AYM'den avukata cezaya 'hak ihlali' kararı

15 Temmuz darbe girişimi üzerinden 1,5 yıl geçti. OHAL’le birlikte bugüne kadar 168 bin 801 kişi hakkında adli işlem yapıldı, 50 binin üzerinde de tutuklu var.

Binlerce kişinin yargılamaları mahkemelerde devam ediyor. Savcıların ağır müebbet taleplerine sıkça rastlıyoruz bu dönemde... 

Müvekkillerini savunan avukatlar da zaman zaman bu taleplere ve iddianamelere tepki gösteriyor.

Bunlardan biri, aslında bugün değil, geçmiş yıllarda yaşandı. Nisan 2009'da İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen bir davada 5 sanığın avukatlığını üstlenen Keleş Öztürk, duruşmada savcının sanıklar hakkında mütalaa vermesinin ardından "Savcı hukuk fakültesini yeniden okusun, Hukuk Fakültesi’ni okumadı ya da mahkemenin yaptığı işleri esas almıyor, ya da değer biçmiyor" tepkisini gösterdi. Mahkeme ise “görevli memura görevinden dolayı hakaret, terör örgütlerine hedef gösterme” ve “adil yargılamayı etkileme” iddiasıyla Öztürk hakkında suç duyurusunda bulundu ve avukat Mayıs 2010'da 6 bin 80 TL adli para cezasına çarptırıldı.

Ancak Anayasa Mahkemesi'nden gelen karar, bugünkü davalarda yaşananlara da emsal niteliği taşıyor.

Cumhuriyet’ten Sinan Tartanoğlu’nun haberine göre AYM, duruşma sırasında savcıyı eleştiren avukatın cezalandırılmasının ifade özgürlüğünün ihlali olduğuna karar verdi.

Avukat Öztürk, para cezasına çarptırılmasının ardından yaptığı itiraz reddedilince AYM'ye başvurmuştu.

Yüksek mahkeme, kararında şu değerlendirmelerde bulunuyor:

“Somut olay bakımından savunma avukatlığı yapan başvurucunun ifade özgürlüğüne yönelik müdahaleler demokratik bir toplumda çok istisnai durumlarda gerekli olarak kabul edilebilir. Sözlerin muhatabı davanın hâkimi değil iddia makamını temsil eden Cumhuriyet savcısıdır. Hâkimlere nazaran Cumhuriyet savcılarından kendilerine yönelik eleştiriler karşısında daha hoşgörülü olmaları beklenir. Bu nedenle kovuşturma aşamasında yargılamanın taraflarından biri olan savcılara yapılan eleştiriler hâkimlere yönelik eleştirilere kıyasla ifade özgürlüğü bağlamında daha yüksek bir korumadan yararlanır."


Avukatın davaya konu olan ifadelerinin, duruşma sırasındaki ortamdan kaynaklandığına ve aslında doğrudan savcıyı değil, esas hakkındaki mütalaasını hedef aldığına dikkat çeken AYM, "Eleştiriler abartılı görülebilirse de bu konudaki eleştirilerin temel amacının Cumhuriyet savcısının mütalaada benimsediği yaklaşımı eleştirmek olduğu anlaşılmaktadır. Avukatların savunma esnasındaki sözlerinden dolayı cezai takibata maruz kalmalarının müvekkillerinin çıkarlarını hararetle savunma görevi üzerinde caydırıcı etki oluşturabileceği de göz önüne alınmalıdır. Bu kapsamda avukatların mesleklerinin icrası sırasındaki ifade özgürlükleri bağlamında ceza soruşturmalarına -verilen cezalar hafif olsa da- ancak istisnai durumlarda başvurulmalıdır” diyor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/923355/Avukata_mudahale_cok_istisnai_olmali.html