Tem 11 2018

Damat elektrikçileri batırıp da gitmiş!

Önce Galatasaray eski Başkanı Ünal Aysal’ın 750 milyon dolar, ardından Ege bölgesi merkezli Bereket Enerji’nin 4 milyar dolarlık borçları nedeniyle bankalardan yapılandırma istemesi, enerji sektöründe işlerin iyi gitmediğini gösteriyordu.

Ancak son yıllarda Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’a bağlı Enerji Bakanlılığı’nın kontrolünde bulunan yaklaşık 100 milyar dolarlık sektörün büsbütün çöküşün eşiğinde bulunduğu çok da fazla dikkate alınmadı.

Bakan Albayrak çalışmaları nedeniyle kabinede tüm ekonominin başına getirilerek ödüllendirilirken enerji sektörü ise çöküşten nasıl kurtulacağının hesaplarını yapıyor.

Bloomberg’de yayınlanan bir analiz Türk enerji sektörünün zamanında çözülmeyen sorunlar nedeniyle büsbütün bir krizde bulunduğunu ve bu krizin devlet ve halk tarafından ödenecek bir maliyet potansiyeli taşıdığını ortaya koydu.

Ajans’ta yer alan habere göre son 15 yılda 95 milyar dolarlık yatırım yapan ve bu nedenle bankalara hala 51 milyar dolar borcu olan sektör, kur yükselişi ve elektrik fiyatlarına yapılan devlet baskısı (seçim öncesi zamların geciktirilmesi) nedeniyle keskin bir darboğaza girdi.

Enerji sektöründe yaşanan borç problemleri sadece sektörü değil aldıkları krediyi finanse eden bankalar için de hayati bir konu oldu. Sektör tek başına reel sektörün yurtdışından aldığı dış borçların yüzde 15’ini tek başına üstleniyor ve bankaların kredi açtığı dördüncü büyük iş kolu durumunda.

Bloomberg’e görüş veren Enerji Üreticileri Derneği Başkanı Cem Aşık, bulundukları açmazı şu sözlerle dile getiriyor:

‘Herhangi bir enerji satın alma anlaşması olmayan enerji santrallerinin, kredileri için her yıl bankalara yaklaşık 3 milyar dolar geri ödeme yükümlülüğü var. Bu rakam, ürettikleri nakit miktarından neredeyse 2,5 milyar dolar daha fazla.

Belirli kriterleri karşılayan enerji santrallerinin masraflarının elektrik fiyatını aşması halinde hükümet tarafından tazmin edilmesini bekliyoruz. Ancak konuyla ilgili düzenlemeler bu zararların tüketici ve diğer şirketler tarafından tazminini içeriyor.’

Yapılan değerlenmede Türkiye’de artan döviz kurlarının borçlu durumdaki şirketlerin finansal durumlarını hızla bozduğu belirtildi. Ayrıca elektrik fiyatlarının karar verici konumdaki devlet kurumları tarafından sürekli olarak baskılanmasına da dikkat çekiliyor.

Ajans, Hükümetin aracılık ettiği elektrik piyasasında ortalama elektrik fiyatlarının Mayıs ayı sonunda 45 dolara indiğini, bunun 2010’daki 81 doların neredeyse yarısı olduğunu kaydetti. Bu nedenle Unitim ve Bereket Enerji gibi şirketlerin bankalarla pazarlığa oturmak zorunda kaldığı kaydedildi.

TÜSİAD Baş ekonomisti Zümrüt İmamoğlu, ‘Son yıllarda liradaki değer kaybı beklenmedik. Ama bu tek faktör değildi. Döviz kurundan dolayı maliyetler artarken, şirketler devlet düzenlemeleri ve fiyat tavanları nedeniyle fiyatlarını ayarlayamadı ve bu da finansal sorunlara neden oldu’ dedi.

Öte yandan mali danışmanlık firması Boston Consulting’in raporuna göre Hükümetle birlikte satın alma garantisi ya da uzun vadeli anlaşmalara sahip olan üreticilerin, bankalara yılda yaklaşık 4 milyar dolar geri ödemekle yükümlü olduğu vurgulandı.

TÜSİAD için hazırlanan bir raporda, enerji şirketlerinin ana borcun geri ödenmesi için yılda 4.3 milyar dolar ve ödenmemiş borçları için 2,6 milyar dolarlık bir faiz ödemesi gerektiği ortaya çıktı.

Bu rakam da eklendiğinde sektörün toplamda ödemek zorunda olduğu kredi miktarının yıllık 9.3 milyar dolar gibi önemli bir seviyeye ulaştığı görüldü.

TÜSİAD’dan İmamoğlu söz konusu krediler için  ‘Yeniden yapılanma sorunları çözüyorsa bu iyi olur. Ama eğer sorunu sadece öteliyorsa, burada haledilmesi gereken bir problem var’ diye konuştu.