Mar 23 2018

Basın meslek örgütleri: Seçimlerden önce 'saha temizliği' yapılıyor

Türkiye’de bu hafta meydana gelen iki gelişme özellikle gazeteciler tarafından yoğun eleştirilere neden olmaya devam devam ediyor: İnternete RTÜK denetimi getiren yasanın Meclis’ten geçmesi ve Doğan Medya Grubu’nun AKP’ye yakınlığıyla bilinen Demirören Grubu'na satılması.

İktidarın 2019 seçimlerinden önce saha temizliği yaptığını ve tekçilik anlayışına uygun tek medya ortamının yaratılmaya çalışıldığını öne süren gazeteci meslek örgütleri, mevcut keyfi uygulamaların artık yasal bir kılıfa sokulduğu görüşünde.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın-İş Sendikası Genel Başkanı ve gazeteci Faruk Eren, Perşembe günü kabul edilen düzenlemeyle Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK), internet üzerinden yayın yapan dijital platformların içeriğini denetleme kararına ilişkin, “Bu alanı da kendilerince zapturapt altına almaya çalışıyorlar. Ne kadar başarılı olacaklar önümüzdeki dönemde göreceğiz. Yeni nesil baskıcılardan daha zeki ve her türlü yasağı delebilecek zekaya sahip. Bu yasa da işe yaramayacak” değerlendirmesinde bulundu.

Eren’e göre baskı ve denetlemeye rağmen medya kendi mecrasında ilerlemeye devam edecek.

Yüzlerce gazetecinin hala hapiste olduğu Türkiye’de gerçekten gazetecilik yapmak isteyenler bir şekilde gerçekleri kamuoyuna duyurmanın yollarını bulacaklardır” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Sekreteri Mustafa Kuleli Türkiye’nin tarihinin en tek sesli döneminde olduğunu savunuyor.

“Haber ajansı sayısı daha fazla ama yine çoğunluk  Saray’ın denetiminde. Bunlara ek olarak bir de RTÜK denetimi getirildi. Bütün bunları düşündüğümüzde tek adam rejimine uygun bir medya ortamı düzenletilmek istendiğini görebiliriz” diyen Kuleli “Tüm bu sürecin başarılı olup olmayacağı muhalif kesimlere düşen sorumlulukla mümkündür” ifadesini kullandı.

Kuleli’ye göre  yasa “Türkiye’yi tek sese, tek renge, tek adama ve tek partiye boğma çabası.’’

Kuleli, ülkedeki 2 dağıtım şirketinin de Erdoğan’a yakın aileler tarafından yönetilmesinden yeteri kadar açıklayıcı olduğunu savunurken, “Belki o yüzden alternatif dağıtım kanalları inşa etmek gibi bir sorumluluk da önümüzde duruyor. Türkiye zaten gazete ile dergi dağıtımının çok pahalı ve çok zor olduğu bir ülke. Belki dijital kanallara, internet kanallarına yönelmek bu açıdan daha verimli olur” diye konuştu.