Ara 08 2017

Alkan: Sanki bu salon büyük abinin tehditkar bakışları altında

 

Zaman Gazetesi'nin eski yazarları ve yöneticileri aleyhine açılan, aralarında Mümtazer Türköne, Ahmet Turan Alkan, Şahin Alpay, Ali Bulaç'ın bulunduğu 22'si tutuklu toplam 31 sanığın olduğu davaya bugün devam edildi.

Tutuklu sanık Şahin Alpay, Gülen hareketinin karanlık bir yüzü olduğunu göremediği için yanılgıya düştüğünü ifade etti. Alpay, "Bu hareketin mensuplarının bir darbe girişiminde rol alabilecekleri aklımdan geçseydi asla Zaman'da yazmazdım. 15 Temmuz darbe girişimini lanetliyorum, bu nedenle Zaman'da yazmış olmaktan pişmanlık duyuyorum," ifadelerini kullandı.

Alpay konuşmasının devamında, "Bu haksızlığa son verilerek giderek azalan yıllarımı eşim, çocuğum ve torunlarımla geçirmeyi diliyorum. Kaçmaya kalkabileceğimi düşünüyorsanız adli kontrolle tahliyeme karar verebilirsiniz," dedi.

Diğer tutuklu sanık Ahmet Turan Alkan da, Recep Tayyip Erdoğan ve Fethullah Gülen'e angajmanı olmadığını belirtti ve sadece doğru bildiklerini yazdığını söyledi. Alkan tutukluluk süreci ile ilgili, "Bir insanın cebren gasp edilen 500 gün asla hafife alınmamalıdır. İnanmayan içinden 500'e kadar sayabilir" dedi. Konu mankeni olarak dayak yediklerini ifade eden Alkan, sözlerine şöyle devam etti:

"Sayın mahkeme heyeti, sizden merhamet ve adalet beklemiyorum. Biz bir şekilde baskı altındayız, öyle zannediyorum ki yargı daha büyük baskı altında. Sanki bu salon büyük abinin tehditkar bakışları altında."

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'nün karşısında bulunan salonlarında gerçekleşen bugünkü duruşmaya 22 tutuklu sanıkların tamamı ve tutuksuz yargılanan 6 sanık ve avukatları katıldı.

Bugünkü duruşmada, aralarında Nuriye Ural, Orhan Kemal Cengiz, Lale Sarıibrahimoğlu ve İhsan Dağı'nın da bulunduğu 7 tutuksuz sanığın sorgusu yapıldı.

Sorguların ardından söz alan  Alpay, şunları söyledi:

"Sayın Başkan, sayın üyeler ben terörist değilim. Yazarlık hayatım boyuncu terörün, teröristin karşısında yer aldım. Barışı savundum. Ben Ak Parti düşmanı değilim. Reformları yaptığı sürece 2002'den 2011 yılına kadar kuvvetle destekledim. Erdoğan'ın iç barışı sağlama yönünde attığı adımlar nedeni ile Nobel Barış Ödülü alması gerektiğini savundum. Bundan sonraki eleştiriler AK Parti'ye değil, otoriterliğe gidişe eleştirilerdir. Bu eleştirilerde yanlız olmadığımı biliyorsunuz."

"Benim bir çok kronik hastalığım var, bunların bir kısmı kanser şüphesi taşıyor. 10 Kasım 2017 de Silivri Devlet Hastanesi'nde sağlık kuruluna girdim. Önümüzdeki günlerde aynı hastanede anjiyo olacağım. Yapılan tetkiklerde kulağımın işitmeme oranının yüzde 30'dan yüzde 50'ye çıktığı söylendi. Ben 73 yaşındayım. Birçok kronik hastalığım olduğu gibi kalp sağlığımın da kötüye gittiği anlaşılıyor. Hiçbir suçum yoktur. Tutukluluğum cezaya dönüştü. Bu haksızlığa son verilerek giderek azalan yıllarımı eşim, çocuğum ve torunlarımla geçirmeyi diliyorum. Ailemin bakımına ihtiyacım büyük. Kaçmaya kalkabileceğimi düşünüyorsanız adli kontrolle tahliyeme karar verebilirsiniz."

Başka bir tutuklu sanık Ali Bulaç, "6 yazıya sadece başlıkları ile değinilerek atıfta bulunuluyor. Bu yazılarda herhangi bir suç unsuru yok" dedi.

Bulaç sözlerine şöyle devam etti:

"Darbeden 3 ay önce darbeye davetiye çıkarmak alçaklıktır diye yazdım. Halkbank'a yapılan operasyonun haksız ve yanlış olduğunu yazdım. Yolsuzluk yapılmışsa, yapan varsa adil soruşturulup cezalandırılmalı diye yazdım. Düşünce ve yazı hayatım boyunca Müslüman yazarların devletten uzak bir hayat sürmeleri gerektiğini yazdım."

Fetullah Gülen'in kendisine Sabetayist dediğini ifade eden Bulaç, "Ben örgüt üyesi olamam. Örgütün lideri bana 'Sabetayist' dedi,’’ şeklinde konuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, 22'si tutuklu 8’i tutuksuz sanık yer alıyor. İddianamede sanıklar hakkında "Anayasal düzeni, TBMM ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet, "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan da ayrı ayrı 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.