Kas 14 2017

Ahmet 'tiyatro' diyor, Mehmet 'husumet'; Nazlı isyanda!

 

Ahmet-Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak'ın yargılandığı basın davasında yine tahliye çıkmadı.

Ancak mahkeme salonuna girişte, yargılama devam ederkenki süreçte yaşanan gerginlikler ile tutuklulukların devamına karar verilmesi bir "tiyatro" olarak tanımlanabilir.

Gazeteci-yazar Hasan Cemal de davayı izleyenlerden. Her duruşmada salona girebilme mücadelesinin tanıdık yüzlerinden. Altanlar'ın ve Ilıcak'ın da dostu. Onları bu kez de yalnız bırakmamıştı.

Duruşma gününün akşamında kaleme aldığı yazıda Cemal, mahkeme koridorundaki içeri girebilme mücadelesinin, tahliye umudu var mı sorularının da değişmez bir parçası. 

Ancak başka sorular da soruluyor o bekleşme anında, "Nereye gidiyor Türkiye? Bu adamdan ne zaman nasıl kurtulacak ülke?" gibi. 

Altanlar'ın davası 26. Ağır Ceza Mahakemesi'nde devam ederken 24 ve 25 No'lu salonlarda da "FETÖ" yargılamaları devam ediyor. 

Cemal'in önü ara ara o davalarda yargılananların yakınları tarafından kesiliyor. 

Bu davadaki dayanışmaya imrendiklerini anlatıyor.

Bir ara Türkiye'de sivil toplum tıpkı Rusya'daki gibi yok mu edilecek? sorusu gündeme geliyor. Bir diplomat, Türkiye'ye daha fazla şans veriyor çünkü sivil toplumun daha güçlü olduğuna inanıyor.

Cemal, Ahmet ve Mehmet Altan'ı SEGBİS ekranında gördüğünde heyecanlanıyor ve elini kaldırarak selam veriyor. Özlemini dile getiriyor. Ilıcak'a sesleniyor ve birbirlerine öpücük yolluyorlar.

Dünün o en bilindik sahnelerini sıralıyor Cemal: Altanlar'ın avukatlarının söz almak istedikleri için salondan atıldıkları anı. Avukatlar haklı çünkü bir tiyatronun figüranları olmak istemiyorlar.

Son savunmalarında Ilıcak gözüyaşlı biçimde anlatıyor: Kim inanır Nazlı Ilıcak'ın darbeci olduğuna!

Ardından Mehmet Altan'ın sitemi var: Nedir bu husumet anlayamadım. Değişen duruşma savcısı iddianameyi okuduysa hangi delillerle tutukluluğumuzun devamını istiyor?

Ve son noktayı yine Ahmet Altan koyuyor: BM'nin yargılamayı "tiyatro" olarak nitelediğini hatırlatıyor ve o da savcıyı bu tiyatroda bir aktör olarak tanımlıyor. Bir an önce bu piyesin bitmesini isteyerek.