AKP’nin gözü İş Bankası’ndaki emekli hisselerinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘CHP’nin hisseleri Hazine’ye devredilmeli’ çıkışıyla tartışma yaratan İş Bankası’yla ilgili bu kez ortalığı karıştıracak başka bir iddia gündemde. Fakat iddia bu kez CHP’ye Atatürk’ten miras kalan yüzde 28’lik hisseyle ilgili değil. Yüzde 40.1’lik hisseyle bankanın en büyük ortağı konumundaki çalışanlar ve emeklileri ilgilendiriyor.

EKO PRESTİJ Dergisi Kurucusu ve Medya Metropolis'in sahibi Celal Eren Çelik’in sosyal medya hesabından aktardığı bilgilere göre, geçen hafta Ankara’da Hükümet yetkilileri ile bir dizi bankanın yöneticisi toplantı yaptı. Bu toplantıdan kulislere yansıyan bilgilere göre iktidar yetkilileri banka yöneticilerine çalışanların oluşturduğu emeklilik vakıflarının bankaların sermayesindeki payları bir bedel karşılığında Hazine’ye devretmeleri istendi.

Ayrıca bu vakıfların kurduğu hastaneler aracılığıyla emeklilerine sağladığı sağlık hizmetlerinin de SGK çatısı altında verilmesi istendi. Toplantı sırasında tartışmalar yaşanırken banka yetkilileri karara karşı yargıya başvurma seçeneğine kullanacaklarını söylerken, iktidar tarafından ‘Yargı sizi kurtaracak kadar hızlı karar veremez. Biz düzenlemeyi çıkartır devri tamamlarız’ benzeri bir yanıt geldi.

Erdoğan Azerbaycan gezisi sırasında CHP’nin hisselerinin Hazine’ye devrini talep ederken, aynı açıklamada vakıflara ait banka hisselerinin de devlet kontrolüne geçmesi gerektiğini belirterek şunları söylemişti:

‘Vakıfbank’ta da Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ciddi bir hissesi var. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu hissesini genel müdürlüğe aktarmak için gerekli talimatı verdik. Oradan gelecek gelir vakıf yatırımlarında kullanılsın. Zaten haram. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün haramla ne alakası olur? Olmaması lazım.’

Bu sözler o zaman CHP konusundaki açıklamaların yarattığı tartışma dalgasının etkisiyle çok fazla gündem oluşturmadı. Ancak bankacılık kulislerinden gelen son bilgiler ışığında artık önemli bir gündem maddesi haline gelmek üzere. Ve halen en büyük ortağı bir vakıf olan tek banka konumundaki İş Bankası’nın sahipliği açısından hayati önem taşıyor.

Çelik’in aktardığı bilgilere göre Hükümet kanadı, vakfın elindeki hisseyi satın almak için kişibaşı 400 bin TL’lik bir ödeme yapmayı teklif ediyor. Bu rakamın düşük bir değerleme oranıyla belirlendiğini ve mevcut hissedarların zarar edeceğini kaydediyor.

Ayrıca banka çalışanlarının yatırımlarıyla kurulan vakfa ait sağlık kuruluşlarının devredilmesi ve hak sahiplerinin sağlık hizmetlerinin SGK’ya devredilmesinin hak kaybı yaratacağını kaydediyor.

Türk bankacılık sisteminde 2000’lerin başına kadar birçok kuruluşta çalışanların oluşturduğu vakıf ve sandıkların hissesi bulunurken, bunların çoğunluğu söz konusu bankaların yabancılara yaptığı hisse satışları sırasında sorun oluşturmuştu. Bu nedenle her banka kendi bünyesi içinde çeşitli değişiklere giderek bu sorunları büyük ölçüde giderdi. Sektörde dokunulmayan tek kuruluş ise İş Bankası kaldı.

Banka sermayesinde CHP’yi temsil edilen hisselerin devrinin yapıldığı günlerde İş Bankası Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu sözlere yer verilmişti:

‘Bugün Banka hisselerinin yüzde 31,79'u halka açık olup, çoğunluk hissesi ise yüzde 40,12'lik bir oran ile Türkiye İş Bankası Mensupları Munzam Sandık Vakfı'na yani Banka çalışan ve emeklilerine, İş Bankalılara aittir. Atatürk hisselerinin oranı ise yüzde 28,09'dur. Çoğunluk hissesi, Yönetim Kurulu teşkilinde de yine çoğunluğu Türkiye İş Bankası Mensupları Munzam Sandık Vakfı'na vermektedir.

Dolayısıyla, Türkiye İş Bankası, sermaye yapısı gereğince Atatürk hisselerini temsilen Yönetim Kurulu'nda bulunan üyelerin kim olduğu ya da kim tarafından aday gösterildiğinden bağımsız olarak, olağan ticari faaliyetlerini tarihi boyunca olduğu gibi kanunlara, mevzuata, ticari prensipler ve kuruluş misyonuna uygun olarak devam ettirmektedir.’

Öte yandan kulislerde bir süredir Türkiye’nin en büyük özel bankası konumundaki İş Bankası’ndaki hisselerin önce Hazine, ardından Erdoğan’ın kontrolündeki Türkiye Varlık Fonu’na devredilerek Katarlı işadamlarına satılacağı yönünde iddialar dolaşıyordu.