Medya iyice kısırlaştı: Okurlarla paylaşmaya değer -iyi/kötü değil- ilginç yazı bulmakta zorlanıyorum

Hayli zamandır Ocak Medya haber sitemizde kendi elimle derlediğim ‘Seçilmiş Yazılar’ bölümü öksüz bir görüntüye sahip. Her gün çeşitli gazeteler ve haber sitelerinden seçtiğim 10 yazıya yer verilen ‘Seçilmiş Yazılar’ bölümünde, gün geliyor tek bir yazı olmuyor. Bazı günler üç-beş yazıyla idare etmek zorunda kalıyor okurlar.

‘Seçilmiş Yazılar’ bölümünün halis okurları haklı olarak “Neden?” sorusunu yöneltiyorlar. 

Kimi benim tembelliğime veriyor, kimi işlerimin yoğunluğundan gazetelerde ve sitelerde çıkan yazıları okuyamama…

Oysa sebep ne benim tembelliğim, ne de yoğunluğum… Ben yine her gün daha önce de yaptığım gibi gazetelerin köşelerine sabahın erken saatlerinden itibaren göz atmaya başlıyorum; gün boyu da köşelere ilgim devam ediyor. Haber sitelerinde çıkan yazıları da tek tek okuyorum.

E, öyleyse?

Üzülerek söyleyeceğim: Paylaşmaya değer yazı bulmakta zorlanıyorum.

Bir-iki ay önce de bazı günler mutlaka okunmasını arzu ettiğim yazı bulamadığım oluyordu; ancak şu yakınlarda işim iyice kesatlaştı.

[Unutmadan pek çok okurun zaten bildiği bir konuyu biraz açayım: ‘Seçilmiş Yazılar’ için ille karşıma sevdiğim/beğendiğim bir yazı çıkması gerekmiyor; beğenmediğim/hoşlanmadığım ama bilinmesinde veya okunmasında yarar gördüğüm yazıları da o bölümde değerlendirdiğim çok oldu. Hatta bazı günler daha çok "Bakın, böyle yazanlar da var” notu düşülmesi gerekebilecek yazıları özellikle seçtim.

Son zamanlarda ilginç pek az yazı çıkıyor gazetelerde. Her gün her gün o bölümü 10 yazıyla dolduracak olsam, bir süre sonra, okurlardan bu defa “Bula bula bu yazıları mı buluyorsun” teessüfüne muhatap kalacağıma eminim.

Ya gazetelerde yazanlar artık yazmaktan bıkmış durumdalar ve öylesine bir şeyler karalıyorlar; ya da yazılar bana sanki her gün birbirinin tekrarıymış gibi geliyor.

Medyayı yakından takip edenlerin benimle aynı kanaate varacaklarına eminim.

Nitekim, medya eleştirisi yapan yazarların da benden farklı düşünmedikleri yazılarından belli oluyor. (O yazıları özellikle seçiyorum.)

Örnek mi istiyorsunuz?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Birleşmiş Milletler Zirvesi için ABD’ye gitti. Kendisiyle birlikte kalabalık bir gazeteci grubu da New York’taydı. Çoğu gazetelerde köşesi olan yazarlardı geziyi izleyenler. Erdoğan’ın düzenlediği basın toplantılarında hazır bulundular. Giderken ve dönüş yolunda uçaktaki konuşmalarına tanıklık ettiler.

Peki bu kadar kişi oradan neler yazdı?

Katılanların toplu fotoğraflarını bulup bu yazının başına koyacağım; hepsini tanıyorsunuz. Neler yazdıklarına kolayca ulaşabilirsiniz.

Reklam

Meraklılarınız her yıl bu zamanlarda yapılan BM Zirvesi’ne cumhurbaşkanları veya başbakanlar yanında katılan gazeteci gruplarının son 20 küsur yıllık hasılatına bakabilir. 1990’lı yıllardan başlayarak 5-6 yıl öncesine kadarki zirveler sırasında New York’ta tanık olunanlar, ziyaretlerin perde arkasında yaşananlar, Türkiye’nin tezleri, o tezler istikametinde temaslar… Yalnızca bizim heyetten değil, görüşülen ülkelerin heyetlerinden de alınan bilgilerle kotarılan yazı ve haberlere ulaşabileceksiniz…

Bu ziyaret etrafında yazılanlar sadece bir örnek. Yetkililerden alınan bilgilerin aktarılmasından ibaret haberler ve o haberlerin sınırları içerisinde kalmayı seçen köşeler ile hemen her konu düz biçimde ele alınıyor artık gazetelerde.

Galiba merak öldü medyada.

Yabancılar ‘merak kediyi öldürdü’ derler; bizde merak öldü, kedi sağ…

Bugün yine birazdan gazetelerde sizlerin ilgi duyabileceğinizi düşündüğüm yazı avına çıkacağım; bakalım kaçını paylaşabileceğim.

Bu yazı Fehmi Koru'nun kişisel sayfasından alınmıştır