May 11 2018

Avrupa, vatandaşına sordu: Nasıl bir Avrupa istersiniz?

Sık sık fildişi kulede yaşadıkları eleştirisine muhatap olan Avrupa Birliği yetkilileri ilk defa Avrupalılara nasıl bir Avrupa istediklerini soruyor. AB, yaklaşık 510 milyon vatandaşına 12 soru sorarak önümüzdeki yıllarda inşa edilecek Avrupa Birliği’ne şekil vermelerini talep ediyor. 12 soruluk araştırmada Türkiye’yi ilgilendiren konular da var.
 
9 Mayıs Avrupa Günü’nde gündeme gelen araştırmadaki sorulara 27 ülkeden 96 Avrupa vatandaşı karar verdi. 96 kişi 510 milyonluk nüfustan rastgele seçildi. Her Avrupa vatandaşı internet üzerinden nasıl bir Avrupa istediğini yetkililere iletebilecek. Vatandaşlar taleplerini 9 Mayıs 2019’da Romanya’nın Sibiu kentinde yapılacak AB Zirvesi’ne kadar ulaştırabilecek. 

Bu taleplerin analizinden sonra nihai rapor Sibiu’da sunulacak. ‘Nasıl bir Avrupa istiyorsunuz?’ sorusunun cevabı Haziran 2019’da yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerine günler kala netleşmiş olacak. Avrupa Parlamentosu seçimleri ve AB Komisyonu yetkililerin atanması her beş yılda bir yapılıyor.

Sorulardan birinde AB’yi hangi tehlikelerin beklediği soruluyor. Şıklardan birisi de ‘bir ülke ya da ülkelerin AB’ne üyeliği’. AKP iktidarında mümkün görünmese Türkiye’nin muhtemel üyeliği Avrupa nüfusunun önemli bir kısmının hala karşı çıktığı bir konu.

AB vatandaşlarına ilk defa yöneltilen ‘nasıl bir Avrupa istiyorsunuz?’ sorusu İngiltere’nin ayrılma kararı ve aşırı sağcı partilerin yükselişe geçtiği bir döneme denk geliyor. AB’nin bu haliyle hayatta kalıp kalamayacağı, çökmeye mi başlayacağı ya da varlığını sürdürebilmesi için nasıl bir yol takip etmesi gerektiği gibi sorular bir çok düşünce kuruluşunu ve Avrupalı aydını meşgul ediyor. 

AB’ye yöneltilen eleştiriler arasında halktan kopuk olduğu; Brüksel’de fanus içinde yaşayan, çok yüksek maaş alan bürokratlar tarafından yönetildiği; kararların halka sorulmadan elitler arasında alındığı gibi konular geliyor. Son yıllarda yükselişe geçen aşırı sağcı ve popülist siyasetçiler yoğun olarak AB’ni eleştiriyor ve ülkelerindeki sorunların kaynağında Brüksel’deki bürokratların olduğunu iddia ediyor. AB’nin bu tür inisiyatifler ile Brüksel’i zora sokan propagandalar karşı mücadele etmeye çalışıyor.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar