Şub 26 2018

Dünyaca ünlü fizikçi ‘uzaylılar’ı anlattı

Yıllardır bilim insanlarının üzerine araştırmalar yaptığı, farklı teorilerin ortaya atıldığı uzayla ilgili teknolojinin de gelişmesiyle her gün iyiden iyiye mesafe katediliyor.

Bu araştırmacıların başında Space X geliyor son yıllarda. Elon Musk’ın kurucusu olduğu şirket, son olarak bir spor elektrikli araba olan Tesla modelini yolladı uzaya.

İnsanların gelecekte burada yaşam sürebileceğini öne sürüyor şirket.

Öte yandan geçmişten bugüne bir şehir efsanesi olarak dolaşan ‘uzaylılar’la ilgili de pek çok iddia ortaya atıldı.

Adı Stephen Hawking ile birlikte anılan dünyaca ünlü fizikçi Michio Kaku, yeni kitabı ‘İnsanlığın Geleceği’nde uzaylılar hakkında yeni bir iddiayı gündeme getiriyor.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre Kaku, "Uzaylıların stereo vizyonu olmalı. Aynı insanlarda olduğu gibi etrafını görebilmeli ve avlanmak ve nesneleri tutmak için parmakları olmalı" diyor ve ekliyor:

“Uzaylıların, nesillerden aktarılan bir dile de sahip olması yüksek ihtimal.”

Samanyolu’nda 20 milyarı aşkın Dünya benzeri gezegen olduğunu da öne sürüyor kitabında Kaku.

Kaku’nun iddiasına göre, uzaylılar Jüpiter’in ayı Europa ve Satürn’ün ayı Enceladus gibi buzla kaplı Aylar üzerinde yaşayabilir. Hatta bazıları için suyun altında da yaşayabileceğini söylüyor.

Uzaylılara en çok benzeyen şeyi ise ahtapot olarak yorumluyor. Dünya’da 165 milyonu aşkın yıldır yaşayadıklarını söylediği ahtapotların farklı bir gezegende kendilerine göre bir dil geliştirebileceklerini iddia ediyor.

Kaku, uzaylılara ilişkin üç yeni teorisi şöyle sıralıyor:

  • Uzaylılar aynı insanlar gibi stereo vizyona sahip olacak. Yani gözleri nesneleri görecek ve uzaklıklarını bilebilecek. Bu avlarını tespit etmek ve yakalamak için önemli. Zeki yaşam formları olduğu için bu uzaylılar yırtıcı ve agresif olmayabilir ama bu onların atalarından gelen bir alışkanlıkları olabileceği gerçeğini değiştirmiyor. Bu sebeple dikkatli olmalıyız” dedi.
  • Uzaylıların bir parmak gibi uzuvları olmalı. Bu sayede uzaylılar hem avlarını hem de yarattıkları nesne ve aletleri tutmak isteyeceklerdir.
  • Onların bir dile ihtiyacı var. Çünkü onlar kümülatif olarak nesillerden gelen bilgileri aktarma ihtiyacı hissedeceklerdir. Bu sebeple dil çok önemli.