Biden yetkilisinden ilk Berat Albayrak açıklaması: 'Gerçekler üst üste binince...'

Joe Biden yönetiminde üst düzey yetki alması beklenen eski Obama yönetimi yetkilisi Michael Carpenter, katıldığı bir online konferansta Türkiye'nin bölgedeki faaliyetlerinin ''yeni ABD yönetiminin en başından itibaren dikkat harcaması gereken bir dizi problem oluşturduğunu'' ve bu ''rahatsız edici'' unsurların transatlantik ilişkilerde ABD ile AB arasında bir koordine gerektirdiğini söyledi.

Obama döneminde Savunma Bakanlığı yardımcılığı da yapan Carpenter, Türkiye'nin ''sorumsuzca ve agresif şekilde hareket ederek ortak çıkarları aşındırdığını'' da kaydetti.

Toplantıda AB'nin ABD Büyükelçisi Stavros Lambrinidis, ABD'nin Yunanistan Büyükelçisi Geoffrey Pyatt ve Fransa'nın AB işleri eski bakanı Nathalie Loiseau da bulundu ve Biden döneminde AB ile ABD ilişkileri masaya yatırıldı, zorluklara karşı işbirliği mesajları verildi. Obama döneminde Savunma Bakanlığı görevinden sonra Biden Merkezi Diplomasi ve Global İlişkiler Müdürü olan Carpenter, ''sorumsuzca'' olarak niteliği Erdoğan'ın Nagorno-Karabağ, Libya, Doğu Akdeniz ve S-400 hava savunma sistemlerini satın almak gibi politikaların bir müttefike yaraşır hareketler olmadığını vurguladı.

Carpenter, Türkiye'nin şu anda liranın değerini kaybetmesi ve Berat Albayrak'ın istifası gibi bazı sorunlarla meşgul olduğunu, Albayrak istifası sonrası liranın değerinin yükseldiğini hatırlattı ve Türkiye'nin açık pazar ve açık ticaret koşullarına mecbur olmasının ABD ve AB için ''başlangıç noktası'' imkanı verdiğini söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Türkiye'nin Gümrük Birliği'nden atılması fikrinin karmaşık bir sorunu balyozla çözmeye benzeten Carpenter, bu alanlarda Atlantik ülkelerinin etkisinin Türkiye'ye karşı kullanılabileceğini söyledi.

Carpenter ''ambargo uygulayarak, bir çeşit ekonomik çöküntü veya sonuçları'' arayarak son nokta olarak ''Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak istemiyoruz'' dedikten sonra böyle bir durumun Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ''agresif taktik ve saldırgan retoriğini'' daha da artıracağını söyledi.

Carpenter'in Erdoğan'ın ''agresif'' ve ''sorumsuzca'' olarak nitelendirdiği adımlarına karşı çözümü ise ABD ile Avrupa Birliği bloklarının beraber ''koordineli'' hareket etmesi. Carpenter, Türkiye'nin tekrar Batı'ya geri gelebilmesi için pozitif teşviklerin yanında görülmesi istenmeyen Türkiye politikaları için de negatif faturanın çıkarılması gerektiğini söyledi.

Türkiye ile dürüst bir görüşmenin yapılması gerektiğini söyleyen Carpenter, bunları ABD'nin tek başına yapamayacağını, aynı şekilde Almanya ve Fransa'nın da karışık ve çok sorunlu sorunları tek başına çözemeyeceğini savundu.

Carpenter, tekli tehditler yerine Erdoğan'ı ikna için NATO üyeleri ''ortak cephe'' oluşturmalı ve ''ortaklık için yer var ama daha agresif politika izlersen bunun negatif sonuçları da var demeli" dedi.

Albayrak'ın görevden ayrılışı hakkında ise bu durumun ''gerçekler üst üste birikince, politikaların ve görevlileri yeniden değerlendirme arzusuna götürme işareti olabilir'' dedi. Bu fikirlerin test edilmesi gereken Carpenter, bütün bu sorunların potansiyel olarak iyileştirilmesinin mümkün olabileceğini ama koordineli bir cevap gerektiğini tekrar etti.

Fransız eski bakan Loiseau ise ABD ve AB'nin pozitif gündem mantrasıyla çok şey yapmaya çalıştığını ama sonunda pek bir sonuç çıkmadığının altını çizdi ve Türkiye'nin eski Türkiye olmadığını, ''otoriter bir rejiime döndüğünü ve fikirleri nedeniyle on binlerce insanın hapis yattığını söyledi.

ABD'nin Atina Büyükeçisi Pyatt, transatlantik ilişkilerde yakalanması istenen dinamiğin Türkiye'nin davranışlarını değiştirmesi olduğunu söyledi.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.