Oca 15 2018

Turizmci kredi batağına saplandı

 

Türkiye’de tatil yapan yabancı turistlerin kişibaşı ortalama harcaması 2002 yılında 715 dolardı. Birbiri ardına açılan lüks ve yeni tesisler daha sonraki yıllarda bu rakamı çok fazla değiştiremedi ve yıllar boyu bu rakam 700 dolarlar civarında kaldı.

En yüksek seviye 2014’te 775 dolarla yakalandı. 2015 yılında 715 dolara, 2016’da 633 dolara, 2017’de ise 615 dolarla tarihin en düşük seviyesine indi.

Yani Türkiye her ne kadar milyar dolarlık tesisler kurup dünyanın çoğu turizm ülkesinde olmayan kalitede tesisler açsa da kişibaşı turizm gelirleri artmadı, düştü. İstediği bol para harcayan turisti bir türlü bulamadı. Özellikle Batı ile siyasi gerilimin zirve yaptığı son yıllarda. Peki bu geriye gidiş nereden kaynaklanıyor?

Dünya’dan Tevfik Güngör, eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel’in bir yazısından aktarma yaparak konuya değinmiş. Güngör’ün görüşlerini verdiği Yücel, turizm sektöründe müşteri profilindeki değişimin, turizm gelirlerinin düşmesine yol açtığına dikkat çekiyor.

Yücel ‘Giriş sayıları ve gelir açısından kötü denecek kadar verimsiz geçen 2017 sezonunun ardından, bir bölümü zorlama izlenimi uyandıran hayli iyimser beklentilerle 2018 yılına girdik’ diyor.

Türkiye’nin ucuz tatil ülkesi olarak tanıtılmaya başlandığını kaydeden Yücel, bunun Türkiye’nin farklı bir tatil segmentine doğru sürüklendiğinin göstergesi olduğunu belirtiyor. Yücel Rusya ve Arap ülkelerinden ucuz turist geldiğini, rakiplerimize göre en yeni ve en lüks tesislerde ucuzcu turist ağırlayarak para kazanmaya çalıştığımızı ifade ediyor.

Güngör ise Yücel’in tespitleri üzerine turizm sektörünün son yıllarda büyük sarsıntı geçirdiğini belirterek, ‘Sarsıntı geçiren sektörün borç ödemesinde zorlanması normaldir. Bankaların sarsıntı geçiren sektörlere kredi verirken daha dikkatli davranmaları normaldir’ sözleriyle sektörün kredi sorunlarını dile getiriyor.

Ancak turizm sektöründe kredilerdeki hızlı artışa karşın problemli kredi oranlarının düşük olduğunu da vurguluyor. Yazar bu konuyu şu sözlerle açıklıyor:

‘Kredilerdeki artışa, takipteki kredi oranlarına bakılırsa, turizm sektörü ekonominin en sağlıklı, en çok para kazanan sektörü. Bu nedenle bankaların gözdesi. Ne var ki, gerçek başka. Kredi vadesi geldiğinde borç ana para taksitleri ve faiz yükleri ile birlikte krediler yenileniliyor.

Ana paraya eklenen vadesi gelen taksitler ve faizler nedeniyle kredi rakamları büyüyor. Turizm kredileri yıldan yıla artmış görünümü ortaya çıkıyor. Turizm kredilerinde takipteki kredi oranının diğer kredilerdekinden düşük olduğu görünümü ortaya çıkıyor.’