Oca 05 2018

Atilla kararından sonra Türkiye'yi 'zincir dava' endişesi sardı

 

ABD'de yargılandığı davada altı suçlamadan beşiyle ilgili suçlu bulunan Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla ile ilgili karar, hükümette paniğe neden oldu.

Atilla davasının bir başlangıç olabileceği ve art arda benzer suçlamalarla Türkiyeli yetkililere dava açılabileceği ihtimali Ankara'da endişeye neden olurken, bundan sonra izlenecek sürece dair bir yol haritası çıkarıldı.

Hürriyet Gazetesi'den Nuray Babacan ve Razi Canikligil'in haberine göre, Türkiye bir 'yargı mücadelesi' başlatacak ve üst mahkemeye itirazın yanısıra yasadışı delil toplama itirazı yapılacak.

Ankara'da yapılan değerlendirmelerde, kararın Türkiye'ye 'aba altından sopa göstermek' olarak yorumlandığı, hukuki değil siyasi bir dava ve karar olduğu tezi üzerinde duruldu.

Ayrıca, davanın başka davaları da tetikleme ve zincir davalara dönüştürülme ihtimali de Ankara'nın endişeleri arasında.

Bu kaygıya gerekçe olarak da, yargılama sırasında bazı Türkiyeli siyasilerinin isimlerinin gündeme gelmesi gösteriliyor. 

Jürinin verdiği kararla ilgili üç ay sonra mahkeme Atilla'ya verilecek cezaya dair bir hüküm verecek. Bu zamana kadar bazı savcıların başka davalarla ilgili hazırlık yapma ihtimali gözönünde bulunduruluyor.

Hükümet, bu sürecin AKP aleyhine işletilmesi endişesi taşıyor.

Bu nedenle izlenecek yöntemlerden bir tanesi, Atilla'nın avukatlarının Federal Bölge Mahkemesi’ne yapacağı temyiz başvurusu ve delillerin yasalara aykırı biçimde toplandığı tezinin gündeme getirilmesi.

Davanın 'usul ve esas yönünden haksız ve yanlış kurgulandığı' tezi üzerine bir savunma kurulacak.

Delillerin hukuka aykırı toplandığı ve ABD hukukuna göre de usule uygun toplanmayın delillerin sanık aleyhine kullanılamayacağı maddesi savunmanın bir diğer ayağı olacak.

Ortaya atılan önerilerden birisi de davanın Birleşmiş Milletler veya Lahey Adalet Divanı’na götürülmesi için hukuki alt yapının hazırlanması.