Haz 30 2018

Fehmi Koru: Endişeliyim ortam daha da kirletilebilir

Türkiye 24 haziran seçimlerini geride bıraktı ve şimdi herkes büyük bir merakla yeni sistemin nasıl olacağını, kimlerin yer alacağını, yeni rejimin nasıl işleyeceğini merak ediyor. Parlamenter sistem artık sona erdi, yeni yönetimde yer almak isteyenler de sert çıkışlarda bulunuyor.

Özellikle muhalefete yönelik tehditlere varan açıklamalar duyuluyor. Gazeteci Fehmi Koru, bu sürecin oldukça hızlı bir şekilde atlatılması gerektiğini düşünüyor ve “Ortam daha da kirletilebilir diye endişe duyuyorum” diyor.

Fehmi Koru kendi kişisel sayfasında yayınlanan bugünkü (30 haziran tarihli) yazısında bu konuya değiniyor. Yazının özeti şöyle:

“Keşke öyle bir hafta-10 gün beklenmeden yeni sistemin gerekleri hemen yerine getirilebilse ve kurullar oluşturulup atanacak isimlerle yeni tarzdaki hükümet çalışmalarına derhal başlansa…

Süre uzadıkça yeni sistemde de yer edinmek isteyenlerin sivri çıkışları ve seçim sonuçlarını destekledikleri parti açısından ‘zafer’ olarak gören birilerinin sözlü ve yazılı aşırılıkları ortamı kirletiyor.

Ortam daha da kirletilebilir diye endişe duyuyorum...

Seçimin galiplerinin sandıkta başarısızlığı bir kez daha tescillenmiş rakip partiyi ‘devlet ve millet düşmanı’ ilan etmek anlamına gelen yakıştırmalar yapmalarının zamanı mı şimdi?

Ya da, yeni dönemde kendilerinden daha fazla hizmet alınabilecek iktidara yakın kadroları hallaç pamuğu gibi atacak ve iktidarın kendisini töhmet altında bırakacak bir savurganlığın yeri mi? Safları genişleterek sıklaştırmak gerekirken hem de…

İktidarın destekçisi siyasi partinin ‘af’ teklifini gündemde tuttuğu bir sırada, bunu fırsat bilip ‘toplumsal uzlaşma’ arayışını devreye sokmak varken ortamı daha da kızıştıracak girişimler akıl kârı mı?

Oysa şimdi referandumda kapısı aralanmış, Pazar günü yapılan seçimde aynı kapının sonuna kadar açılmasıyla başarıya ulaşması için çaba gösterilmesi gereken yeni sistemi en sağlam biçimde çalıştırmanın zamanı.

Yapılması gereken de, ülke içi ve dışı bütün değerlerden yararlanmak…

Hem de bu yola girilmesini sağlayan ve kapıyı da ardına kadar açmayı destekleyen kitleleri yaptıklarından dolayı mutlu edecek, bu arada yapılmak isteneni doğru bulmayan, karşı çıkan, oyunu vermeyen bir o kadar kalabalık kitleyi de yanlış düşündüğüne sevk edecek tarzda ve dikkatleri dağıtmadan bunu yapmak…

Sevindirik olmanın ve lüzumsuz işlerle günün değerini düşürmenin ne gereği var?”