Oca 31 2018

YÖK’e 'talimat' gibi yazı: Barış İçin Akademisyenler hakkında 'gereği' yapılsın!

 

11 Ocak 2016 tarihinde “Bu suça ortak olmayacağız” diyerek, Güneydoğu’da sokağa çıkma yasakları ve hak ihlallerini eleştiren bir bildiri imzalayan 1128 üzerindeki ‘Barış için Akademisyenler’e yönelik ‘’terör örgütü propagandası” suçlamasıyla açılan davalar Aralık 2017’den başlamak üzere devam ediyor.

75 dava var ve 80’i aşkın duruşma gerçekleşti bugüne kadar. Toplamda en az 148 akademisyen yargılanıyor. Birçoğu KHK ile işinden olurken bazıları ise hapse atıldı. Kimisi de  yurt dışında akademik kariyerini devam ettirme kararı alarak ülkeyi terk etti.

‘Barış Bildirisi’ sonrası akademisyenler, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hedef alınarak, “Bu aydın müsveddeleri kalkıp devletin bir katliam yaptığından bahsediyor. Ey aydın müsveddeleri, siz karanlıksınız karanlık. Aydın falan değilsiniz. Sizler oraların adresini bilemeyecek kadar karanlık ve cahilsiniz” sözlerine muhatap olmuştu.

Hemen ardından durumdan vazife çıkaran yargı görevlileri adata bir ‘cadı avı’ başlatmıştı.

Hürriyet’ten Toygun Atilla’nın haberine göre, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bildiriye imza atan akademisyenler hakkındaki iddianameyi, “Tarafınızca yürütülecek idari tahkikatlarda değerlendirilmesi” notuyla Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) gönderdi son gelişme olarak.

İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından İsmet Bozkurt tarafından hazırlanan yazıda, PKK’nin 2015’te Şırnak, Silopi, Cizre ve Nusaybin’de öz yönetim ilan ettiği, örgüt yöneticilerinden Bese Hozat’ın ‘Aydın ve demokratik çevreler öz yönetime sahip çıksın’ çağrısı yaptığı belirtiliyor ve akademisyenlerin bu çağrı üzerine harekete geçip bildiriyi hazırladığı iddia ediliyor şu ifadelerle:

“Bildiriye imza atan akademisyenlerin PKK/KCK silahlı terör örgütünün sorumlusu ve faali olduğu şiddet olayları karşısında ulusal güvenliğini, toprak bütünlüğünü, kamu güvenliğini korumaya yönelik tedbirler alan Türkiye Cumhuriyeti’ni yaşanan olayların sorumlusu ve faili gibi lanse ederek PKK/KCK silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yaptıkları tespitlerinde bulunulmuştur.”

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar