Altan kardeşler ve Ilıcak’ın yanı sıra diğer tutuklu sanıklar Fevzi Yazıcı, Yakup Şimşek ve Şükrü Tuğrul Özşengül ile tutuksuz sanık Tibet Sanlıman da savunmalarını yapmışlardı duruşmada.
 
Beş gün boyunca devam eden duruşmanın sonunda mahkeme tüm tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına karar vermiş, kararda “mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren deliller bulunması ve adlî kontrol hükümlerinin yetersiz kalması” gerekçe gösterilmişti.
 
Altanlar’ın gözaltı gerekçesi, 14 Temmuz 2016 gecesi, sonradan kapatılan Can Erzincan TV’de Nazlı Ilıcak’la beraber katıldıkları bir televizyon programında darbe girişimiyle ilgili “sübliminal mesaj” vermek olarak açıklandı ilk başta. Ancak yaygın uluslararası tepki sonrasında bu suçlama soruşturmanın ilerleyen aşamalarında şekil değiştirerek, “darbeyi çağrıştırıcı söylemlerde bulunmak” şeklini aldı.
 
Davaya İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi bakıyor. 19 Eylül 2017 tarihinde görülen ikinci duruşmada haklarında yakalama kararı çıkarılan firari sanıklar Ekrem Dumanlı, Osman Özsoy, Emre Uslu, Tuncay Opçin, Abdulkerim Balcı, Bülent Keneş, Faruk Kardıç, Mehmet Kamış, Şemsettin Efe ve Ali Çolak'ın henüz yakalanamamış olmaları nedeniyle bu sanıkların dosyası ayrıldı ve toplam 7 sanıkla devam edildi davaya.
 
Bundan bir sene önce ise, Altan kardeşlerin avukatları 8 Kasım 2016'da Anayasa Mahkemesi’ne Ahmet ve Mehmet Altan için ayrı ayrı başvuru yapmıştı. Mahkemeden cevap gelmemesi üzerine 12 Ocak 2017'de bu kez aynı nedenlerle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kapısı çalındı.
 
11 Ocak 2018’de AYM, Mehmet Altan ve başka davada yargılanan Şahin Alpay için hak ihlali kararı verse de alt mahkemeler bunu uygulmaladı.

Mehmet Altan’ın avukatları bunun üzerine 30 Ocak'ta Anayasa Mahkemesi’ne “âdil yargılanma ile kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlâl edildiği” ve “tutuklamaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 18. maddesi kapsamında siyasi olduğu” gerekçeleriyle yeni bir bireysel başvuruda bulundu ve AYM, bu yeni başvuruya öncelik vermeyi kararlaştırdığını duyurdu.
 
Altan kardeşler ve Nazlı Ilıcak adına AİHM'e yapılan bireysel başvurularda ise henüz açıklanmış bir karar yok. Ancak bu başvurularla ilgili olarak Strasbourg’daki mahkememin yürüttüğü evrak toplama ve yazışma süreci tamamlandığı ve bu ay içinde bir kararın duyurulması bekleniyor.