Ara 13 2017

Hükümetin AİHM'e Ahmet Şık savunması: Gazetecilikten tutuklanmadı

Cumhuriyet davası kapsamında 348 gündür tutuklu bulunan Cumhuriyet muhabiri Ahmet Şık’ın AİHM’ye yaptığı başvuruya ilişkin savunma gönderen hükümet, Şık’ın tutukluluğunu gazetecilik dışı faaliyetlerden ötürü savundu. Ahmet Şık’ın “gazetecilik faaliyetlerinden” tutuklanmadığının öne sürüldüğü savunmada hükümet İtalya’da görülen ve 40 mafya üyesinin yargılandığı davada 2 yıl 8 aylık tutukluluğu makul bulan AİHM kararını örnek gösterdi. 

Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Daire Başkanı Hacı Ali Açıkgül, AİHM’ye 48 ve 17 sayfalık olmak üzere iki savunma metni gönderdi.

27 Kasım 2017 tarihli savunmanın 16 sayfasında, 20 Temmuz 2015’ten itibaren Türkiye’de yaşanan terör saldırıları anlatılırken, PKK, FETÖ ve 15 Temmuz darbe girişimi hakkında bilgi verildi. FETÖ ile ilgili bölümde örgütün Ergenekon, Şemdinli, Balyoz, Askeri Casusluk, Devrimci Karargâh, OdaTV ve Şike davalarını amaçları doğrultusunda kullandığı belirtildi.

Ahmet Şık’ın 30 Aralık 2016 tarihinde “PKK, DHKP/C ve FETÖ terör örgütlerinin propangandasını yaptığı” iddiasıyla tutuklandığı hatırlatılan savunmada, Şık’ın tutuklanmasının nedenleri arasında; attığı tweet’ler, Cemil Bayık röportajı, MİT TIR’ları haberleri yer aldı. Şık’ın devlet ve kolluk kuvvetleri için “katil, mafya, şiddet” gibi ifadeler kullandığını ifade eden hükümet, 348 gündür tutuklu olan Şık’ın hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmediği ve tutukluluğun makul olduğunu savundu. Hükümet, Şık’ın tutukluluğunu savunurken İtalya’daki bir mafya davasında AİHM’nin 2 yıl 8 ay süren tutukluluğu makul kabul etmesini örnek gösteriken, şunları ifade etti:

“Mahkeme, daha önce bilhassa organize suçlarla mücadele bağlamında 3 yılı aşan ve hatta 4 yıl 3 güne varan tutukluluk sürelerini makul bulmuş ve sözleşmenin ihlal edilmediğine hükmetmiştir. Mahkeme, Pantano davasındaki kararında, 60’tan fazla suçluma bulunduğunu, 44 mafya üyesinin yargılandığını, çok sayıda karmaşık bir yapıya sahip bulunduğunu göz önüne tutarak 2 yıl 8 ay 14 günlük tutukluluk süresinin makul olduğuna hükmetmiştir.”

Hükümet İç hukuk yollarının tüketilmediğini ve bu nedenle başvurunun reddedilmesi gerektiğin savundu, FETÖ kumpası olan Ergenekon davasında AİHM’nin verdiği benzer ret kararlarını hatırlattı. Savunma ayrıca CMK’nin 141. maddesi uyarınca devletten tazminat isteme hakkına sahip olan Ahmet Şık’ın bu haktan yararlanmadığını ve bu nedenle iç hukuk yollarının tüketilmediğini ifade etti ve dolayısı ile başvurunun reddedilmesi gerektiğini bildirdi.

Ahmet Şık’ın ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin başvurusunu kabul etmeyen hükümet, şunları söyledi:

“Hükümet, soruşturma konusunun, başvurucunun gazeteci olarak ‘gazetecilik faaliyetinde bulunduğu’ iddiası ile ilgili olmadığının altını çizmek ister. Dosyadaki bilgi ve belgeler, yazıları ve sosyal medya paylaşımları dikkate alındığında, başvurucu Türkiye Cumhuriyeti’ni ve kurumlarını terör örgütlerine destek veren bir devlet gibi yansıtmış, ayrıca terör örgütünün bilhassa Türkiye’nin doğru ve güneydoğu bölgelerinde şiddet içeren eylemleri karşısında devletin terörü önlemeye ve kamu düzenini yeniden tesis etmeye yönelik faaliyetlerini şiddetin kaynağı olarak tasvir etmiştir. Dolayısıyla başvurucu, terörü öven ve şiddeti meşrulaştıran fiillerde bulunmuştur”

Ahmet Şık’ın terör örgütlerinin eylemlerini destekler nitelikte yayınlar yaptığı, sosyal medya sitelerindeki paylaşımlarında devleti “katil”, güvenlik güçlerininin meşru operasyonlarını da terör faaliyetiymiş gibi göstermenin bulunduğu iddianamede, Şık’ın bu şekilde “kaos ortamı yaratmayı amaçladığı” ifade edildi.

Tutuklu gazeteci Ahmet Şık daha önce kendisine yönelik suçlamalara şu ifadeler ile yanıt vermişti.