Tem 18 2018

‘Yanlışlıklar Kezman’la başladı’

Fenerbahçe eski asbaşkanı Hakan Bilal Kutlualp, Fenerbahçe'nin şeffaf yönetilmediğini ve hatalı kararlar verildiğini söyledi. Radyospor'a konuşan, Kutlualp, "Kezman yıllık 3.5 milyon euroya getirildi. Zico'nun çok para istediği için gönderildiği söylendi, ancak Aragones 4-5 milyon euro'ya geldi ve giderken de aynı şekilde para aldı. Ankara'ya 10-15 milyon dolar değerinde tesisler yapıldı, şimdi ora kapalı. Taraftarın ve sponsorun parası boşa harcanıyor, Gidişat iyi değil” dedi.

Fenerbahçe'nin büyük bir camia olduğunu ve hakedildiği gibi yönetilmediğini belirten Kutlualp, şunları kaydetti:

''Fenerbahçe'nin hakettiği bir şekilde yönetilmediğine inanıyorum." şeklinde sözlerine başlayarak, "Sadece sahadaki skorlar yeterli değil. Sahadaki skorlar iyi bile olsa, eğer ki iyi yönetilmiyorsanız mutlaka ileri de bir yerde sistem patlak vermek zorunda, veriyorda. Bu normal hayatımızda olduğu gibi, spor hayatında da böyledir. Artık bugün kulüpler amatörce, sadece yürekle yönetilemezler. Kulüpler ve yöneticiler ekonomik gerçeklere uymak zorundalar."

Dünyayı etkileyen krizin bir kulübü etkilememesinin mümkün olmadığını vurgulayan Kutlualp, sözlerine şöyle devam etti:

"Bugün Fenerbahçe'nin sayın başkanı derse ki biz de kriz yok, bu beni korkutur. Şimdi dünya kulübü yapmaya çalıştığımız, dünya kulübü diye inandığımız Fenerbahçe'de kriz yoksa, Fenerbahçe dünya kulübü değildir. Çünkü ancak dünyayla entegre olmuş, içeriyle dışarıyla bir Fenerbahçe'nin veya başka bir futbol kulübünün krizi olabilir. Netice itibarıyle bu kriz, Fenerbahçe'yi etkilemiştir mutlaka. Eğer siz bunu görmüyorsanız o zaman tehlike büyük. Ama görüyorsanız en azından önlemlerinizi alacaksınızdır. Krizin sizi etkilediği boyutu bileceksiniz, ona göre strateji yapacaksınız, transfer politikası oluşturacak, gelirleri ve giderleri yönetecek, tasarruflara yöneleceksiniz."

Krizin sadece dünya ekonomisine entegre olmamış Kuzey Kore'de ve bir nebze de olsa İran'da olamayacağını belirten Kutlualp, şöyle konuştu:

"Dünya ile tamamen entegre olmuş ülkeler; ABD, Almanya, İtalya, Türkiye, Fransa, İspanya, Arjantin'de kriz var. Bu ülkelerin yapılarına göre çeşitli şekillerde etkilenmeleridir. Fenerbahçe'nin de Galatasaray'ın da etkilenmesi çok doğal, Bu ayıp değil. Bunu ayıp olarak görürseniz o zaman saklayacağınız utanacağınız bir şey vardır demektir. Kriz vardır, Fenerbahçe bundan şöyle etkilenecektir. Kriz vardır, biz önümüzdeki dönemde gelirlerimizde şu kadar azalma bekliyoruz. Transfer bütçemizi revize ettik, yüzden 60'a düşürdük. Personel sayısında şöyle bir azalmaya gittik gibi şeyler beklerdim ben. Başkan diyor ki bizde böyle bir şeyler yok. Bunlar sadece günü kurtarma politikası. Ama maalesef bazı taraftarlar da inanıyor. Çünkü taraftar temiz, saf, iyi kalpli. Çünkü Benim başkanım söylerde doğrudur inancı var. Bu da Fenerbahçe aşkından geliyor. Hani aşkın gözü kördür derler ya. Öyle büyük bir aşktır ki, zaman zaman bizde de oluyor. Biz de zaman zaman bazı şeyleri göremiyoruz. Ama ben iyi bir Fenerbahçeliliğin kendi kendini sorgulamaktan geçtiğini, yapılan uygulanan politikaların da sorgulanabildiği bir öğe olduğuna inanıyorum. Yaksa sadece iyiyizdir, bir şey olmaz bize şeklindeki oryantel yaklaşımlardır." 

Bayern Münih, Arsenal, Barcelona, Manchester United gibi dünya devi takımların Fenerbahçe kadar taraftara sahip olmadığını vurgulayan Hakan Bilal Kutlualp, "Onların camialarının potansiyeline bakın Fenerbahçe kadar değil. Tabiki enternasyonal anlamda taraftarları olmuş. Manchester'ın bugün Tokyo'da da Pekin'de de taraftarı vardır. Ama bölgesel olarak baktığınız zaman bir Fenerbahçe taraftarı gibi bir taraftar görmedim. Para harcamaya hazır bir taraftarı var. Ama kaynaklar son üç yıldır har vurup harman savuruluyor” şeklinde konuştu. 

Har vurup harman savurmanın ve bilinçsiz harcamaların Kezman'ın transferiyle başladığını kaydeden Kutlualp, şöyle devam etti:

"Bu Kezman'ın transferiyle başladı. O dönüm noktası oldu. Kezman'la beraber Fenerbahçe büyük zararlara hazırlanmıştır. Hangi felsefeyle yapıldığını anlamadığım bir Kezman transferiyle beraber hem takım içerisindeki dengeler bozuldu. Kezman'a 3.5 milyon euro yıllık verildi. Alex'in oynadığı garanti para yaklaşık yıllık 1.5 milyon euro net paraydı. Ama Kezman'a yıllık 3.5 milyon euro verdiler, bir de Kezman için 8 milyon euroluk bonservis ücreti ödendi. Fenerbahçe'nin bu transferden zararı yaklaşık 20 milyon euro'dur. Bu bugüne kadar Fenerbahçe'nin yapmış olduğu en pahalı transferdir. Orada başlayan bir hesapsızlık, bir savurganlık domino etkisi yaptı. panikle yapılan böyle bir transfer vardı."

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar