Gökhan Bacık: Erdoğan’ın gerçeklik üretme sistemi iflas etti, artık otoriterleşmeyi durduramaz

Erdoğan, Türkiye’de gündemi belirlemek, istediği şekilde yönlendirmek konusunda sıkıntılar yaşıyor. Üzerinden kavga çıkarabileceği konu hızla azalan Erdoğan bu kez de sosyal medyayı hedef aldı ancak işin içine bir de paralı dizi-sinema kanalı Netflix’i de kattı.

Çin’de bile olmayan bir öneriyi gündeme getirerek sosyal medyanın tamamen yasaklanmasını savundu. Yakın zamana kadar sosyal medya takipçi sayısıyla övünen Erdoğan, teknolojinin hızla ilerlediği bir dönemde böyle bir yasağı uygulamaya koyabilir mi? Matbaanın Osmanlı’ya ne kadar geç girdiğini düşünürsek yasakçı zihniyetin hortlamasının imkansız olmadığını da görebiliriz. Gutenberg’in, Markoni’nin yerine Jack Dorsey Marc Zuckerberg’i koymak biraz yel değirmenlerine savaş açmak ama Erdoğan giderek Don Kişot’a benzeşiyor zaten.

Erdoğan’ın kendisini Saray’a kapatıp sadece belirli kişilerle görüşmesi gerçeklikle bağını nasıl etkiliyor, Erdoğan gerçeklikten koptu mu sorusu da gündeme geldi konuşmamız sırasında...

Gökhan Bacık ile bu hafta yasakları, Türkiye’de adı konulmadan yaşanan cinsel devrimi ve Ayasofya’nın durumunu konuştuk, bu arada Haluk Savaş’ı da saygı ile anmayı ihmal etmedik:

“Erdoğan klasik medyaya hakim ama sosyal medyayı kontrol edemiyor. Bilgiyi tamamen tekeline almak istiyor, sosyal medyayı yasaklamak istemesinin birinci nedeni bu. Nasıl bir model çıkacak Kore gibi mi, Çin gibi mi bilmiyoruz… Erdoğan’ın kurduğu medya, gerçeklik üretme mekanizması artık işe yaramıyor. Erdoğan artık otoriterleşmeyi durduramaz. Otoriterleşme yalan söylemek gibidir, bir söyleyince devamı gelir… Otoriterleşme yumurtlayarak kendisini yeniden üreten bir sistemdir..

Sosyal medya Erdoğan’ın yarattığı sihirli küreyi bir anda yıkıyor. Erdoğan rejimi artık entelektüel olarak hantallaştığı için tek çaresi otoriterleşmek… Ama bu aynı zamanda İslamcı otoriterleşme olduğu için onun içine Netflix de giriyor. Bazı dizilerin içeriğinden rahatsız. Kimi diziler Erdoğan’ı siyasi olarak da rahatsız ediyor.

Bir de şu var… Superman çok güçlüydü ama Kripton gezegeninden gelen bir taşla karşılaşınca tüm gücünü kaybediyordu. Çağdaş İslami harekette bu taş, kadın bedenidir. İslami hareket Eros’u bir yere koyamıyor. İslami hareketlerin varacağı otoriterleşme sürecinin varacağı noktada cinselliği yönetme eğilimi var. Bütün hadise bununla mücadele edememektir. Mesela eşcinsellik üzerine Erdoğan’ın ettiği lafları İran Cumhurbaşkanı bile etmiyor çünkü bunun uluslararası getireceği, götüreceği şeyler var.

Otoriterleşme sonsuzdur, kitap yakmaya kadar gider. Konuşma, pazartesi günleri konuş, mavi giymeye kadar varır.. 

Erdoğan Anadolu’daki geniş bir kitleyle iletişim içinde, başarısının sırrı bu ancak aslında Türk toplumu göründüğü gibi değil. Halkın internette neler izlediğini biliyor, diğer toplumlar kadar cinselliği tüketiyor. Türkiye’de çok ciddi bir cinsel devrim yaşandı ama Türk toplumu bunu görmek istemiyor. İnsanlar değişmeye direnen şeylerle bir süre uğraştıktan sonra kopar gider, gençler de bugün bunu yapıyor… Sunnilikten kopuyor, Kemalizmden kopuyor… 

Ben 17-22 yaş arası gençlere 25 yıldır ders veriyorum. Kız-erkek etkileşiminin yarattığı etkiyi hiçbir din yaratamaz. Sanata, müziğe bakın… Yüzde 80’i aşk, cinsellik üzerine. Sorun Türkiye gibi İslam ülkelerinin bu meseleyi çözememiş olmasından kaynaklanıyor. Ayıp, günah olmuyor… Çözemiyor, çözemeyince ikili bir kişilik yaratırsınız…

Erdoğan için otoriterleşmek bir bağımlılık. Ayakta kalması için otoriterleşmesi şart. Batı ile ilişkisinde maliyeti artar, toplum daha da fakirleşir ama artık bu yola mecbur. Etrafında bir duvar oluştu, gerçeklikten koptu. Ülkeyi yöneten kişi hep aynı insanları görüp aynı şeyleri duyarsa, gerçeklikten kopar. Erdoğan’ın gerçeklikle yorum sorunu yaşadığı konusunda bir kanaat oluşuyor bende.”

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar