TÜİK neden yöntem değiştirdi, asgari ücrette fatura işçiye mi çıkacak?

Türkiye’de yaklaşık 7 milyon kişinin asgari ücretle çalıştığı tahmin ediliyor. Bu işçilerin 2020 yılında alacağı maaş, ay sonu itibariyle belli olacak. Hükümetle işçi ve işveren sendikaları arasındaki toplantıların üçüncüsü yapıldı. Nihai karar, Aralık ayının son haftasında verilecek. 

Asgari ücret çalışma hayatında temel parametre olduğu için etkisi 7 milyon işçiyle sınırlı değil. Memurlardan işsizlere kadar çok geniş bir kitleyi yakından ilgilendiriyor. Asgari ücretle birlikte Asgari Geçim İndirimi (AGİ) de zamlanacak. Dolayısıyla yeni asgari ücret, 4 milyon memur ile 14 milyon işçinin gelirlerini, AGİ’deki artışa bağlı olarak değişen miktarlarda artıracak. 

Hastalık, doğum veya iş kazası gibi nedenlerle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenen rapor paraları da brüt asgari ücrete endeksli. Bu nedenle yeni yılda, asgari ücrete bağlı olarak işçilerin rapor parası zamlanacak. İşsizlik maaşı da asgari ücrete göre artacak. 

Asgari ücrete yapılacak zam, devletin gelirini de artıracak. Çünkü Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) asgari ücrete göre prim alıyor. Aynı zamanda, Bağ-Kur, isteğe bağlı sigorta primleri, askerlik ve doğum borçlanmaları zamlanacağı için devletin bu kalemlerdeki geliri artacak. 

Bu nedenle yeni asgari ücret rakamı, işçiden memura, işsizden işverene hemen herkesi ilgilendiriyor. 

Asgari ücrette zam pazarlığı sürerken Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na dikkat çeken bir öneri sundu. TÜİK, bir çalışanın ihtiyaç duyacağı aylık ortalama harcama tutarını, hafif işler için 1940, orta işler için 2086, ağır işler içinse 2 bin 331 TL olarak belirledi. İstatistik Kurumu’nun 1 kişi için belirlediği rakamlar, asgari geçim ücretinin de alt limiti oluşturuyor.

Bu rakamlar geçtiğimiz yıl; hafif işler için bin 841, orta işler için 1978, ağır işler için 2 bin 213 TL olmuştu. Dolayısıyla TÜİK, asgari ücrete yüzde 5,4 zam önerdi. Ancak yine TÜİK tarafından son açıklanan yıllık enflasyon rakamı yüzde 10,5 oldu. TÜİK’in asgari ücret artış önerisi gerçekleşen enflasyonun yarısı kadar. İstatistik Kurumu’nun geçen yıllardaki önerileri de dikkate alındığında, bu yıl getirdiği teklifin son derece düşük kaldığı tartışmasız. 

Ayrıca daha önceki yıllarda tek bir asgari geçim limiti tespit eden TÜİK son iki yıldır yöntem değişikliğine giderek üç ayrı rakam öneriyor. 

Peki, TÜİK neden böyle bir yöntem değişikliğine gitti? 

Bilindiği gibi hükümetin belirlediği asgari ücret rakamı, TÜİK’in önerdiği asgari ücret önerisinin altında kalıyor. Örneğin 2018 yılı için TÜİK 1894 lira önerirken asgari ücret rakamı 1603 TL olmuştu. Bütün yılların verilerine baktığımızda, asgari ücretin her zaman TÜİK’in önerisinin altında kaldığını görüyoruz.  

Muhalefet ve sendikalar da eleştirilerini TÜİK’in önerdiği rakamın iktidar tarafından dikkate alınmamasına yoğunlaştırıyordu. İşte bu eleştirilerin önüne geçmek için yöntem değişikliğine gidilerek üç rakam önerilmeye başlandı. Böylece, hafif işler diye bir tanım ‘geliştirilerek’ belirlenen asgari ücretin bu rakamın üzerinde olması sağlandı. Ancak Türkiye İstatistik Kurumu’nun geliştirdiği hafif, orta ve ağır iş tanımları ile bu tanımların hangi ölçülere göre kimleri kapsadığı belirsiz ve tartışmalı. 

Diğer yandan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı, bir aylık pazarlık sürecinin aslında göstermelik olduğunu ortaya koyuyor. Zira Komisyon, beş işçi, beş işveren ve beş hükümet temsilcisinden oluşuyor. İşçi tarafını Türk İş, işveren cephesini TİSK temsil ediyor. Hükümeti temsilen de beş bürokrat katılıyor. İşçi kesiminin yüksek ücret talebine karşın işveren ve hükümet temsilcilerinin ortak kararıyla asgari ücret belirleniyor. Dolayısıyla esas belirleyici, işveren temsilcilerinin desteğini alan iktidar.  

Türk İş, geçen yılki asgari ücret görüşmelerinde dikkat çeken bir adım atarak toplantı masasına ilk kez asgari ücretli bir işçiyi de oturtmuştu. Yalova Üniversitesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışan Gülten Görmez, toplantılara katılarak asgari ücretlilerin sesi olmuştu. Hem komisyona hem de kamuoyuna asgari ücretin geçim rakamı olmadığını etkili şekilde anlatmıştı. Ancak bu yıl komisyonda asgari ücretli bir işçi yer almadı. 

Acaba Türk İş, kamuoyunda büyük destek gören bu girişiminden neden vazgeçti? 

Diğer yandan son üç yıldır işverenlere asgari ücret desteği ödeniyor. Bu destek 2019 yılında, işletme büyüklüğüne göre 100 TL ve 150 TL olarak uygulandı. Asgari ücret desteğinin 2020 yılında da devam etmesi bekleniyor. Uygulamanın amacı, asgari ücret zammının yol açtığı maliyetin tamamını işverene yüklememek. Ancak asgari ücret destek ödemelerinin İşsizlik Fonu’ndan karşılanması tartışmaları beraberinde getiriyor. İŞKUR verilerine göre 2019 yılı Ocak- Kasım döneminde işverenlere asgari ücret desteği olarak 14,3 milyar TL aktarıldı. Yani işsizler için kullanılması gereken Fon kayrakları patronlara teşvik olarak aktarılıyor.

Sonuç itibariyle TÜİK’in önerdiği rakamlar, asgari ücrette düşük zammın habercisi. Geçen yılki gibi net asgari ücrete 417 TL’lik bir zam beklenmemeli. İstatistik Kurumu’nun ağır işler için önerdiği 2331 TL kabul görse bile, hali hazırdaki net asgari ücretin 2020 lira olduğunu dikkate aldığımızda 311 liralık artış söz konusu olacak. Bugüne kadar belirlenen asgari ücretin hep TÜİK’in önerdiği rakamın altında kaldığını da hesaba katarsak önümüzdeki yılın asgari ücretini 2200 TL civarında tahmin etmek güç değil. 

İktidarın asgari ücrete sınırlı bir artış öngörmesinin bir diğer nedeni ise hızla artan işsizlik. En son açıklanan Eylül ayı verilerine göre işsizlik 13,8, işsiz sayısı ise 4 milyon 566 bin kişi oldu. Kış aylarında, mevsim etkisiyle işsizliğin daha yukarı tırmanması da kaçınılmaz görünüyor. Asgari ücrete yapılacak yüksek zammın, istihdam maliyetlerinde artışa yol açacağı için işsizliği tetiklemesinden korkuluyor. Nitekim 2019 yılı asgari ücretinin, 2018’e göre yüzde 26 artarak 2 bin 20 TL olmasının rekor kıran işsizlikte pay sahibi olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu nedenle 2020 yılı asgari ücretindeki artışın daha temkinli olacağını ve yüksek işsizliğin faturasının asgari ücretliye çıkarılacağını söylemek mümkün.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir