İrfan Fidan atamasına tepki: ‘Reform vaadi yalanlandı, yargıya güven sıfırlandı’

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Brüksel’de AB yetkililerini dolaşıp ‘Türkiye ile yeni sayfa açılması’ için yürüttüğü temaslarda ısrarla yakında yargı reformu paketi açıklanacağını, insan hakları alanında demokratikleşme açılımlarının başlatılacağını söylerken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan’ı Anayasa Mahkemesi üyeliğine (AYM) ataması tüm bu vaatlerin ‘sıfırlanması’ olarak yorumlandı.

Atama kararının Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından ilk tepki CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak’tan geldi.

Toprak attığı tweette; “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesi’ne gece yarısı yaptığı atamayla, hukuk, yargı, ekonomik-demokratik reform vaatleri yalanlandı. Yargıtay başkanının bile yüzde 30’a düştüğünü söylediği yargıya güven SIFIRLANDI! Yine de yılmak yok; HAK-HUKUK-ADALET!” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Anayasa ve Adalet Komisyonu’nun CHP’li üyesi Süleyman Bülbül ise ‘Yargı reformundan bahsedenler yargıya darbe yaptılar’ sözleriyle atamaya tepki gösterdi. Aydın Milletvekili Bülbül, Erdoğan’ın Fidan’ı AYM üyeliğine getirerek, ‘Hukukun, tarafsızlığın, liyakatin canına okuduğunu’ öne sürerek şunları söyledi:

“Şimdiye kadar üç kere yargıda reform yapacağız iddiasıyla paketler açıklandı. Her paket sonrası yargının durumu biraz daha dibe battı. Gelecek Yargı Reformu Paketi’nin de yerini bulması konusunda inancımız yoktu. Bu düşüncemizi yine boşa düşürmediler. Yargı reformundan bahsedenler, reform değil yargıya darbe yaptılar. İrfan Fidan’ın geçmişi, açtığı davalar, yazdığı iddianameler hukuki değil siyasi taraftarlıkla dolu. Hangi davaya bakarsanız bakın hukuksuzluğu görürsünüz. O nedenle Cumhurbaşkanlığının böyle bir atama yapması şaşırtıcı değil. 

Yargıtay üyeliğinde daha bir karara imza atmasını bırakın, cüppe bile giymeyen 58 günlük Fidan, 153 yıllık Yargıtay geleneğini ve AYM’nin kıdem ve mesleki yeterlilik düzenini altüst etmiştir. Tek adamın sistem içinde sahip olduğu söz hakkıyla yargı yürütmenin bir uzantısı halinde” 

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Yargıtay kontenjanından AYM üyeliğine atanan Burhan Üstün’ün görev süresi 10 Ocak’ta yaş haddi nedeniyle doldu. AYM yasası uyarınca boşalacak üyelik için iki ay öncesinden Yargıtay Genel Kurulu’nda tüm üyelerin katılımıyla seçim yapılması gerekiyordu. Yargıtay Başkanlığı Kasım ayında üyelere seçimin 2 Aralık’ta yapılacağını duyurdu. 

Sekiz kıdemli Yargıtay üyesi de AYM üyeliği için seçimde aday olduğunu açıkladı. İşte tam bu aşamada Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 27 Kasım’da Yargıtay’a 11 yeni üye atadı. Atananların içinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan da vardı. Yargıtay’da hangi dairede görev alacağı bile belli olmadan AYM üyeliğine aday olduğunu ilan eden Fidan’ın bu girişiminin ardından Yargıtay Başkanlığı da AYM üyelik seçimini ‘COVİD 19 salgını’ gerekçesiyle 17 Aralık’a erteleme kararı aldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Avukatı Celal Çelik ise tüm bu gelişmelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı çerçevesinde İrfan Fidan’ın AYM üyeliğine atanması için gerçekleştirildiğini, bazı Yargıtay üyelerine ‘Fidan lehine adaylıktan çekilmeleri’ için baskı yapıldığını içeren mesajlar paylaştı.

Nitekim süreç Çelik’i doğruladı ve 17 Aralık’taki oylamada Fidan henüz resmi olarak hiçbir mesai yapmadığı Yargıtay’da 107 üyenin oyuyla ilk sıradan üç kişilik aday listesine girdi ve liste Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletildi. Fidan ile ilgili olarak zaten var olan siyasi tartışmalar bu süreçte daha da alevlendi. 

Bu arada 10 Ocak geçtiği halde atama yapılmaması siyasi kulislerde ‘Fidan’ın siyasi tartışmaların odağında yer alarak yıprandığı, Erdoğan’ın reform vaatlerinde bulunduğu bir sırada bu atamayla tepki çekeceğini gözeterek listedeki diğer iki isimden birisini atayabileceği’ iddiaları dile getirilmeye başlandı. Ancak Erdoğan, bir kez daha yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı, yargının siyasallaşması vb. konularında bir kaygısının olmadığını göstererek 23 Ocak’ta İrfan Fidan’ın atama kararını yürürlüğe koydu.

17-25 Aralık 2013’teki soruşturmalarda dosyadan el çektirilen savcıların yerine atanan ve Rıza Sarraf da dahil tüm zanlılar için takipsizlik kararı vererek dosyaları kapatan Fidan, bugüne kadar Barış Akademisyenleri, Gezi Olayları, MİT Tırları, Selam Tevhid, FETÖ’nün Medya Yapılanması vb. halen bir kısmı devam eden, pek çoğu iç ve dış kamuoyunda yakından izlenen çok sayıda kritik davanın soruşturmasını yürüttü. İddianamelerini yazdı. 

15 Temmuz 2016’daki darbe teşebbüsünden sonra ise en kapsamlı FETÖ soruşturmalarını yürüten, davaları açan savcı oldu. 15 Temmuz gecesi darbede yer alan askeri personel, emniyet mensupları ve diğer FETÖ’cülere karşı ilk soruşturma, yakalama kararlarını veren Cumhuriyet Savcısı da İrfan Fidan idi. 

Yasa uyarınca savcısı olduğu ya da iddianamesini hazırladığı davalarla ilgili olarak AYM’ye dosya gelmesi durumunda, Fidan bu davaların görüşüleceği oturumlarda mahkeme heyetinde yer alamayacak.  

Bu arada İrfan Fidan’ın AYM üyeliğiyle birlikte en yüksek yargı organındaki dengeler de yeniden gündeme geldi.

2012 yılında Abdullah Gül tarafından AYM üyeliğine atanan Zühtü Arslan 2019’da yapılan seçimde tekrar AYM Başkanı seçildi. Başkanlıktaki görev süresi 2023’te, AYM üyeliği ise 2029’da doluyor. Dolayısıyla kararlarda oyların eşitliği durumunda başkanın oyunun belirleyici olduğu dikkate alındığında Arslan’ın 2023’e kadar başkanlığı sürdürmesi bir nevi denge unsuru olarak görülebilir. Ancak siyaset ve yargı kulislerinde Erdoğan’ın İrfan Fidan’ın AYM Başkanı olmasını istediği, bu nedenle de Zühtü Arslan’ın başkanlıktaki süresi dolmadan istifaya zorlanmasının sürpriz olmayacağı öne sürülüyor.

AYM’deki mevcut duruma bakıldığında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün üyeliğe atadığı ve halen görevde olan isimler; Başkan Zühtü Arslan, Başkanvekili Hasan Tahsin Gürcan, üyeler Engin Yıldırım, Hicabı Dursun, Mümtaz Akıncı, Muammer Topal ve Muhammed Emin Kuz. Abdullah Gül tarafından üyeliğe atanan Alparslan Altan ve Erdal Tercan 15 Temmuz 2016’daki darbe teşebbüsünden sonra, FETÖ üyeliğinden tutuklandı. Bu iki üyenin yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Recai Akyel ve Yusuf Hakyemez AYM üyesi olarak atandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2014’ten bu yana AYM üyeliğine atadığı isimler ise Rıdvan Güleç, Recai Akyel, Yusuf Hakyemez, Yıldız Seferinoğlu, Selahattin Menteş, Basri Bağcı ve son olarak İrfan Fidan. Böylece AYM’de 8’e 7 Gül-Erdoğan dengesi söz konusu. Ancak bu dengede de her an taraf değiştirme ihtimali az değil. 

Nitekim Gezi Olaylarını organize ve finanse etmek, hükümete darbe teşebbüsü, askeri-siyasi casusluk vb. iddialarla hakkında açılan farklı davalardan yaklaşık dört yıldan bu yana tutuklu olan Osman Kavala’nın 29 Aralık’taki AYM oturumunda ele alınan dosyasında bu ihtimal somut olarak görüldü. 

Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin bireysel başvuruda bulunan Kavala dosyasını Fidan göreve başlamadan önce 29 Aralık’ta görüşen AYM Genel Kurulu 7’ye karşı 8 oyla ‘hak ihlali olmadığına’ karar verdi. Bir oy fark, Gül tarafından atanan ve 10 Ocak’ta görev süresi dolan Burhan Üstün’ün izinde olmasına rağmen, iznini kesip AYM Genel Kurulu’na katılarak aleyhte oy vermesiyle ortaya çıktı. Oysa Üstün oturuma katılmasaydı 7-7 olacak oylamada, lehte karar veren Başkan Arslan’ın oyu iki sayılacak ve Kavala lehine karar çıkacaktı.

Dolayısıyla önümüzdeki süreçte de AYM önüne gelecek kritik dava dosyalarında Gül’ün atadığı üyelerden iktidar lehine oy ve saf değiştirmeler sürpriz sayılmamalı. Kaldı ki bundan böyle iktidarın en ‘mutemet’ adamlarından birisi olarak İrfan Fidan’ın AYM üyesi olarak bu tür kritik davalarda devreye gireceği, üyeleri etkilemeye çalışacağı yönünde dile getirilen iddialar da yadsınmamalı. 

Siyaset ve yargı kulislerinde yaygın şekilde ifade edilen bir başka görüş ise İrfan Fidan’ın yargı mensubu olmasına karşılık mesleki nitelikleri ve liyakati yerine, siyasi duruşunun ve iktidara yakınlığının öne çıkartılarak tartışılması.

Siyasi tartışmaların merkezine oturan bir ismin en yüksek yargı organına atanmasının AYM’nin saygınlığını gölgeleyeceği, kararlarının hukuki değil siyasi olarak görülmesini beraberinde getireceği, AYM’nin bağımsızlık ve tarafsızlığının daha fazla sorgulanmasına neden olacağı ifade ediliyor. Erdoğan’ın Fidan kararıyla ‘AYM’ye kayyum atadığı’ iddia ediliyor. 

İdare hukukçusu Prof. Metin Günday da bu konuya dikkat çekiyor. Günday; “İrfan Fidan ve Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman’ın Kasım ayında HSK tarafından Yargıtay üyeliğine atanmaları ‘iktidar bugüne kadar siyasi kararlarıyla öne çıkan sivri isimleri aktif görevden uzaklaştırıyor’ diye değerlendirilmişti. O zaman da bunun yüksek yargı üzerinde bir plan ve hedef doğrultusunda yapılan işlemler olduğunu söyledim.

Olanlar beni doğruladı.  AYM’de son dönemde zaten pek çok kritik dosya ile ilgili kararlar kıl payı çıkıyordu. Hem reform diye vaatte bulunup hem de bir bağımsız yüksek yargı kurumuna üye seçilirken bunların yaşanması, konuşulması, yargı bağımsızlığı, yargının saygınlığı, hukuk devleti adına kabul edilemez olaylar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılımıyla düzenlenecek yemin töreniyle AYM’deki görevine başlayacak olan İrfan Fidan’ın bundan böyle katılacağı oturumlardaki dava dosyalarında kullanacağı her oy siyasetin ve muhalefetin merceği altında olacak. 1969 doğumlu olduğu kaydedilen Fidan, 52 yaşında atandığı AYM’de yaş haddinden emekli olacağı 2034 yılına kadar görev yapacak.


@Ahval Türkçe
 

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.