Gazeteciliğin yargıyla imtihanı: Eylül ayı basın özgürlüğü raporu açıklandı

Press in Arrest, Eylül ayı basın özgürlüğü raporunu açıkladı. Rapor, Türkiye’de basın özgürlüğünün geldiği karanlık noktayı bir kez daha gözler önüne seriyor. Rapora göre, bu ay içerisinde en az 7 ilde görülen otuz sekiz basın davasında, yirmisi kadın  altmış dört gazeteci hakim karşısına çıktı. Gazeteciler hakkında 7 kez ağırlaştırılmış müebbet ve dokuz yüz yetmiş yıl on aya kadar hapis cezası istendi. 

En az on bir gazeteci gözaltına alındı, ifadeye çağrıldı; hakkında soruşturma başlatıldı ve/veya suç duyurusunda bulunuldu.En az 3 gazeteci hakkında yeni dava açıldı.5 gazeteci tahliye edildi.2 gazeteci tutuklandı.

Raporda Eylül ayında dikkat çeken bazı hususlar şu şekilde:

“Gazeteciler haklarında 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve en az üç yüz yetmiş altı yıl on bir aydan dokuz yüz yetmiş yıl on  aya kadar hapis cezası talep edilen davalarda yargılandı.

 3 gazeteci hakkında açılan tazminat davalarında, davacılar, gazetecilerden toplamda 340 bin TL manevi tazminat talep etti.

6 gazeteci birden farklı davada yargılandı.

Gazetecilerin yargılandığı 38 davadan 21’i ağır ceza mahkemesinde, on üçü asliye ceza mahkemesinde, 3’ü ise asliye hukuk mahkemesinde görüldü.”

Raporda dikkat çeken bir başka husus, 2020-2021 adli yılın başlamasıyla birlikte adliyelerde daha önce kaldırılan bir uygulamaya geri dönüldüğüne dair. Buna göre; savcıların asliye ceza mahkemeleri yargılamalarına katılmalarının önü açıldı. Asliye ceza mahkemelerinde görülen On üç ayrı davada yargılanan on beş gazeteci tıpkı ağır ceza mahkemelerinde olduğu gibi; duruşma salonlarında hakim kürsüsüyle eşit seviyede oturan savcılar karşısında  basın ve ifade özgürlüklerini savunmak zorunda kaldı.

Covid-19 pandemisi nedeniyle  Raporda on üç gazetecinin yargılandığı 9 davada, gözlemciler; hakimler tarafından “Koronavirüs salgını” gerekçe gösterilerek duruşma salonuna alınmadı. 

5 gazetecinin yargılandığı 5 davanın, eylül ayında görülen duruşması; polis veya özel güvenlik görevlilerinin gözetiminde görüldü. En az on üç davada mahkeme heyeti değişti.

Eylül ayında, en az  gazeteci 5 farklı kanun kapsamındaki suçlamalar karşısında yargılandı:

“Elli dört gazeteci Türk Ceza Kanunu, kırk beş gazeteci Terörle Mücadele Kanunu’nun çeşitli maddeleri uyarınca suçlandı.

Kırk üç gazeteci hakkındaki suçlama ise hem Terörle Mücadele Kanunu hem de Türk Ceza Kanunu maddelerine göre oluşturuldu.

7 gazeteci hakkında Türk Ceza Kanunu ve MİT Kanunu maddeleri uyarınca hapis cezası talep edildi.

1 gazeteci Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu uyarınca, 1 gazeteci ise Bankacılık Kanunu’nu ihlal ettikleri iddiasıyla yargılandı.

3 gazeteci, haklarındaki manevi tazminat davalarında yargılandı.

Yirmi dört gazeteci ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlaması karşısında savunma yaptı.”

Eylül ayında gazeteciler en çok, Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddeleri uyarınca, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması karşısında hakim karşısına çıktı.

Yirmi bir gazeteci ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçlaması ile yargılandı.”

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz