Ankara Katliamı: Emniyet saldırıdan sekiz gün önce haberdarmış

Ankara'da 102 kişinin yaşamını yitirdiği IŞİD'in düzenlediği Gar Katliamı'nın ana davası geçen yıl karara bağlandı ancak olayın perde arkası hala aydınlatılmayı bekliyor.

Gar Katliamı’na ilişkin ortaya çıkan yeni bir belge Emniyet’in planlanan saldırıyı sekiz gün önceden bildiğini ortaya koydu.

Katliamla ilgili firari sanıklar yönünden devam eden dava duruşmasında, ana davanın karara bağlanmasından bir buçuk yıl sonra mahkeme kalemine bırakılan dokuz klasör gündem oldu.

Cumhuriyet gazetesinin ulaştığı belgelere göre, Nizip Emniyet Müdürlüğü’nü 30 Eylül 2015 tarihinde saat 17.45’te arayan bir kişi, “Fıstık hali karşısında Özdemir Tarım İlaç Bayisiyim. Terör olayları ile ilgili olarak Nizip’te bir istihbarat var mı? Az önce şüpheli bir şahıs benden gübre istedi. ‘33 Nitrat gübreyi zimmetle satmak zorundayız’ dedim. Bunu söyleyince iki kişi, almadan ayrıldılar” dedi.

İhbarı değerlendiren Nizip Başsavcılığı’nın talimatı üzerine Nizip Emniyeti TEM Amirliği ekipleri, 30 Eylül 2015’te gübre bayisine giderek kamera kayıtlarından IŞİD şüphelisini tespit etti. İşyeri sahibi ile de konuşan polisler, buna ilişkin tutanak tuttu.

Tutanağa göre, 30 Eylül akşam saatlerinde işyerine 27 Z plakalı beyaz renkli bir araç ile gelen bir erkek şahıs, 33 Nitrat ibareli gübreden iki ton alacağını söyledi. Araç kiralamaya giden şahıs, kısa bir süre sonra beyaz renkli Ford Transit marka kamyonet ile geri geldi ve 2 bin TL tutan gübrenin parasını işyeri sahibine teslim etti. İşyeri sahibi, bu satışı kayda girmek için şüphelinin kimliğini istediğinde şahıs üzerinde kimliğinin olmadığını ifade ederek işyerinden ayrıldı. Gelenlerin çiftçiye benzemediğini gören işyeri sahibi de durumdan şüphelenerek polise ihbarda bulundu.

Nizip Emniyet Müdürlüğü, gübre bayisinin kamera kayıtlarından yaptığı incelemede gelen şahıslardan birinin Yakup Şahin olduğunu tespit etti. Aracın Şahin’in kız kardeşine ait olduğunu belirledi. İhbarı yapan M.Ç. adlı kişinin de ifadesi 2 Ekim 2015’te Nizip Tem Amirliği’nde alındı.

Nizip Emniyet Müdürlüğü, bu durumu 2 Eylül 2015’te Gaziantep Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Büro Amirliği’ne yazı ile bildirdi. Yazıda, gerekli araştırmaların yapılması istendi.

Gaziantep’te örgütlenen Yunus Durmaz liderliğindeki IŞİD hücresi, patlayıcı maddeleri başka bir yerden temin ettikten sonra Nizip’teki bir depoda sakladı. İki canlı bombayı Ankara’ya getiren aracın eskortluğunu da Emniyet’in kimliğini bildiği Yakup Şahin yapmıştı.

100 kişiyi öldüren canlı bombalara Ankara’ya kadar eskortluk yapan Yakup Şahin, Gaziantep’teki bir gübre bayiinden iki ton 33 Nitrat almaya çalıştı. Kimliği istenince vazgeçti. Şüphelenen gübre satıcısı Emniyet’e bildirdi. Kamera kayıtlarından şüpheli tespit edildi, ama işlem yapılmadı. Belgeler mahkemeden kaçırılan ve 1.5 yıl sonra savcılığa bırakılan dosyalardan çıktı.

Gar katliamı davasında örgüt yöneticiliğinden 18 yıl hapis cezasına çarptırılan sanık Erman Ekici hakkında “insanlığa karşı suç ve 100 kişiyi öldürmek” suçlarından açılan davanın ilk duruşması da dün Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Suçlamaları kabul etmeyen ve kurban seçildiğini öne süren Ekici, “Ebu Talha kod adlı kişi ben değilim” iddiasında bulunurken, Suriye’de silahlı faaliyet yürüttüğü suçlamaları da kabul etmedi. Daha sonra müşteki avukatlarından Murat Kemal Gündüz, savcılığın 9 klasörlük delil dosyasını saklamasına tepki gösterdi.

Klasörlerden çıkan belgelerden 10 Ekim katliamından 11 gün önce IŞİD üyelerinin saldırı hazırlığının tespit edildiğini vurgulayan Gündüz, “Buna karşın Gaziantep Emniyeti, üzerine düşen görevi yapmadı ve katliamı önlemedi. Katliama giden yolun önü kesilmemiştir. Kamu görevlileri, bu katliamın yaşanmasında birinci derecede sorumludur” dedi. Gündüz, belgeleri saklayan savcı hakkında da HSK’ye suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

Mezopotamya Ajansı'nın haberine göre, ise dava dosyasında yer alan X,Y,Z kodlu şahıslar hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü istihbarat ve terörle mücadele daire başkanlıklarınca gönderilen araştırma tutanaklarında “X17” olarak kodlanan kişinin Burak Ormanoğlu olabileceği belirtildi.

Dosyaya eklenen belgelere ilişkin beyanda bulunan Avukat Kemal Gündüz, Gar katliamına ilişkin mahkeme kalemine bırakılan dokuz klasörlük dosya üzerinde durdu.

Dokuz klasörün davada çılan karardan 1,5 yıl sonra ortaya çıktığını söyleyen Gündüz, “Dosyada kısıtlılık kararı olduğundan bu dokuz klasörden haberimiz yoktu. Türkiye’nin en büyük davası karara bağlandıktan bir buçuk yıl sonra bu dokuz klasör ortaya çıktı. Dosyaların birer suretini aldık, inceledik ancak çok vahim şeyler ortaya çıktı. Suç işlendiğinin tespitidir. Bu saatten sonra bununla ilgili bir şey yapılmalıdır” dedi.

Bu klasörlerden birinde dava sanıklarından Yakup Şahin hakkında Nizip Cumhuriyet Savcılığı’nın bir soruşturma yaptığı bilgisinin yer aldığını paylaşan Gündüz, şu bilgileri verdi:

“Katliamdan 10 gün önce Nizip’teki Özdemir Tarım Gübre Fabrikası sahibi ihbar yapmış, ‘İki tip benden gübre almaya geldi ama şüphelendim, vermedim demiş. Bindikleri arabanın ‘27 Z’ plakalı olduğunu söylemiş. 1 Ekim 2015 tarihinde satıcının ifadesi alınmış, güvenlik kayıtları alınmış, araba tespit edilmiş.

27 plakalı aracın Yakup Şahin’in ablası Hülya Demir adına kayıtlı olduğu tespiti yapılmış ve Nizip Cumhuriyet Savcılığı civardaki tüm gübre satan yerlerin listesini de çıkarmış. Nizip Savcılığı, Yakup Şahin’in plakasını, fotoğrafını almış. Örgüt bağlantıları araştırılsın diye Antep Terörle Mücadele Şubesi’ne ve İstihbarat Daire Başkanlığı’na 2 Ekim 2015 tarihinde yazı yazmış.

Ancak bir şey yapılmadığı için Yakup Şahin bu sefer Birecik’ten gidip, gübre alıyor ve Antep’e getiriliyor. Katliam olduktan sonra 15 Ekim’de Yakup Şahin ifade vereceğini söylemiş. Nizip’e gidilmiş, 13.45’te uçak kalkmış 3.10’u gece depo bulunmuş. Nizip Emniyet’i eliyle koymuş gibi bulmuş. 16 Ekim’de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Nizip Savcılığı aracılığıyla el koymuşlar. Yakup Şahin’i tespit etiklerini bildirmişler.”

Ortaya çıkan yeni bilgilerin gösterdiği gibi kamu görevlilerin sorumluluğunun dava başladığından bu yana görmezden gelindiğini söyleyen Av. Gündüz, “Kamusal sorumluların hiçbiri buraya sunulmadı, gizlendi, saklandı. Nizip Savcılığı, Antep Emniyeti, TEM, İstihbarat Daire Başkanı’na yazı gönderilmiş. Antep Emniyeti görevini yapsaydı, İstihbarat görevini yapsaydı bu katliam önlenebilirdi. Kamusal ihmal çok açık” dedi.

Antep’teki kamu kurumlarının görevlerini kötüye kullandığını söyleyen Av. Gündüz, ortaya çıkan dokuz klasörün Ankara Gar katliamı soruşturmasını yürüten üç savcıdan hangisinin dolabından çıktığının tespit edilmesi ve hakkında işlem yapılmasını talep etti.

Av. Gündüz, mahkemeden yine Nizip Savcılığı’nın 2 Ekim 2015 tarihli yazısı ile Antep Emniyeti, Antep İstihbarat Daire Başkanlığı ve Antep TEM’de hangi işlemlerin yapıldığının tespit edilmesini için söz konusu kurumlara yazı yazılmasını talep etti.