'Dünyanın sorunu Türkiye, Türkiye'nin sorunu aciz muhalefet'

Devlet Bahçeli ve MHP'nin desteğindeki Erdoğan Hükümeti, esasen Bahçeli'nin çizdiği yol haritasını iç ve dış politikada kararlılıkla izliyor, rejimi sertleştiren her adım Meclis'te peş peşe atılıyor.

Barolar sokakta, ama ana muhalefet bunu reddetmekte. Ekonomik göstergeler yaklaşan felaketi haber verirken, çıkış yolu gitgide bir mayın tarlasına dönüşüyor. Ve giderek artan sayıda kişi, 'bu iktidar nasıl olsa çökecek, ilişmeyelim'' türü bir kaderciliğe meyletmiş durumda.

Ahval Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Baydar, Ahval yazarları Nesrin Nas ve Prof. Cengiz Aktar ile dört koldan alarm zilleri çalan Türkiye krizini, muhalefetin tavrını, ve ülkeyi önümüzdeki dönemde nelerin beklediğini tartışıyor.

Türkiye'nin Libya'da olası Sirte ve Cufra operasyonlarının çok ciddi sıkıntılara neden olabileceğine değinen Yavuz Baydar, "Türkiye'nin oyun planı için şunu söylemek mümkün olabilir; Zaman ve alan kazanmak için Sirte ve Cufra çizgisine yönelik Türkiye destekli bir harekat olacak gibi. Buradaki kararlık galiba kuvvetli. Saray'dan zaten kararlılık mesajı verildi. Bu olursa, BM Güvelik Konseyi ve AB toplantısını da düşünürsek önümüzdeki günlerde ciddi bir takım hamleler beklemek gerekir herhalde. Ondan sonra da ortalık toz duman olabilir" dedi.

Libya meselesine değinen Cengiz Aktar ise, Amerika'nın Kahire deklarasyonuna destek vermesi halinde, Trablus ve Ankara'nın savaşı devam ettirme ısrarının BM'nin 7. Maddesi olan 'Dünya barışına tehdit' olarak görülebileceği ve çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalınabileceğini söyledi. Aktar, "Amerika nasıl oynayacak bu çok önemli. Böyle bir risk var. 

Türkiye'nin Suriye'de uydurduğu, Feridun Sinirlioğlu'nun ballandıra ballandıra anlattığı meşru müdafaa masalı, Libya'da geçerli değil. Kimseye anlatamazlar. BM'de bir konsensus oluşursa Türkiye dımdızlak ortada kalır" dedi.

Türkiye'nin iç politikası hakkında değerlendirme yapan Nesrin Nas da, şöyle konuştu:

"Bu iktidar çok uzun süredir zorla rıza üretimi sürecine girmiştir. Muhalefet hala bunu göremiyor. Barolar meselesi önemli ama sonrasında gelecek yasalara bakacak olursak, AYM'nin sanıyorum üç kez iptal ettiği güvenlik soruşturması meselesi var. 

Yasanın detaylarına bakarsanız, bundan sonra seçimler olsa da ne şekilde olacağını çok net bir şekilde görüyorsunuz. Seçileceklerin vasıflarını iktidar belirleyecek. Düşünün seçilecek insanları, muhtara, bakkala, komşuya soracaklar. Herkes aday olamayacak."

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar