AA bir yanlışı niye tekrarlar: Enis Berberoğlu casusluktan mahkûm olmadı -Faruk Bildirici

 Kuşkusuz gazeteciler de yanlış yapabilir. O yüzden de gazetecilikte yanlıştan kaçınmanın ve yanlış yapıldıysa da düzeltmek için kurallar ve editöryal denetim mekanizması vardır. Haberlerin yanlışlardan arınması için iyi kurulmuş, sağlam ve deneyimli bir editöryal kadro gerekir.

Anadolu Ajansı gibi 100 yıllık habercilik deneyimi olan, geniş bir kadro ve kamunun büyük mali imkanlarıyla çalışan bir haber ajansının da güçlü ve deneyimli bir editöryal kadroya sahip olması, bu kadronun yanlışsız haber üretmesi beklenir.

Ne yazık ki, AA’nın haberleri yanlışlardan arınmış olamıyor. Hem de yanlış düzeltilmek bir yana sürekli tekrarlanıyor, devam ettiriliyor.

En taze örnek de Anadolu Ajansı’nın CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında son dört aydır yayımladığı haberler. AA’nın 5 Haziran 2020 tarihinde yayımlanan “Enis Berberoğlu koronavirüs tedbirleri kapsamında izinli olarak cezaevinden çıktı” başlıklı ve İstanbul mahreçli haber aynen şöyle başlıyordu:

“Yargılandığı davada, ‘siyasi ve askeri casusluk maksadıyla devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak’ suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası alan ve bu cezası Yargıtay tarafından onanan Enis Berberoğlu'nun milletvekilliği TBMM Genel Kurulu'nda düşürüldü.”

Hemen aynı ifadeler, Anayasa Mahkemesi’nin Enis Berberoğlu’nun bireysel başvurusuyla ilgili gelişmeleri aktaran üç haberinde daha tekrarlandı:

“Enis Berberoğlu’nun bireysel başvurusunun görüşülmesi ertelendi” (23 Temmuz 2020)

“Enis Berberoğlu’nun bireysel başvurusu Anayasa Mahkemesi gündeminde” (15 Eylül 2020),

“Enis Berberoğlu’nun bireysel başvurusunda ihlal kararı çıktı” (17 Eylül 2020).

Oysa Enis Berberoğlu, “siyasi ve askeri casusluk maksadıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak” suçlamasından mahkûm olmadı. Anadolu Ajansı’nın bu haberleri yanlış…

19 Ocak 2014’te Suriye’ye giderken Hatay’da durdurulan üç MİT TIR’ının aranmasıyla ilgili fotoğrafları Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’a verdiği iddiasıyla yargılanmıştı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Enis Berberoğlu’nu Türk Ceza Kanunu’nun 330/1. Maddesi uyarınca “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamak” suçlamasıyla 25 yıl hapse mahkûm etmişti.

Fakat istinaf sürecinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesi, Enis Berberoğlu hakkında "siyasi ve askeri casusluk" suçundan verilen cezayı kaldırmış; onun yerine TCK 329/1. Maddesi uyarınca “devletin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak" suçlamasıyla 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırmıştı.

Enis Berberoğlu, “siyasi ve askeri casusluk” suçlamasından kurtulup, onun yerine “devletin gizli kalması gereken bilgileri açıklamak” suçlamasından mahkûmiyet kararı verilince sevinmiş, şu açıklamayı yapmıştı:

“Bana yöneltilmiş olan ‘vatan haini ve casus’ suçlamasının gerçek olmadığını beni tanıyan herkes biliyordu. Bugün Türk yargısı da benim casus ve vatan haini olmadığımı tescil etti. Şimdi sıra masumiyetimi ve suçsuzluğumu kanıtlamaya geldi. Bunu da mutlaka başaracağız.”

Gerçekten de iki suçlama arasında büyük fark var.  Biri casusluk, öbürü gizli bilgi açıklamak. O yüzden de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, “Enis Berberoğlu’nun siyasi ve askeri casusluk suçundan mahkûm olması” talebinde bulundu. Ama Yargıtay 16. Ceza Dairesi de Savcının talebini reddederek, Enis Berberoğlu hakkında “gizli bilgileri açıklamak”tan verilen cezayı onadı. Yargı süreci özetle böyle.

Buna rağmen Anadolu Ajansı’nın haberlerinde Enis Berberoğlu’nun “siyasi ve askeri casusluk” suçundan mahkûm olduğu yanlışı tekrarlanıp duruyor. Bu yanlış haberler de birçok medya kuruluşu tarafından aynen alınıp kullanılıyor. 

Enis Berberoğlu, bugünlerde yine gündemde. Anayasa Mahkemesi’nin “hak ihlali ve yeniden yargılama” kararı vermesinin ardından Enis Berberoğlu’nun TBMM’ye dönmesi ve milletvekilliğine devam etmesi gerektiği tartışılıyor.

Bakalım Anadolu Ajansı haberlerinde de bu yanlışı sürdürecek mi, göreceğiz.

Tabii asıl soru şu, Anadolu Ajansı nasıl olur böyle bir hata yapar ve neden tekrarlar? İki olasılık var. Muhabirler yanlış yazıyordur ve Anadolu Ajansı’nın editöryal kadrosu bunu fark etmiyordur; sonra da kimse uyarmadığı için yanlış tekrarlanıyordur. Ya da kasıtlı olarak böyle bir yanlış yapılıyor, uyarılara rağmen aynen devam ettiriliyordur.

Aslında iki olasılık da mümkün. Çünkü AA’nın deneyimli kadroları, Kemal Öztürk’ün Genel Müdürlüğü döneminden itibaren kurumdan uzaklaştırıldı ve yerlerine yeni kadrolar getirildi. Yönetim kadrosundaki yeni isimlerin mesleki yetersizliği söz konusu olabilir.

AKP yönetiminin Anadolu Ajansı’nın özerkliğini ortadan kaldırdığı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın ajans üzerinde tam bir denetim oluşturduğu bir gerçek. Ajansın haberciliği ve haberlerinin güvenilirliği de çok ciddi erozyona uğradı. Özellikle siyasi gelişmeler, AKP’nin bakışıyla yazılmaya, AKP yöneticilerinin keyfini kaçıracak olaylar görmezden gelinmeye başlandı.

Daha iki gün önce Altın Koza Film Festivali’nde sanatçı Rutkay Aziz aldığı “Yaşam boyu onur ödülünü son derecede onurlu ve ilkeli bir biçimde emek veren Türk Tabipleri Birliği’ne” hediye edeceğini söyledi. TTB Başkanı Sinan Adıyaman da sosyal medyadan teşekkür etti Rutkay Aziz’e.

Ama Anadolu Ajansı’nın törene ilişkin haberinde “Rutkay Aziz’in ödülünü doktorlara ve sağlık çalışanlarına hediye ettiği” yazıldı. MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin kapatılmasını istediği ve iktidar çevrelerinin hedefindeki TTB’nin adı anılmaktan özellikle kaçınılmıştı!

Anadolu Ajansı’nın yakın tarihteki sicili böyle olunca Enis Berberoğlu’nu, mahkeme kararlarının tersine “askeri ve siyasi casus” göstermekte ısrar etmeleri şaşırtıcı olmuyor.

 

Bu yazı Faruk Bildirici'nin blogundan alınmıştır