Anayasa Mahkemesi, Rum cemaatinin vakıf malları talebini reddetti

Kıdemli papaz Haralambos Sakati, Topkapı Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı’ndan Karlo İrakli Tarinas ve Fatih Eğrikapı Panayia Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı’ndan Yani Stavridis’in açtığı, cemaat vakıflarının iadesine ilişkin dava, Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanarak, reddedildi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1968 tarihinde mazbut vakıflar arasına alınan Salkım Söğüt Aya Terapi Ayazması ve İlk Mektebi Vakfı ile 1977 tarihinde mazbut vakıf ilan edilen Edirnekapı Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı’na ait taşınmazların iadesi nedeniyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi talepleri ‘kabul edilemez’ buldu.

2015 yılında açılan ve Anayasa Mahkemesi’ne taşınan davalarda başvurucular Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ihtarname göndererek, anılan vakıfların mazbut hâlinin sona erdirilerek yönetiminin tekrar cemaatlerine bırakılmasını talep etmiş ve bu vakıflara ait taşınmazların cemaat arasından oluşturulacak vakıf yönetimine iade edilmesi istemişti.

İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nde 2010’da başlayan süreç, bugünlerde tamamlandı. Mahkeme, 2011’de davaların reddine karar verdi. Red kararında mazbut hâle gelen bir vakfın zaman içinde mazbut olmaktan çıkarılmasına hukuken ve fiilen imkân bulunmadığı belirtildi.

Başvurucular bu kararı temyiz etti, ancak karar Danıştay 10. Dairesi’nce onandı. Bunun üzerine Rum cemaati temsilcileri bu kez bireysel başvuru yoluna gitti. Başvuruda, uyuşmazlığa konu vakıfların cemaat mensubu kişilerin dinî ve hayri hizmetlerini karşılamak amacıyla kurulmuş vakıflar olduğu belirtildi. Anayasa Mahkemesi kararında başvurucuların talepleri şöyle yer aldı:

“Başvurucular ayrıca söz konusu vakıfların yönetimlerinin cemaatlerinde olması gerektiği hâlde mazbut vakıflar arasına alındığından yakınmışlardır. Başvurucular bu amaçla mazbutluk kararının kaldırılması ve taşınmazlarının iade edilmesi için yaptıkları talebin ise idare tarafından reddedildiğini, bu işleme karşı başlattıkları yargı sürecinden de bir sonuç alamadıklarını belirtmişlerdir. Başvurucular bu gerekçelerle mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile din ve vicdan özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.”

Anayasa Mahkemesi daha önce mülkten yoksun bırakma sonucuna yol açmasa dahi vakfın idare tarafından mazbut vakıflar arasına alınmasının vakfın malları ve gelirleri üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin kısıtlanmasından dolayı mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğini kabul etti.

Ancak aradan geçen 40 ve 32 yılı gerekçe göstererek, yetkisinin 2012 yılında sona erdiğini belirtti ve yetkisizlik gerekçesiyle ‘mazbutluk’ sıfatını kaldırmayı reddetti.

Anayasa Mahkemesi ayrıca; başvurucuların din ve vicdan özgürlüklerine müdahale edildiği iddialarını da yetkisizlik hükmüyle reddetti ve davacıların “söz konusu vakıfların yönetimini ele alan idarenin hangi işlem veya eylemiyle din ve vicdan özgürlüklerine müdahalede bulunduğuna dair iddialarını belgelendirmediğini” öne sürdü. Ve bu yüzden bu iddiayla yapılan başvuruyu ‘açıkça dayanaktan yoksun’ bulduğunu belirtti.

Anayasa Mahkemesi davacılardan kıdemli papaz Haralambos Sakati'nin başvurusunun süre aşımı nedeniyle 'kabul edilemez', Topkapı Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı’ndan Karlo İrakli Tarinas ve Fatih Eğrikapı Panayia Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı’ndan Yani Stavridis’in başvurularının da zaman bakımından 'yetkisizlik', din ve vicdan özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın ise 'kabul edilemez' olduğuna karar verdi.

Davanın yargılama giderleri de başvuruculara bırakıldı.