Zülfikar Doğan: ‘Hukuk ve demokrasi reformu sadece sermaye için mi?’

Katar ile imzalanan anlaşmaların Türkiye siyasetinde sert tartışmalar yol açtığını belirten Zülfikar Doğan, ülke gündemini yorumladı.

27 Kasım’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Katar Emiri Şeyh Temim el Sani başkanlığındaki heyetler arasında imzalanan 10 anlaşmayla borsa İstanbul’un yüzde 10 hissesi yanında İstanbul’daki bazı değerli gayrimenkuller ve projelerin, Antalya Limanı işletmesinin de Katar şirketleri ve yatırım fonlarına devredildiğini kaydeden Doğan, muhalefetin ‘başka ülke yok mu, nedir bu Katar aşkı’ sorusunu gündeme getirdiğini söyledi.

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın katıldığı bir televizyon programında Tank-Palet Fabrikası’nın Katar’a satışına tepki gösterirken kullandığı ‘Cumhuriyet tarihinde ilk kez devletin ordusu Katar’a satılmış’ sözlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ve RTÜK’ün soruşturma başlattığını ifade eden Doğan ‘CHP’li Başarır ifadelerinin yanlış değerlendirildiğini savunuyor. Ancak büyük bir sosyal medya kampanyası başlatıldı ve savcılık, RTÜK harekete geçti. MSB de yazılı açıklamayla tepki göstererek hukuki yollara başvurulacağını duyurdu. Muhtemelen CHP’li başarır için en kısa sürede dokunulmazlık fezlekesi düzenlenecek’ dedi.

Bu hafta kritik ekonomik verilerden enflasyonun açıklanacağını dile getiren Doğan, TÜİK’in verilerinin güvenilirliğiyle ilgili tartışmaların sürdüğünü o yüzden de MB’nin faiz artışının gereken etkiyi yaratamadığını vurguladı. Dolayısıyla 24 Aralık’taki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına kadar enflasyon ve faiz tartışmalarının süreceğini bunun öncesinde de 10-11 Aralık’taki AB liderler zirvesinden çıkacak kararların bekleneceğini kaydetti.

İktidarın demokrasi-hukuk-yargı reformu açıklamalarının yarattığı ilk beklentilerin de düşmeye başladığına dikkat çeken Doğan; “Tabi reform tartışmaları sonrasında yaşanan tartışmalar, Bülent Arınç’ın istifası, İhsan Arslan’ın ihraç talebiyle disipline sevk edilmesi reform vaatlerinin samimiyetini, inandırıcılığını tartışılır hale getirdi. Bir de Adalet Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanının reform hazırlıkları konusunda önce TÜSİAD’ı, ardından TOBB’u ziyaret etmesi bu hafta da MÜSİAD’ın ziyaret edileceğinin açıklanması sanki demokrasi ve hukuk devleti, yargı reformu sadece sermaye kesimi için, sermayedarları rahatlatmak için yapılacakmış algısını oluşturdu. Yani bir tarafta işçi sendikaları, memur sendikaları, ziraat odaları birliği, esnaf ve sanatkarlar konfederasyonu, tabipler birliği, mühendis-mimar odaları, barolar gibi sivil toplum ve meslek örgütlerinin, kadın ve gençlik örgütlenmelerinin adının geçmemesi oldukça sınırlı kesimleri kapsayacak göstermelik bazı adımlar atılacağı kanısını güçlendirdi. Oysa demokrasi, özgürlük, yargı güvencesi, hukuk devleti tüm kesimlerin, Türkiye’nin acil ihtiyacı” değerlendirmelerini yaptı.

Zülfikar Doğan’ın güncel gelişmeler ve gündeme yönelik yorumlarını buradan dinleyebilirsiniz.