Akit yazarından Berat Albayrak'a: 'Cehalet ve ihanet kıskacında' yanıtı

ABD'li danışmanlık şirketi McKinsey'in Türkiye ekonomisinin yönetiminde söz sahibi haline getirilmesine AKP medyasından tepki gelmeye devam ediyor.

Yeni Akit Gazetesi yazarı Ali Osman Aydın, Berat Albayrak'ın birkaç gün önce McKinsey eleştirisi yapanlara yönelik sarf ettiği, "Yapılan yorumlar cehaletten değilse ihanettir!" sözlerini üstü kapalı bir şekilde eleştirdi. 

5 Ekim tarihli, "Cehalet ve İhanet kıskacında" başlıklı yazısında Aydın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a oy veren yakın çevresinin bile son gelişmelerden duyduğu rahatsızlığı şu satırlarla aktardı:

"Erdal amca… Bakkalımız… 65 yaşında. 4 oğlu da askerlik yapmış. Siyasete girdiğinden beri Recep Tayyip Erdoğan markasına oy veriyor. Son gelişmelerden, artan fiyatlardan, müşteri memnuniyetsizliğinden rahatsız. 'Keşke şu McKinsey denilen Amerikan şirketiyle çalışmasalardı' diyor."

Benzer şekilde düşünen ve AKP'ye oy vermiş kişilerin görüşlerini köşesine taşıyan Aydın, "Bula bula Amerikan şirketini mi buldular danışmanlık yaptıracak, yerli şirketler yok mu bu işi yapacak" eleştirilerine dikkat çekti. 

Eleştiride bulunanların hepsinin Erdoğan'a oy verdiğini, onun emriyle dolarlarını bozduran insanlar olduklarına vurgu yapan Aydın, yazısını şöyle sürdürdü:"

"Ey Amerika! Ey Avrupa! nidalarına her zaman, hasbi bir şekilde destek oldular.

Vergilerini ödediler, askerliklerini yaptılar, oy kullandılar…

Yine unutmadan bu insanların neredeyse tamamı 15 Temmuz’da, hem de henüz 'Meydanlara çıkın' diye bir açıklama yapılmamışken, sokaklara çıktılar…

Fakat bu insanların 'ihanet' içinde oldukları söyleniyor…Hayır, terör örgütleriyle bağlantılı oldukları için değil…

Siyaset kurumu, McKinsey ile yapılan anlaşmayı eleştirenleri 'cehalet' veya 'ihanet' denklemine hapsettiği için.

Yani siyaset, “Ben şu nedenlerle McKinsey firmasıyla anlaştım” dedikten sonra birileri hala yorum yapıyorsa onlar ihanet içinde olmuş oluyorlar…

Bu kadar basit…"

Kimsenin bir başkası gibi düşünmek zorunda olmadığını ifade eden Aydın, "Siyasetin görevi özgür düşüncenin ifade edilerek gelişmesine alan açmak ve söylenen şeylere toleransla yaklaşarak halkın taleplerini anlamaya çalışmaktır" satırlarının ardından, ihanet suçlamalarıyla ilgili şu görüşlerini paylaştı:

"Özgürce düşünmek ve düşüncenin nasıl isteniyorsa öyle ifade edilmesi siyaset tarafından insanlara bahşedilmiş bir hak değildir. Bilakis, dini referanslarımızın, yüzlerce yıllık modernleşme sürecimizin bir sonucudur ve bedeli ödenmiştir.

Siyasetin aldığı hayati kararları eleştirmek, tartışmak vergisini veren, oy kullanan her yurttaşın en doğal hakkıdır. 'Ekonomik gerçekler, uluslararası dengeler' söylemiyle insanların alınan kararları sorgulamadan kabul etmesini beklemek, sorgulayanları 'cahil ya da hain' ilan etmek, en küçük eleştiride 'beka' ürpertisi duymak, eleştiriyi 'algı operasyonu' olarak görmek sağlık belirtisi değildir. Hele de alınan kararlar tarz-ı siyasetinizle, söylemlerinizle aleni bir şekilde çelişiyorsa insanlar bu çelişkiye dikkat çekmek durumundadırlar. Bu demokratik toplumun gereğidir... Ayrıca İbn Haldun’dan bir hatırlatma yapmak gerekirse, iktisadi teşebbüs ancak özgür ortamda meydana gelebilir.

Dolayısıyla ayrıştıran, yok sayan, yaftalayan 'cehalet ve ihanet' denklemi ifadesi ağır ve kabul edilemez bir ithamdır. Vatanını seven, vergisini veren, hayatında çöp kovasını bile devirmemiş yukarıda hikayelerine yer verdiğimiz insanlar, sadece düşüncelerini paylaştılar diye neye ihanet etmiş olabilirler acaba?

Siyaset bunun cevabını vermelidir…"

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar