Tem 05 2018

FT’ye göre Irak kaygılı: ‘Türkiye’nin baraj projeleri tehdit’

Türkiye, bir süredir Güneydoğu Anadolu’da baraj projeleri ile gündemde.

İngiliz Financial Times gazetesi de konuya ilgili olan yabancı basından. FT, baraj projelerinin Irak'ı kaygılandırdığını, Türkiye'nin ise komşusuna güvence vermeye çalıştığını söylüyor.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, hem Türkiye hem Irak tarafından yetkililer, yöre sakinleri ve aktivistlerle konuşan FT, Türkiye'nin, Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında Fırat ve Dicle nehirleri üzerine toplam 22 baraj inşa etmeyi hedeflediği, Ilısu Barajı'nın yapımının tamamlandığı aktarıyor.

FT'ye göre, hava şartları nedeniyle hali hazırda su sorunu yaşayan Irak, bu projeler nedeniyle suyla ilgili daha fazla olumsuzluk yaşayacağına dair kaygılanıyor.

Irak suyunun yüzde 80'i tarım için harcanıyor. Ülkenin nüfusunun üçte biri olan 37 milyon kişi de geçimini tarımdan sağlıyor.

Gazete, Iraklı çevre aktivistlerinin, Orta Doğu'da artan hava sıcaklarının önümüzdeki yıllarda Irak'taki suyun durumunu olumsuz etkileyeceğini, barajların bu olumsuzluğu daha da artıracağını söylediğini aktarıyor.

FT, Türkiye'nin suyun Irak'la "eşit, makul ve en uygun şekilde" paylaşılacağını söylediğini, Irak Su Bakanı Hasan El-Cebani'ninse Ankara'yı, "suyu, üzerine pazarlık yapılan bir meta olarak kullanmakla" eleştirdiğini yazıyor.

'Çözüm modernizasyonda ancak Irak'ın bunun için yeterli bütçesi yok'
Ilısu Barajı Haziran başında su tutmaya başlamış ancak Irak'ın talebi üzerine su tutma işlemi Temmuz ayına ertelenmişti.

Haberde ayrıca Türkiye'deki güvenlik uzmanlarının, bu tür yatırım projelerinin, yerel halkın ekonomik olarak zayıflığını sonlandıracağını ve böylece PKK'nın bundan faydalanarak buradan kendisine militan devşirmesinin önüne geçeceğini savunduğu da yazılıyor.

FT, Türk yetkililerin bu projelerle, bölgenin Türkiye'nin kalanıyla arasındaki ekonomik gelişme farkını kapatacağı, birçok kişiye istihdam yaratılacağını söylediğini belirtiyor.

Gazete bununla birlikte Kürt aktivistlerin, Ilısu Barajı'nın olumsuz çevresel, kültürel ve sosyal etkileri olduğunu, insanların bu bölgeden göç etmek zorunda kalacaklarını, uzun vadede de hedeflenenin tersine bölge halkı arasında öfkenin artacağını söylediğini aktarıyor.