Oca 04 2018

'Avrupa'nın gelecek perspektifinde Türkiye'ye yer yok'

 

Avrupa Birliği'nin (AB) geleceğine yönelik hazırlanan senaryolarda hem Birlik'in başarısız olup çökeceği hem de tıpkı 'Amerikan Rüyası' gibi bir 'Avrupa Rüyası'na dönüşebileceği tasavvur ediliyor. 

Ancak bu senaryolarda Türkiye'nin adı pek de geçmiyor. AB, bundan sonra yoluna Türkiyesiz devam etme tartışmasında kararını verdi mi?

Hürriyet Gazetesi yazarı Ünal Çeviköz, AB'nin geleceğini irdelediği yazısında, üç senaryodan bahsedildiğini aktarıyor. 

İlk senaryoya göre, AB geçirdiği krizlere rağmen 'iki vitesli' bir modelle yola devam ediyor. Yani bir yandan Brexit'in neden olduğu yeniden yapılanma öte yandan otoriterleşme eğilimi gösteren eski Doğu Avrupa ülkelerini, kuruluş ilke ve prensipleri çerçevesinde yeniden dizayn etmesi. 

Çeviköz'ün 'çekirdek grup' olarak tarif ettiği kurucu ülkeler Euro bölgesinde kalmaya ve ekonomik istikrar için ayrı bir bütçeye sahip olmayı sürdürüyor ve sıkı bir işbirliği yürütüyorlar. 

AB'nin, çok kutuplu bir sistemde etkin bir aktör olduğuna dikkat çeken Çeviköz, ABD'nin NATO yoluyla Avrupa'ya karşı taahhütlerini yerine getirmedeki aksamalara rağmen, iki tarafın da ilişkilerin vazgeçilmezliği konusunda bir süre sonra aynı çizgiye geldiğine değiniyor. 

Türkiye'nin AB vizyonu içindeki yeriyle ilgili de şunları söylüyor Çeviköz:

"Avrupa'nın geleceğine ilişkin senaryolarda Türkiye'den çok söz edilmemesi dikkati çekiyor. Türkiye için elbette bugün üzerinde durduğumuz iyimser senaryo tercih edilir olmalı. Türkiye'nin Cumhuriyet tarihi ve özellikle İkinci Dünya Savaşı ertesinde uluslararası sistem, uluslararası hukuk ve uluslararası örgütler ile bütünleşme süreci de Ankara'nın yüzünün Batı eksenine dönük olduğunu gösteriyor.

Türkiye'nin AB ile iç halkada bütünleşmesi tam üyelik perspektifi ile uyumlu. Ancak mevcut durum işlem bazında ilişkiler sürdürülen ülkeler grubu içinde kalma, ya da en iyi ihtimalle dış halkaya tutunma olasılıklarının şimdilik daha gerçekçi göründüğüne işaret ediyor."