Mar 03 2018

Son moda yaşam tarzı İstanbul'da eski Türkiye ile tanışıyor

İstanbul son yıllarda Batı'dan gelen ziyaretçi sayısında ciddi bir turist kaybı yaşadı. Bunda, 2016'ya kadar ülkeyi sarsan terör saldırıları kadar, siyasetin giderek artan baskıcı uygulamaları ve atmosferi de etkili oldu.

Tüm bu iç karartıcı tabloya rağmen, hala İstanbul'da alternatif bir yaşam geliştirebileceği inancıyla bu kente yerleşenler var.

The Financial Times Gazetesi'nde Simon Brooke tarafından hazırlanan haberde de, ABD'de yaşarken radikal bir kararla İstanbul'a yerleşen Erin O'Brien'ın deneyimi anlatılıyor. Ailesi, O'Brien İstanbul'a geldiğinde, 'Ne zaman döneceksin' sorusunun muhatabıydı ancak şimdi pek de ülkesine dönme niyetinde değil. 

Yazının satırbaşları şöyle:

Erin O'Brien İstanbul'da yaşamak için doğduğu yer olan Washington DC'den ayrılacağını açıkladığında çoğu arkadaşının tek bir sorusu vardı: “Eve ne zaman döneceksin?” Bununla birlikte, diğer arkadaşları daha anlayışlıydı. İpek Yolu'nun Özbekistan ve Kırgızistan dahil büyük bir bölümünü aldığı ders nedeniyle sırt çantasıyla kat eden 23 yaşındaki O'Brien “Bunun bir tatil olmadığını, ve daha önce ziyaret ettiğim diğer yerlere göre daha sessiz ve güvenli bir seçenek olduğunu farkettiler” diyor.

O'Brien, çoğu arkadaşının tuhaf olarak nitelendireceği bir yerde yaşamayı seçmekle kalmamış, ayrıca çalışmak için de yine oldukça tuhaf bir sektör bulmuştu- işvereni olan Gram Games bir sosyal oyun şirketi. Princeton'da Ortadoğu üzerine eğitim gördüğü lisans programında toplumsal cinsiyet dersleri de almış olan bir kadın neden çoğunlukla oğlanların oyuncağı olarak görülen bir sektörde çalışır ki?

Fotoğraf Furkan Temir

“Oyun oynamanın sadece erkekler için olduğu algısı, en hafif tabirle doğru değil” diyor O'Brien, “Oyun oynayanların yaklaşık yarısı kadınlardan oluşuyor ve rastgele oyun oynama [yeni ve arada sırada oynayan oyuncuları hedefleyen oyunlar], ki bizim de yaptığımız bu, kadınlar tarafından domine ediliyor. Son derece yaratıcı ve kendilerine uyumlu olan bir sektöre katılmak isteyen kadınların cesaretleri kırılmamalı”.

Mezun olduktan sonra, kariyer seçeneklerini değerlendiren O'Brien 2014 sonbaharında İstanbul'daki Boğaziçi Üniversitesi'nde bir dönem boyunca eğitim görmüş, İstanbul'da yaşamak ve çalışmak için çoktan bir eğilimi oluşmuştu.

O'Brien Moda'da kentin Asya yakasındaki denize yakın mahallesinde oturuyor. O'Brien “Birçok yeşil alanıyla birlikte çok huzurlu bir yer. Geleneksel restoranlar gibi eski Türkiye'nin kalıntıları kadar hareketli sanat, müzik ve yaratıcı sahneleri burada bulabilirsiniz” diyor.

O'Brien “Sabahları Anadolu yakasındaki Kadıköy'den feribotla Avrupa yakasındaki Beşiktaş'a geçmeye bayılıyorum. Teknede bir yandan çay içerken bir yandan da Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Galata Kulesi ve köprülerin muhteşem manzarasını izleyebiliyorsunuz” diyor.

İstanbul'un yemen kültürü de O'Brien'i cezbedenlerden. “Kahvaltı sadece kahvaltı anlamına gelmiyor, aile ve arkadaşlarla birlikte kahvaltı etmek anlamına geliyor” diyor.

ABD'deki alışveriş merkezlerinin tersine İstanbul'da alışveriş yapmak bir keşif yolculuğu. “Cumartesi günleri meyve, sebze ve en sevdiğim zeytinler için Beşiktaş pazarına gidiyorum. Üst katta kıyafet, takı ve her türden spor ayakkabı satıyorlar.”

Egzotik eşyaların yanı sıra şehrin pazarlarında temel malzemeleri bulmak da sandığınız kadar zor değil. “Sadece nereye gitmeniz gerektiğini bilmeniz gerekiyor” diyor O'Brien, “Evimden dört dakika mesafede istediğim her şeyi bulabiliyorum... Bir doktor bulmak çok kolay. Buradaki pek çok tıbbi hizmet ABD'dekinden daha iyi”.

Şehre geldiğinden beri O'Brien, İstanbul'un sanat sahnesine dalmış. Bunların çoğunluğu, Galata Köprüsü'nün kuzeyinde yer alan Karaköy'de yoğunlaşmış durumda. “Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi ve İstanbul Modern var. Burada ve Berlin'de çok sayıda kültürel değişimler oldu. Ayrıca konsept bar ve galeriler, gerçekten iyi DJ'ler ve harika galeri açılışları var.”