Gençler eğitim, iş hayatı ve ülkeyi terk etme tercihleri arasında sıkışıp kaldı

Yeni eğitim-öğretim yılı pek çok sorunla açıldı. Bir yanda çocuğu için okul kıyafeti alamadığı için bir babayı intihara sürükleyecek kadar keskin bir ekonomik kriz, öte yanda sürekli değişen sınav sistemleri içinde yönünü kaybeden, bu engelleri aşarak üniversiteye adım atsa bile bir kariyer hayal edemeyen yüz binlerce genç.

Ve bu sorunlar, lise ya da üniversite öğrencileri için farklılık göstermiyor. Lise öğrencileri, üniversite okusalar bile geleceğe dair olumlu hayaller kuramazken, bir yandan da lise öğrenimleri sonrasında iş hayatına atılarak hem kendileri hem de aileleri için bir gelir kapısı aralama tercihi arasında büyük bir bocalama yaşıyor.

Üniversiteye adım atan gençler ise, mezun olduktan sonra diplomalı işsizler kervanına katılma endişesi içinde ve olumlu bir tablo çizmekten hayli uzaklar.

Ahval hem lise hem de üniversite öğrencileri ile konuştu ve gençlerin gelecekten beklentilerini dinledi.

Açık öğretim lisesinde okuyan ve örgün öğretimden ayrıldığından beri taşeron firmalarda günlük işlerde çalışan Doğukan Turgut, çalışarak kazandığı paranın sadece kendisine yettiğini ve ailesine destek olamadığını belirtiyor.

Liseyi bitirdikten sonra üniversitede sosyoloji okuma hayali olduğunu ancak üniversitenin bir gelecek vaat etmediği bilincinde olan Turgut, “İş imkanım ve kariyerim olmayacak, buna rağmen o ortamı görmek, tanımak istiyorum. Birçok diplomalı arkadaşım var ama hiç biri okuduğu bölüm üzerinde çalışmıyor, hepsi başka işlerle meşgul” diyor.

 

 

Turgut, Türkiye’de sistemi değiştirmenin mümkün olduğunu, direnmeye devam edeceğini ifade ederek para varsa bu hayatta yaşanacağını ama para yoksa ve ailenin ekonomik durumu çok iyi değilse ayakta kalmanın zor olduğunu, tüm bu yaşananların gelecek kaygısını körüklediğini anlatıyor.

15 yaşında lise öğrencisi Hasan Kanturut ise, iktidarın eğitim politikalarını eleştirerek, eğitim hayatındaki sıkıntıları şöyle dile getiriyor:

“Gericiliğin en büyük örneğini okullarda bilimsel eğitimi kaldırmaları biyolojiden evrim kavramını çıkartmalarında gördük. Ben ileride hukuk okumak istiyorum, fakat sürekli olarak değişen sınav sistemi yüzünden hem sınav korkum hem gelecek kaygım büyüyor. Sınav kaygısı yüzünden bildiğimiz her şeyi unutuyoruz.

Okuduğum lisede hukuk için yeterli puanı alabileceğim bir eğitim görmüyorum bunun sebeplerinden birisi hem değişen müfredat hem de ihraçlar ile birlikte bu mesleğe ömürlerini vermiş, bilime inanan eğitimcilerin yerine atanan öğretmenlerin gelmesidir. Parasızlık nedeniyle başka bir yerde özel eğitim de alamadığım için kendi imkanlarım doğrultusunda ders çalışıp hukuk bölümüne yerleşebilmek istiyorum.”

Kocaeli Üniversitesinde bankacılık ve sigortacılık bölümü okuyan ikinci sınıf öğrencisi Uğur Çalışkan da eğitim gören öğrencilere büyük görevler düştüğünü ve bu sistemi değiştirmeleri gerektiğini söyleyerek şöyle devam ediyor:

“Ben doğrudan meslek lisesinden 2 senelik tercih ederek okula yerleştim. Meslek lisesi okuduğum için son senem stajla geçti ve stajımı bir fabrikada yapıyordum, aslında bu nedenle sınava hazırlanamadım ve 2 yıllık tercih ederek üniversiteye başladım.  Kendi istediğim bölümü okuduğum söylenemez, ailem ‘Bu bölümü oku, tanıdıklarımız var ileride işsiz kalmazsın’ dediği için bankacılık ve sigortacılık okumak durumunda kaldım.

İleride iş bulsam bile severek çalışacağım bir mesleğim olmayacak. Ülkede çok fazla işsiz var, kendimi kariyer yapabileceğim bir yerde göremiyorum. Yaz tatili döneminde bile işsiz kaldım ve bu benim kaygılarımı arttırıyor. Ben Kocaeli’de bir yurtta kalıyorum ve parasızlık nedeni ile okulu bırakma noktasına geldim. Ailemin ekonomik durumu çok iyi değil, parasız eğitim diyorlar ama yurt parası ödüyoruz, kitaplara, fotokopilere devasa paralar ödüyoruz.  Eğitim gören öğrencilere büyük görevler düşüyor, bu durumu değiştirmemiz gerekiyor.“

 

 

İstanbul Üniversitesi mütercim tercümanlık bölümü mezunu, part-time işlerde çalışan ancak kendi işini yapamayan Muhammet Hizmetçi, yaşanan krizlerin her şeye rağmen sorunların mücadele ile aşılabileceğini belirtiyor.

Uzunca bir süredir iş aradığını ancak iş arayanların sayısının çok fazla olduğunu söyleyen Hizmetçi, yayın evlerinde çeviri yapmak istediğini ancak maddi yetersizlikten bilgisayar alamadığı için çalışamadığını ekliyor.Hizmetçi yaşadığı sıkıntıları şu sözlerle anlatıyor:

“Bölümü isteyerek okudum, ancak bu sektörde genç çevirmenlere iş verilmiyor, verilse bile ucuz iş gücü ile çalıştırılarak sömürülüyor.”

 

 

Dil eğitimi aldığını, iyi derecede yabancı dil bildiğini söyleyen Hizmetçi, gençlerin dinamik olduğunu ve gerçekten güzel yaşamak istediğini kaydederek devam ediyor:

“Ekonomik geçim anlamında Türkiye’yi iyi bir yere koyamıyorum. Raporlara baktığımızda diplomalı işsizlerin oranı katlanarak artıyor. Çalışan kesimler ağır sömürüler altında çalışıyor. Yeni mezun arkadaşlarımız iş bulamadığında ülkeyi terk etmek istiyor.

Bu çöküntüler psikolojik yıkımları, aile tahribatlarını önümüze getiriyor. Bu dönemde insani ilişki bile kurabilmek çok önemli, bir çok kavram yitirilmiş durumda. Yaşanan durumu genellemeye vurduğumuzda genç işsizlerde büyük bir sorun ortaya çıkıyor.

Bir insan okul hayatı boyunca psikolojik çöküntülere uğruyor.  Topluma baktığımızda sosyal bir patlama olacağını düşünüyorum. Türkiye değişime en yakın ülke, iktidarın politik iflası yönetememe durumudur ve bir gün sosyal patlama yaşanacaktır.”

Son olarak Diyarbakır’da turizm ve otelcilik bölümü okuyan 19 yaşındaki  Sümeyye Yalçın da kadınların daha fazla sömürüldüğünü ve kadın olarak iş bulmanın daha zor olduğunun altını çiziyor.

Yalçın, şöyle devam ediyor:

“Şu an bir otelde staj görüyorum ancak mezun olduktan sonra iş bulamama kaygım var. Hem kadın olmanın getirdiği zorluklar, hem de ülkede yaşanan ekonomik kriz bütün sektörleri etkilemiş durumda. Şuan staj görmek zorundayım ve aldığım para ile geçimimi sağlayamıyorum, bu benim gibi çalışan kadınları da zorlayan bir durum.

Parayı beğenmediğimizde ise bizleri kapı dışarı ediyorlar. Açıkçası ülkenin içerisinde olduğu iflas hali biz kadınları da kaygılandırıyor, ileride ne olacağını ön görememekle birlikte yaşamın her an daha fazla zorlaştığını hissediyorum.”

 

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar