Basın davalarının avukatları: Öngörülemez bir dönem yaşıyoruz

 

Türkiye'de basın davalarına bakan avukatlar, müvekkillerine tavsiyede bulunamadıklarını söylüyor. Buna neden olarak da, gazetecilerin bu dönemde hangi haberlerinden dolayı ve hangi yasa kapsamında suçlanabileceklerinin belirsizliğine işaret ediyorlar.

Türkiye Gazeteciler Sendikası avukatlarından Ülkü Şahin bunun nedeni olarak "öngörülebilirliğin bulunmamasını" gösteriyor. Şahin, "Şundan dolayı gözaltına alınmazsınız) ya da (haberinizde şuna dikkat edin) demek ne yazık ki mümkün değil" değerlendirmesini yapıyor.

Odatv Genel Yayın Yönetmeni Pehlivan'ın tutuklanmadan önce yaptığı savunmadaki "Odatv’nin genel yayın yönetmeni değil de Sabah Gazetesi’nin bir çalışanı olsaydım bu sanık sandalyesinde karşınızda olmazdım" sözleri de gazetecilerin son dönemde hukuk karşısında içinde bulundukları durumu yansıtıyor.

Deneyimli yargı muhabiri ve T24 yazarı Gökçer Tahincioğlu da ortada bir "kaos" olduğunu düşünen isimler arasında. Tahincioğlu, çoğu gazetecinin Basın Kanunu ya da Türk Ceza Kanunu (TCK) maddelerini çok iyi bildiğini ancak suçlamaların konjonktüre göre değişebildiğine dikkat çekerek, "Ben Türkiye’de gazetecilerin durumunu şuna benzetiyorum; spot ışıkları senin yüzüne doğru çevrildiğin an başına her şey gelebilir" tespitinde bulunuyor. 

DW Türkçe'de yer alan habere göre, deneyimli hukukçu Turgut Kazan ise bu yaşananların aslında hukukçuların değil siyaset bilimcilerin alanına girdiğini belirterek, "Hukuk bir değerdir. Hukuk ya vardır, ya da yoktur. Türkiye'de ise hukukun zerresi kalmamıştır" diyor. Kazan, bir "korku imparatorluğu" yaratma süreci içinde olunduğunu savunarak, gelişmeleri bundan "8-10 yıl önce FETÖ savcıları tarafından başlatılan yargılama" süreçlerine benzetiyor.

Sığınmacıları takip eden muhabirlerin askeri alana girdikleri gerekçesiyle gözaltına alındıklarını hatırlatan TGS avukatı Ülkü Şahin, oysa sığınmacıların da yine bu alanda olduğunu ve haber takibi için muhabirlerin de o bölgeye girmesinin normal koşullarda mesleki bir refleks olduğunu belirtiyor. Şahin, haber takibi esnasında yakalama ve gözaltı işlemine maruz kalan gazetecilerin basın mensubu olduklarını gösteren basın kartı, Uluslararası Basın Kartı (IFJ), sendika veya işyeri kimlik kartlarını polislere göstermelerini de tavsiye ediyor.

Şahin, gözaltına alınma durumunda ise yapılacakların başında vakit geçirmeden bir avukata başvurmak olduğunu; gözaltı ve eğer varsa arama kararının mutlaka görülmesi gerektiğini vurguluyor.

Avukat Şahin, gözaltına alınan gazeteci ile avukatı yokken görüşme yapmak isteyebileceklerini ancak bu hukuka aykırı olduğu için kabul edilmemesi gerektiğini söyleyerek, "Yakalama, gözaltı veya arama işleminden sonra tutulacak tutanaklara ayrıca dikkat etmek gerek. Gerekirse imzadan imtina edilebilir veya şerh düşülebilir" diyor.

Gazetecinin ifadesini verirken yanında mutlaka bir avukat bulundurması gerektiğini söyleyen hukukçular, buna ek olarak gözaltına alınan kişinin yakınlarına haber verme, yakalanma veya gözaltına alınma nedeni konusunda bilgilendirilme isteme, susma, itiraz etme gibi haklar bulunduğunu da anımsatıyor.

Ankara Barosu Hukuk Araştırmaları Merkezi Başkanı Doğan Erkan, ifade özgürlüğünün nispi bir hak olduğunu ve bazı durumlarda sınırlandırılabileceğini söylerken, ancak bunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) göre "dar çerçevede" yorumlanması gerektiğini vurguluyor.

Erkan, vefat eden MİT mensubu ile ilgili haberleri bu açıdan değerlendirirken, gazeteciler için verilen tutuklama kararının geniş bir yorumlama olduğunu belirterek, şunları söylüyor:

"Bu haberlerle ilgili mesela belki sadece habere erişim durdurulabilirdi. Kamu güvenliğini açık bir tehlikeye atan bir durum yok. MİT kanununa göre mensuplarının kimlikleri yayınlanamaz ama bu maddenin AİHS'ne göre dar yorumlanması gerekir."

Erkan, daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin benzer bir davada "aleniyet kazanması durumunda" devlet sırrı niteliğinde ve yayımlanması ulusal güvenliğe aykırı olan bilgilerin yayınının engellenmesinin AİHS’ne aykırı olduğu yönünde karar aldığını hatırlatıyor.