'Dolardaki artışla Türkiye, G-20'den çıkabilir'

Türk Lirası’nın değer kaybı bütün hızıyla sürüyor. Son olarak Merkez Bankası Para Politikası Toplantısı’nda faiz arttırmadı. Aksine faiz koridorunu 150 bas puan daha gevşetip ağırlıklı ortalama faizini 14,75’e çekerek faiz arttırmış gibi yaptı. Ardından da bir ay önce Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıklamasından daha yüksek enflasyon beklentisi açıklandı. Bütün bu gelişmeler doların 8,30 TL’yi aşmasına neden oldu.

Profesör Eser Karakaş ve Güldem Atabay, Ekonomi Gündemi’nde dövizdeki yükseliş ve Türk ekonomisindeki çöküşü ele aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz indirmediği için eski Merkez Bankası Başkanı’nı görevden aldığı yerine faiz indirmesi için atadığı Uysal’ın açıklamaları gerçeklerden kopuktu. Uysal, “Kur hedefimiz yok, hiçbir zaman hedeflemedik” dedi. “TL’nin değeri aşırı düşük” dedi. Arkasından “Kamu bankaları zaman zaman müdahale etmiş olabilir ama çok da değil” dedi. Bu hatırlatmalardan sonra Güldem Atabay, “Biz biliyoruz ki Merkez Bankası’nın rezervlerinde son 12 -18 ayda 120 milyar dolarlık bir erime var” dedi.

Güldem Atabay, “Birisi sayın Cumhurbaşkanı’na neden faiz arttırma gereği olduğunu açıklasa” dedikten sonra sözlerini, “Faiz arttırışının doğru düzgün, hedefli, açık, şeffaf bir şekilde yapılması gerektiğini; seçimler olsun olmasın enflasyon aşağı gelene kadar bir süre yüksek faiz tutulması gerektiğini ki enflasyon gücünü kaybetsin. Arkasından da Yeni Ekonomik Program gibi komik bir programla değil de gerçek bir ekonomi programı ile üç senelik, beş senelik tekrar güven tesis etmenin önemini kavrayabilsin. Kısa sürede faiz artışı gelebilir ama sistem bu sistem olduğu sürece diğer yaklaşım değişimi bana biraz zor gözüküyor” şeklinde devam ettirdi.

Eser Karakaş ise, “Gelinen noktayı Türkiye için başarılı buluyorum” diyerek son 10 senedir sürekli aynı uyarıları yaptığını hatırlattı ve Türkiye’de Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını belirterek Türkiye’de dolar kurunun 8,30 olmasını “başarı” olarak niteledi. 

Atabay’ın Berat Albayrak’ın “Ufukta yatırım dalgası gözüküyor” sözünü hatırlatması üzerine Karakaş, “Batan geminin mallarına mı gelecekler” diye sordu. İkili Avrupa’nın Türkiye’ye yatırım yapmayacağını belirtti. Atabay’ın “Çin yatırım yapabilir mi” sorusuna Karakaş, “Çin ülkesinde demokrasiyi istemese de yabancı ülkelere yatırım yaparken korkar. İstemez buralara yatırım yapmayı” cevabını verdi.

Karakaş ardından, “Artık piyasada değeri çok düşmüş firmalar alıcı bulamaz. Ancak ekonomi toparlanırsa firmalar değerlendiği ölçüde alıcı bulur. İki kuruş fazla verir ama sağlıklı bir ekonomide iyi işleyecek bir şirket almak ister. Artık ucuz emeğin hiçbir anlamı kalmadı. Bütün bunlar çok esiklerde kalmış. Yaşı daha çok değil ama Maliye Bakanı’nın hala batan geminin mallarını satarak para kazanacağını zannediyor” yorumunu yaptı.

Döviz kurundaki yükselme sonrası Türkiye’nin G-20’den çıkabileceği yorumunu yapan Karakaş şunları söyledi; “G-20 dolar bazında dünyanın en büyük 20 ekonomisi. Ama ne demek dünyanın en büyük ekonomisi? Toplam milli geliri en yüksek, gayrisafi yurt içi hasılası en yüksek 20 ülke demek. Mesela Hollanda ve Belçika yok G-20’nin içinde. İsviçre yok. Şimdi Türkiye ekonomisi ile İsviçre ekonomisini karşılaştırınca nasıl bir görüntü geliyor aklına! Ancak nüfusları Türkiye ile mukayese edilemeyecek kadar küçük olduğu için Türkiye’nin toplam milli geliri daha yüksek gözüküyor ve bu sebeple G-20 içinde. 17. sıradaydı şimdi 20’ye çıktık yalnız. Şu anda biraz marjdayız. Hemen arkamızdan Tayvan geliyor ama Tayvan’ın Çin ile sorunları var. Çin istemez Tayvan’ın G-20’de olmasını. Türkiye’nin milli geliri 600 milyar dolarlık bir yere geldi. Tayvan’ın ise 601 milyar dolar. Ancak nüfusu 20 milyon.”