Ara 14 2017

Beştepe'nin danışmanları arasındaki çekişme istifa getirdi

 

Beştepe'de kapalı kapılar ardında cereyan eden güç mücadelesi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ekonomi başdanışmanı Bülent Gedikli'nin istifası ile ilk kez bu kadar su yüzüne çıkmış oldu. 

Gedikli, üç ay önce Habertürk TV'deki bir programda, Erdoğan'ın bir diğer ekonomi danışmanı Cemil Ertem'in, "Kur seviyesine düşük demek yanlış" açıklamasına binaen, "Arkadaşımız biraz tecrübesiz" açıklaması yapmıştı. 

Gedikli'nin Twitter hesabından yaptığı açıklama da, ayrılmasının normal bir sürecin parçası değil bir siyasi iç çekişmenin sonucu olduğunu ortaya koyacak türdendi. 

O mesajında Gedikli, "Siyasetimizi koltuklarda değil sahada üreterek daha aktif yapacağız" diyerek, bir nevi "koltuk sevdası"na vurgu yaptı. Bu da danışmanlar arasındaki gerilim ve çekişmenin boyutunun sanılandan daha büyük olduğu izlenimi uyandırdı. 

Yeniçağ Gazetesi köşe yazarı Ahmet Takan özellikle son yazılarında "Saray'da şiddetli kavga olduğunu" iddia ediyordu.

Takan, 7 Eylül 2017 tarihli yazısında, Beştepe'de "tekmeleşmeye" varan tartışma ve kavgalar yaşandığını ve "metal yorgunluğu" söylemi üzerinden danışmanların birbirine girdiğini aktarıyordu. 

Takan'ın o dönem kulis bilgisi olarak aktardığı olayların gerçekliği bugün gelen istifa ile doğrulanmış oldu. 

O yazıda şunları söylüyordu Takan:

...Metal yorgunluğu"ndan başlayalım;

Bazı il başkanlarının ve teşkilatların ancak kapı arkalarında seslendirmeye cesaret ettiği "metal yorgunluğu bizde değil yukarıdakilerde" homurtuları sarayı çok rahatsız etmiş. R. Erdoğan'ın resmi başdanışman, danışman, gayri resmi danışmanları ve bürokrat halkaları ve klikleri fena şeklide birbirine girmiş durumda.

Erdoğan, ekonomi danışmanlarından çok sıkıntılıymış ve yeni bir ekonomi danışmanları kadrolaşmasına gidecekmiş. Kulağıma hazırlıkları fısıldayan saray danışmanı, "ekonomi başta olmak üzere diğer ekiplerde de metal yorgunluğu değişiklikleri olacak. Sizin meslekten bazı isimler de saraya yerleşmek için yoğun mesai veriyor.

Gedikli Twitter açıklamasının devamında şu cümleleri kullandı:

Öğlen yaptığım açıklamayı anlaşılır kılmak için Cumhurbaşkanı Başdanışmanlık görevimden bugün itibariyle ayrılıyorum. Bu yeni bir karar değildi.

KARDEMİR A.Ş yönetim kurulu üyeliği ve Sabahattin Zaim üniversitemizde, yani reel sektörde ve akademik hayatta daha güçlü, daha müreffeh, daha güzel bir Türkiye için üretmeye devam edeceğiz. Siyasetimizi koltuklarda değil sahada üreterek,öğreterek daha güçlendirmek için çalışarak yapacağız.Yani daha aktif,daha üretmemiz gereken bir dönem başlıyor. Başta 16 yıl önce birlikte AK Parti'mizi kurduğumuz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm yol arkadaşlarıma başarılar diliyorum.

İddialara göre, Cemil Ertem Erdoğan'ın bir başka başdanışmanı Yiğit Bulut aracılığıyla Saray'ın danışman kadrosuna dahil edildi ve Gedikli ile sürekli bir görüş ayrılığı içindeydiler.

Üç ay önce kamuoyunun önüne de taşınan tartışmada Gedikli, Ertem'in, "Dalgalı kur rejimi uyguladığımız için kur seviyesine düşük ve bu seviye tehlikeli demek yanlış" yorumu için Ertem'i "tecrübesiz" olarak nitelendirmişti. 

 

cemil ertem

 

Gedikli, bu tanımlamasının ardından da Twitter hesabından, görüş ayrılığının normal olduğunu, herkesin aynı düşünmeyeceğini yazmıştı. Gedikli'nin faiz konusunda da Erdoğan ile ters düştüğü gelen bilgiler arasında. Erdoğan'ın faizleri yükseltmemesi için Merkez Bankası üzerinde ciddi bir baskı uyguladığı biliniyor.

Gedikli'nin Twitter'dan yaptığı açıklama:

 

 

Gedikli'nin, Ertem ile ilgili sadece "tecrübesiz" demekle kalmamış aynı zamanda Ertem'in, "Dalgalı kur rejimi uyguladığımız için kur seviyesine düşük ve bu seviye tehlikeli demek yanlış" açıklamasıyla ilgili de hayli eleştirel bir yorum yapmıştı:

Arkadaşımız biraz tecrübesiz. Etrafındaki insanların da biraz şeyine gelmiş, öyle anlıyorum veya gazete haberlerinden okumuş olabilir, tam konuyu değerlendirdiğini de düşünmüyorum. Yaptığı açıklama da onu gösteriyor.

Biz burada bir kur seviyesi söylemiyoruz. İkinci nokta şudur, siyasiler her zaman Merkez Bankası ile ilgili açıklama yapar, çünkü MB, kanun gereği hükümet hedefleriyle uyumlu çalışmak zorunda. Öyle bir şey söylemiş ki sanki Merkez Bankası ayrı bir cumhuriyet. Türkiye Cumhuriyeti yanında başka bir cumhuriyetten bahsediyormuşuz gibi bir yaklaşım var. Ben bunu zaten doğru bulmuyorum ve yıllardan beri kavgasını verdiğimiz konu" yorumunu yapmıştı.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar