Zülfikar Doğan: SP’nin Kudüs Mitingi, Millet İttifakı’nın genişleme-güçlenme mesajı

Her alanda artan sorunlarla oldukça yoğun Türkiye gündemini Ankara Rüzgârı’nda ele alan Zülfikar Doğan, İdlib’te yaşanan gerginlik sonrasında Rusya ile Türkiye’nin karşı karşıya geldiği süreçte tarafların tansiyonu düşürmeye çalıştığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 3 Şubat’ta yaşanan Suriye saldırında 8 askerin şehit edilmesi üzerine ilk olarak Rusya’ya çok sert tepki gösterdiğini anımsatan Doğan, daha sonra yürütülen telefon diplomasisi ile Erdoğan’ın söyleminin yumuşadığına dikkat çekiyor;

“Rusya’ya ‘ya Esad ya Türkiye’ resti çeken Cumhurbaşkanı, sonraki günlerde sertlik dozunu düşürdü. Rusya ile ilişkilerin feda edilemeyeceğini söylemeye başladı ve doğal gaz alımından, nükleer santrala, S-400’lerden 25 milyar dolarlık ikili ticarete ve Rusya’dan gelen yaklaşık 6milyon turiste kadar bir dizi gerekçe sıraladı. Muhtemelen gerginliği tırmanması halinde 2015’teki savaş uçağı krizinden sonra devreye giren Rusya yaptırımları ve ambargolarla ilgili bazı hatırlatmalar yapıldı kendisine. O dönemde Türkiye 7 ayda öyle ağır kayıplarla karşı karşıya kaldı ki Erdoğan, Putin’e özür mektubu yazmak zorunda kaldı. Aradan geçen sürede Türkiye’nin Rusya’ya ekonomik, askeri, enerji bağımlılığı daha da arttı. Suriye’de, Libya’da sahada olma konusunda Rusya’nın desteği vazgeçilmez hale geldi. O yüzden de artık hedefin Esad ve Şam olduğu söylenmeye başlandı. Ama Rusya buna ne kadar izin verir orası tartışmalı. Rusya’nın Ankara’ya gönderdiği heyetle yapılan görüşmelerin olumlu geçtiği belirtiliyor. Önümüzdeki haftalarda da heyetler görüşmeye devam edecek. Bu arada Suriye ordusu da anlaşılan Rusya destekli ilerleyişine devam edecek. Sürecin TSK ile Suriye ordusunun bir sıcak çatışmasına varacağını sanmıyorum. İdlib’teki cihatçılar eninde sonunda tasfiye olacak.”

Zülfikar Doğan hemen hemen tüm kamuoyu araştırmalarının Erdoğan ve AKP’deki erimenin hızlandığını gösterdiğini, Yargıtay kayıtlarının da AKP’nin 1,5 ayda 15 binden fazla üye kaybettiğini ortaya koyduğunu vurguladı. Saadet Partisi’nin düzenlediği Kudüs Mitingi’ne CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Büyükşehir belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte katıldığını, yeni parti kuran Ahmet Davutoğlu’nun yanı sıra HÜDAPAR,  İYİ Parti yöneticilerinin de mitingde yan yana yer aldığını ifade eden Doğan “Bu tablo Millet İttifakı’nın genişleyeceğinin ilk işareti olabilir. Filistinlilere özgürlük ve haklarının korunması için bir araya gelebilen liderler, Türkiye’de demokrasi, hukuk devleti, temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi, tek adam yönetiminden ve hükümet sisteminden parlamenter sisteme dönüş için de birlikteliği umarım başarabilirler. Tabii CHP liderinin il kongrelerine tek adayla gidilmesi talimatının demokratikliği tartışılsa da mevcut siyasi ve toplumsal koşullarda bunlar ihmal edilebilir görüntüler” dedi.

AKP’nin Meclise getirdiği Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin yetkilerini genişleten yasa teklifinin bu hafta genel kurulda görüşüleceğini kaydeden Doğan, görüşmelerin sert tartışmalara sahne olmasının beklendiğini söylüyor. AKP Grubu’nca hazırlanan Bankalar Yasası değişikliği ise iktidarın özel bankalara ve bankacılara baskıyı artıracak yeni bir hamlesi olarak yorumlanıyor.