Emre Alkin: Aman altının altında kalmayalım...

Bu sabah, son zamanlardaki en büyük takıntımız olan Altın konusunda biraz bilgi vereyim dedim. 

Pandemi öncesinde Altın Fiyatlarının hem Merkez Bankalarının yaptığı satışlar hem de ABD Dolarının güç kazanması sebebiyle 1500 Dolar seviyesinde işlem gördüğünü hatırlatarak söze başlayayım. Tam olarak 2011 ve 2012'de iki defa denediği 1800 Dolar seviyesini kıramayıp 1000 Dolarlara kadar düşmesi Türkiye'de pek hissedilmedi. Çünkü Türkiye'de Dolar/TL'nin yükseliş hareketine başlamıştı. Ayşe Teyzeler zarar etmediler. 

Pandemi sürecindeki canlı yayınlarda benimle ekrana çıkan teknik analizcilerin tamamı "2000 Dolara yolculuk başladı, yeter ki 1660 seviyesinin altına düşmeyelim" diye açıklamalar yapıyorlardı. 

Bu endişe aslında Altın'ın geçmişine bakılınca normal karşılanmalı: Altın, İran-Irak Savaşının başında 2000 Dolar/Ons'a kadar yaklaşınca buradan satın alanları, büyük bir bozguna uğratarak 400 Dolar seviyelerine kadar düşmüştü. Tekrar 2000 Dolara gelmesi için Bahsettiğim zaman süresi tam olarak 40 yıl. Şaka yapmıyorum. Bu arada 2000 Dolarlardan 400 Dolara kadar düşerken her kademede "herhalde burası diptir" diye satın alan herkesi de aynı fiyattan satmak için 10 ile 25 yıl arası bekletmiş gözüküyor. Dolayısıyla Altın yatırımcıların endişesini anlamak mümkün. 

Bu süreçte yine Ayşe Teyzeler zarar görmediler, çünkü TL sayısız defa devalüe oldu. Gram/TL hep yükselişe devam etti. Altın yatırımı geleneksel halden "yapısal bir takıntı" haline dönüştü. 

"Aynı filmi baştan baştan mı yaşıyoruz ?..."

Neyse, sonunda uzmanların belirttiği gibi Altın hızla yükselerek 2000 Doları bile geçti. Bu hızlı çıkışın ardından bir "ter atma" bekliyorduk. O da "Rusya'da aşı bulundu" haberi ile gerçekleşti. O hengamede konuştuğum tecrübeli bir uzman "Altın'da değişen hiçbir şey yok, sadece kar realizasyonu oldu, yola devam ediyor" diye yorum yaptı. Gerçekten de 1866 seviyelerinden toparlanarak tekrar yükselmeye başlayan Altın, Türkiye'deki yatırımcılara 2 saatlik bir alım fırsatı sundu diyebilirim. 

Son bir haftanın hareketini şöyle özetlersek: Gram Altın hızla yükselerek 490 TL'nin üzerine çıktı ve neredeyse 500 TL'ye geldi. Birçok yatırımcı "eyvah treni kaçırdık" diye bana ulaştı. Ben sakin olmalarını söyledim. "Piyasalar her zaman fırsat sunar" dedim. Nitekim öyle oldu, iki gün önce 434 TL'ye kadar düşen Gram Altın 455 TL seviyesinin üzerine çıktı. 

Tüm bu olan bitenler, sermaye piyasalarında yatırım yapmanın amatör bir uğraş olmadığını, aktif takip ve sabır gerektirdiğini gösteriyor. 


Bu yazı, Emre Alkin'in kişisel blogundan alınmıştır.