'AKP'nin son adımı ile yabancı ortaklı bankalar Türkiye'den çekilebilir'

Meclis bu hafta Bankacılık Kanunu'nda değişiklik öngören 40 maddelik teklifi görüşecek. CHP’ye göre ekonomi alanında farklı sesleri bastırmak ve zarar etmesi neredeyse kesin olan akıl ve bilim dışı projelere vatandaşı ve baskı altında tutulan finans kuruluşlarını zorla ortak etmenin yolları yasallaştırılmaya çalışılıyor.

Kitle finansmanı modelini eleştiren HDP ise, düzenlemeyi "Kanal İstanbul günahına ortak aramanın adı" olarak nitelendiriyor.

Gazete Duvar'dan Nergis Demirkaya'nın haberine göre, HDP şerhinde Türkiye Varlık Fonu’nun kredi sınırlamasına takılmadan borçlanmasının önünün açılacak olması da eleştirilirken, “Erdoğan’ın 31 Mart seçimlerinden önce ‘gözlerinin yaşına bakmayız’ dediği bankaların ‘manipülatif’ işlemlere imza attığı kanaati BDDK’de oluşursa, söz konusu bankaların yıllık gelirlerinin yüzde beşine el konulacaktır. Düzenlemenin, yabancı ortaklı bankaların Türkiye’den çekilmesine neden olabileceği düşünülmektedir. Dolayısıyla hem Anayasa Mahkemesi kararı hem de AİHM kararı ortadayken, yeni düzenlemenin de ‘ekonomik kriz’ tespitini yapanları ‘finansal terörist’ olarak gören iktidar tarafından keyfiyetle uygulanacağı anlaşılmaktadır" görüşü kaydediliyor.

Meclis Genel Kurulu’nda bu hafta görüşülerek yasalaşması beklenen Bankacılık Kanunu’nda değişiklik öngören teklife göre finansal piyasalarda manipülasyon ve yanıltıcı işlemler olarak kabul edilen işlem ve uygulamaları gerçekleştirenlere idari para cezası verilecek.

Piyasa bozucu işleme başvuran bankalara para cezası uygulanacak. Sermaye piyasası işlemlerine dair bilgi suistimali ve dolandırıcılık yapanlar, cezaevine girecek. Teklife göre katılım, kalkınma ve yatırım bankacılığı geliştirilecek.

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülerek kabul edilen teklife muhalefet eden CHP muhalefet şerhinde, ekonomik krizden çıkışı sağlayacak düzenlemeler yerine günübirlik çözümler peşinde koşulduğu uyarısında bulundu. Şerhte, “İktidar kendi çıkardığı krizi çözmek için daha da çok finansallaşan daha da çok kredi peşinde koşan bir çare arayışı içerisine girmiştir. Bu durum krizi çözmeyecektir, daha da derinleştirecektir” görüşü yer alıyor.

Kanun teklifi metnindeki bazı düzenlemelerin bağımsız idari otoriteler üzerinden iktidarın finans piyasaları üzerindeki baskı ve müdahale eğiliminin artarak devam edeceğini gösterdiği belirtilen şerhte, Varlık Fonu’yla ilgili düzenleme için de şu eleştiride bulunuluyor:

“Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonlar ve şirketler açısından borçlanma limitlerinin kaldırılmasına yönelik hükümler ülke ekonomisinin içerisinde bulunduğu mevcut durum ve mali disiplin sağlanması açısından oldukça yanlış ve sakıncalı bir adım. Kurulduğu günden beri ‘paralel hazine’ mantığıyla işletilen Türkiye Varlık Fonu’na yasal borçlanma limitlerine tabi olmadan kaynak sağlama adı altında borçlanma olanağı getirilmesi yanlıştır, bu durum aynı zamanda kamu maliyesinde şeffaflığı da ortadan kaldırmaktadır.”

Altyapı ve enerji yatırımlarının finansmanı için getirildiği ifade edilen proje finansman fonlarıyla ilgili olarak da teklif metnindeki düzenlemelerin sistemik risk yaratıcı özellikler taşıdığı belirtilen şerhte, bazı maddelerin ekonomideki uygulamaları eleştiren, bazı uygulamalara itiraz eden herkesin manipülatif ve spekülatif hareketle suçlanmasını sağlayacak, düşünce açıklama özgürlüğünü kısıtlayacak nitelikte olduğu belirtilirken şunlar kaydediliyor:

“Bu kanun teklifinin, teknik düzenlemeler kılıfı adı altında iktidarın düşürülemeyen işsizlik, yoksulluk yüzünden yaşanan intiharlar, bir türlü belini doğrultamayan ülke ekonomisi, kamu bankalarının yandaş şirketleri kurtarma operasyonları ve Varlık Fonu’nun gizlenen işlemleri gibi devasa sorunlar hakkında gerçeklerin söylenmesinin önüne geçilmesi amacıyla hazırlandığı anlaşılmaktadır. Kanun teklifindeki bazı düzenlemelerle ekonomi alanında farklı sesleri bastırmak ve zarar etmesi neredeyse kesin olan akıl ve bilim dışı projelere vatandaşı ve baskı altında tutulan finans kuruluşlarını zorla ortak etmenin yolları yasallaştırılmaya çalışılmaktadır. Bu yasa teklifi mali disiplini yok ettiği için güveni yok eden, aynı zamanda kamu maliyesinde şeffaflığı ortadan kaldıran bir yasa teklifidir.”