Arkadaşlarınız sağlığınıza zararlı mı?

Yeni yıla girerken hemen hemen herkesin aldığı yeni kararlar vardır. Bunların en başında gelen de sağlıkla ilgili olanlardır. Abur cuburları hayatımızdan çıkarmak, sağlıklı besinler tüketmek, hayatımıza daha fazla hareket katmak ve de bir spor kulübüne yazılmak sıklıkla verilen kararlar arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Bu kararları uygularken sizi en çok etkileyen, motive eden de en yakınımızdakiler oluyorlar. 

BBC Türkçe’nin haberine göre Warwick Üniversitesi'nden Prof. Oyinlola Oyebode'ye göre sağlığımızı ilgilendiren çoğu karar bilinçli olarak alınmıyor. Arkadaşlardan, iş arkadaşlarından ve aile üyelerinden kopyalanan çok sayıda davranış var.

Sigara içmek ya da çok yemek yemek de başkalarından görülerek hayata geçirilen davranışlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu da bulaşıcı olmayan kalp hastalığı, inme ya da kanser gibi birçok hastalığın bir enfeksiyon gibi insandan insana geçtiğini gösteriyor.

Sürekli iletişimde olduğumuz insanlar ise sosyal ağımızı oluşturuyor. Sosyal ağların insan davranışları üzerinde ne kadar etkili olduğu da araştırmalarla ortaya konuldu.

Onlardan biri de 1940’lı yılların sonunda ABD'deki Massachusetts eyaletindeki Framingham şehrinde başlayan ve üç nesil boyunca insanların davranışlarını ele alan araştırma.

Buna göre sosyal ağlarında obez olan birinin obez olma ihtimalinin çok daha yüksek olduğu sonucuna varıldı.

Araştırma sonuçlarına göre bir arkadaşı obez olan kişinin obez olma ihtimali yüzde 57, kardeşi obezse yüzde 40 ya da eşi obezse yüzde 37 oranında artıyor.

İki kişi de aynı cinsiyettense ve birinin diğerine karşı güçlü hisleri varsa bu etki daha güçlü bir şekilde görülüyor.

Dengesiz olan arkadaşlıklarda, ilişkiye daha çok önem veren taraf arkadaşının kilo alması durumunda bu durumdan etkileniyor ancak bunun tersi görülmüyor.

Boşanma, sigara ve alkol tüketimi de arkadaşlar ve aile üyeleri arasında yayılan bir durum.

Bulaşıcı olmayan hastalıkların, sigara tüketimi, yeme alışkanlığı, fiziksel aktivite ve alkol tüketimi ile ilişkili olması dolayısıyla önem taşıyor.

Habere göre sosyal ağlar davranışlarımızı ve modumuzu da etkiliyor:

“Gençlerde sigara tüketimi ise popülerlik ile ilişkili. Popüler gençler sigara içince sigara tüketiminin oranı artıyor ve sigarayı bırakma oranı düşüyor.

Ayrıca moral bozukluğu yaşayan arkadaşı olanların aynı davranış türünü geliştirmesi de yüksek bir olasılık.

Bu semptomlar, bulaşıcı olmadığı tespit edilen klinik depresyonda görülmese de moral bozukluğunun gençlerin hayat kalitesini etkilediği ve daha sonra depresyon geliştirme riskini artırdığı biliniyor.

Duyguların bulaşıcı olduğu, Facebook'ta 700 bin kullanıcı üzerinde gizlice gerçekleştirilen deneyde de ortaya kondu.

Kullanıcıların yarısına haber akışında sadece olumlu diğer yarısına ise olumsuz haberler gösterildi.

Olumlu haberlere denk gelenlerin daha çok olumlu haber paylaştığı, aynısının olumsuz haberler için de görüldüğü fark edildi.

Bu duyguların dijitalde yer alan sosyal ağlar üzerinden yayıldığını ortaya koysa da kimileri benzer bir duygu dünyasına sahip insanlarla arkadaşlık yaptığımızı belirtiyor.

Arkadaşlarımızın ve ailemizin davranışlarını kopyalama durumu, olumlu davranışların devreye sokulmasında da görülebilir.

Topluca sigarayı ya da alkolü bırakmayı teşvik eden tarihler buna örnek olarak verilebilir.

Ancak bu tarz sağlıkla ilgili verilen mesajların bu alanda bilinçli olan, sağlığına önem veren ve bunu sağlamak için gerekli maddi ve manevi desteği bulabilen insanlarda etkili olduğu biliniyor.

Diğer yandan yine de herkes aile üyelerinden ve arkadaşlarından etkilendiği için sosyal kelebek olarak bilinen popüler insanların sağlık alışkanlıklarında değişiklik sağlanması etkili olabilir.”


Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar