Eyl 11 2019

İbrahim Kahveci: Batık krediler ve banka karları

Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu krizden çıkış için iktidarın aldığı tedbirler pek de çözüm olamıyor. Ekonomide en önemli sorunlardan biri de batık krediler ve banka karları konusu.

Bugünkü köşesini bu konuya ayıran Karar yazarı İbrahim Kahveci "Kâğıt üstünde bir düzen kurduk ve öylece gidiyoruz. Kâğıttan kalelerimiz inşallah yıkılmaz" sözleriyle başlıyor. 

"Mesela ülkemiz ekonomik büyüklüğü bize küçük geldi ve hesap yöntemlerini değiştirdik" diyen Kahveci devam ediyor: 

"2006 yılında GSYH tutarı 400 milyar 048 milyon dolardı. Aldık kâğıdı kalemi elimize ve dedik ki, artık 2006 yılı GSYH tutarımız 526 milyar 429 milyon dolardır.

Kâğıt bizde-kalem bizde: Yazdık ve kâğıt üstünde ülke gelirimizi aynı yıl için 126 milyar dolar artırdık. (Not: Bu ilk GSYH revizyonu aslında eski yıllara da aynı oranlara yakın yansıdı)

Geldik 2015 yılına: 2006 yılında 126 milyar dolar artırılan GSYH tutarını bir kez daha revizyona tabi tuttuk. Bu sefer de 719 milyar 620 milyon dolar olan GSYH tutarını 861 milyar 879 milyon dolara yükselttik.

Kâğıt bizde-kalem bizde: Yazdık ve kâğıt üstünde ülke gelirimizi aynı yıl için 142 milyar dolar artırdık. (Not: Bu ikinci GSYH revizyonunda eski yıllara gittikçe revizyon farkı hızla azaldı. Öyle oldu ki sanki revizyon farkının nerede ise tamamı AK Parti döneminde ortaya çıkmış oldu.)

Ve çıktık meydanlara, seslendik millete: “Ekonomiyi 3 kat büyüttük.”

İbrahim Kahveci'ye göre, kâğıt üstünde kurduğumuz kaleler giderek artıyor. Kahveci "Her gün yeni bir kale inşa ediyoruz" dedikten sonra şunları yazıyor:

"Mesela bu yılın başlarında “Telkin Piyasası” oluşturduk. Bankalara mevduata fazla faiz vermeyin dedik. Elbette bankalara başka telkinlerimiz de oldu... Velhasıl mart ayının sonlarına doğru o kurduğumuz telkin piyasası da çöktü. Kısa vadeli tahvil faizleri yüzde 18’lerden yüzde 26’lara yükselirken, dolar kuru da 5,40’lardan 6,20’lere yükseldi."

Kâğıttan kalelerin çok olduğunu dile getiren İbrahim Kahveci, son meselenin "bankaların doğalgaz termik santrallerine verdiği batık krediler ya da tahsili zorda krediler..." olduğunu belirtiyor. 

Yazıda verilen bilgilere göre, bankalar bu yılın ilk yedi ayında 28,2 milyar lira net kâr elde ettiler. Önceki yılın aynı döneminde bu kâr 33,6 milyar liraydı.

Peki bankaların kârı neden düştü?

"Aslında bankalar geçen yıla göre faiz gelirlerini yüzde 35,8 oranı ile enflasyonun oldukça üzerinde artırarak 249,4 milyar liraya yükseltiyorlar. Fakat faiz giderleri de yüzde 57,1 artışla 163,8 milyar liraya çıkıyor. Ve net faiz geliri sadece ve sadece yüzde 7,9 artışla 85,6 milyar lira oluyor.

Ama asıl mesele takipteki alacaklar. Ayrılan karşılık geçen yıl 13,9 milyar liradan 26,3 milyar liraya yükseliyor. Böylece ‘takip sonrası’ faiz kârı yüzde 9,4 düşüşle 59,3 milyar lira oluyor. Gerçi bankalarımız kaybolan kârı kapatma yolunu da iyi biliyor. Komisyon ve ücretler geliri yeniden hortluyor ve 41,5 milyar liradan 63,8 milyar liraya yükseliyor. Ama buradaki kârı da sermaye piyasası işlemlerinden doğan zarar götürüyor."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz