Tiny Url
http://tinyurl.com/yb35dk76
Ekrem Onaran
Ara 26 2018

Asgari ücret zammı, işçinin refahını ne kadar artıracak?

Yeni yılda net asgari ücret 2 bin 20 TL olarak uygulanacak. 2018’de bin 603 lira olduğu dikkate alındığında 417 TL artış söz konusu. Yüzde 26’lık bu zam, çalışanların alım gücünü kısa vadede artıracak. Asgari ücret çalışma hayatında temel parametre olduğu için, diğer çalışanlar için emsal teşkil edecek, daha yüksek zam talebine yol açacak.

Yeni asgari ücretin doğrudan etkisi, asgari ücretle maaş alan yaklaşık 7 milyon işçi ile de sınırlı değil. Memurlardan işsizlere kadar çok geniş bir kitleyi yakından ilgilendiriyor. Nitekim yeni asgari ücretle birlikte Asgari Geçim İndirimi (AGİ) zamlandı. 2018’de bekar bir çalışan için 152 lira olan AGİ, yeni yılda 191 TL olacak. 39 TL artış söz konusu. AGİ, eşi çalışmayan üç çocuklu biri içinse 258 TL’den 326 liraya çıkacak. 68 liralık bir gelir artışı meydana gelecek. Dolayısıyla yeni asgari ücret, 3.5 milyon memur ile 14.5 milyon işçinin gelirlerini, eşin çalışma durumuna ve çocuk sayısına bağlı olarak değişen miktarlarda artıracak.

Hastalık, doğum veya iş kazası gibi nedenlerle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenen rapor paraları brüt asgari ücrete endeksli. Dolayısıyla yeni yılda, asgari ücrete bağlı olarak işçilerin rapor paraları zamlanacak. Yine asgari ücretteki artışa paralel olarak işsizlik maaşının alt limiti 805 TL'den bin 15 TL’ye, üst limiti de bin 611 TL'den 2 bin 30 TL’ye çıkacak.

Asgari ücretteki artış, devletin gelirini de artıracak. Çünkü SGK’ye ödenen prim matrahı, asgari ücret ile bunun yedi buçuk katı arasında değişiyor. Yeni asgari ücretle birlikte prim matrahının taban ve tavan rakamları değişti. Örneğin işveren 2018 yılında bir işçi için 659 TL SGK ve işsizlik primi öderken 2019 yılında bu rakam 830 TL olacak.

Aynı zamanda Bağ-Kur ve isteğe bağlı sigorta primlerinde de artış meydana gelecek. Yine işçilerin askerlik ve doğum borçlanmaları da brüt asgari ücrete göre belirlendiği için, devletin bu kalemlerdeki tahsilatı da artacak. Ayrıca SGK tarafından işverenlere uygulanan idari para cezaları zamlı tahsil edilecek.

Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var.

İşçinin eline asgari ücret olarak 2 bin 20 lira geçerken işverenin kasasından çıkacak rakam 3006 TL. Zira işveren, asgari ücretin üzerinden SGK primi, işsizlik primi, gelir vergisi ve damga vergisi ödüyor.

Dolayısıyla işveren, işçiye ödediğinin yarısı kadarını da devlete verecek. Bir diğer ifade ile yeni yılda net asgari ücret 417 lira artarken işverenin ödeyeceği rakam 622 lira zamlandı. Bu rakamın her işçi için ödeneceği dikkate alındığında istihdam maliyetlerinde büyük bir artış ortaya çıkıyor.

Ekonomik krizle birlikte pek çok işletme işçi çıkarırken istihdam maliyetlerindeki bu artış nasıl karşılanacak?

2018 yılında asgari ücretin 100 lirası, dokuz ay boyunca teşvik olarak devlet tarafından ödenmişti. Bu destek eylül ayı itibariyle son buldu. Asgari ücret desteği 2019 yılında tekrar başlayacak ve 12 ay boyunca devam edecek. Bu destek tutarının yine 100 TL olarak devam etmesi veya 150 TL’le yükseltilmesi seçenekler arasında. İşverenler, peşe peşe açıklamalarla asgari ücret desteğinin yeniden başlayacak olmasından duydukları memnuniyeti ifade ederken rakamın artırılmasını da talep ettiler.

Asgari ücret desteğinin sorunlu yönü, İşsizlik Fonu’ndan karşılanıyor olması. Bu nedenle 2108 yılında Fon harcamaları rekor kırdı. İşverenlere aktarılan kaynak 9.5 Milyar TL’yi aştı. Dolayısıyla yeni yılda da İşsizlik Fonu, patronları fonlamaya devam edecek.

Ancak asgari ücretteki artışın istihdam maliyetlerine etkisi, İşsizlik Fonu katkısıyla giderilebilecek düzeyde değil. Bu nedenle patronların işçi çıkarması kaçınılmaz görünüyor.

Nitekim hükümet, bu gidişi gördüğü için asgari ücretin açıklandığı gün önemli bir istihdam teşvikini devreye soktu. Buna göre 2019 ve 2020 yıllarında ilk defa işe girecek olanların sigorta primini devlet üstlenecek. Tabi ki kaynak yine İşsizlik Fonu.

Ekonomik kriz nedeniyle işçi çıkarmaların yoğun olduğu dikkate alındığında, asgari ücretteki artış bu ivmeyi hızlandıracak. 2019’da işsizliğin rekor düzeylere ulaşması sürpriz olmayacak.

İşvenrelerin istihdam maliyetlerindeki artışı karşılayabilmek için ürettiği ya da sattığı ürünlere zam yapması kaçınılmaz görünüyor. Yeni asgari ücret, hem istihdam maliyetlerine etkisi hem de talebi canlandıracak olması nedeniyle enflasyonu tırmandıracak.

Sonuç olarak; yeni asgari ücret, çalışan kesimin alım gücünü kısa vadede artırırken ikincil etkileri hiç de olumlu olmayacak. Ekonominin yavaşladığı bir ortamda, istihdam maliyetlerindeki büyük ölçekli artış, piyasalardaki durgunluğu derinleştirecek. Orta vadede işsizliği ve enflasyonu artıracak. Dolayısıyla asgari ücretin seçim yatırımı olarak zamlanması, topluma kalıcı refah getirmeyecek.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.