Nis 07 2018

Bill Gates'in herkese önerdiği kitap

Hayatını kaybeden İsveçli bilim insanı Hans Rosling’in ölümünden sonra yayınlanan kitabı Factfulness: Ten Reasons We’re Wrong About the World — and Why Things Are Better Than You Think’i (Hakikat: Dünya Hakkında Neden Yanıldığınızın - ve Neden Her Şeyin Sandığınızdan Daha İyi Olduğunun 10 Nedeni kitabı ve yazarı Rosling hakkında Bill Gates önemli açıklamalarda bulundu.

Gates, kitabı 'okuduğu en önemli kitaplardan' olarak tanımlarken, kitaba adını veren “Factfulness” sözcüğü, yazar Rosling’in ürettiği ve “tahmine gerek kalmaksızın delillerle görüşünüzü kanıtladığınızda hissettiğiniz doyum” anlamına gelen bir kelime. 

Gates, TIME'a verdiği röportajda hem kitapla hem de hayranı olduğu yazarla ilgili konuştu.

Milyonlarca insan yıllar boyunca İsveçli bilim insanı Hans Rosling’in TED konuşmasını izledi, videonun hayranları arasında Bill Gates de var. Gates ile eşi Melinda, küresel yoksulluk ve sağlığın çözümü konusunda büyük verinin nasıl yardımcı olabileceğine ilişkin görüşleri nedeniyle dünya çapında hayran toplamış Rosling ile arkadaş oldu. 

Rosling Şubat 2017’de hayatını kaybetti, ama ardında oğlu Ola Rosling ve oğlunun eşi Anna Rosling Rönnlund ile birlikte kaleme aldığı yeni kitabı Factfulness: Ten Reasons We’re Wrong About the World — and Why Things Are Better Than You Think’i bıraktı.  Gates kitabın “okuduğu en önemli kitaplardan” olduğunu söylüyor. TIME bu kitabı ve Rosling’i Gates ile konuştu.

Bu kitabı özel yapan nedir?

Gates: Hans dünyanın dikkate değer bir ilerleme kaydettiğine inanıyordu ve herkesin de bunu bilmesini istiyordu. Factfulness da insanların, gelişmenin ve ilerlemenin yaşandığı alanları fark etmesi için son bir çabasıydı. Kitap bunu çok net bir şekilde göstererek kendi içimizdeki önyargıları bir yana bırakıp hakikati görmemizi sağlıyor. 

Eğer dünyada insanların düşündüğünden daha hızlı ilerleme kaydediliyorsa neden insanlar bunun tersini düşünüyor?

Ne kadar ilerlediğimizi bildiğimizde ilerlemeyi hızlandırmak da daha kolaydır. Eğer dünyanın ilerlediğine inanmıyorsanız trajedilere bakıyor ve hiçbir şeyin yapılamayacağına inanıyorsunuzdur. Ama ne kadar ilerleme kaydedildiğini bilen bir kişi kötü bir duruma bakıp “Bunu nasıl daha iyi yaparız” diye sorar. 

Hans kendisini “olabilirlikçi” olarak tanımlamayı seviyordu, bence bu dünya görüşünü tanımlamanın mükemmel bir yolu. Her şeyin da iyi olabileceğine inanıyordu, olacağına değil. Hans gibi bir olabilirlikçi gelişmeyi beklemez, ilerlemenin nerede yaşandığına bakar ve onu diğer yerlerde de uygulamak için yol arar. 

Rosling insanların dünyaya yönelik algısını bozan “korku” gibi 10 güdüden bahsediyor. Sizce bu 10 madde arasında geleceğimiz için en endişe verici olan hangisi, ve neden?
Bir şeyler yaşandığında insan doğası gereği sorumluyu arıyor. Herkes günah keçileri yaratma sorununu bilir. Ama insanları kahramanlara çevirme güdümüz de ilerlemeyi engelleyebilir. 
İstisnalar hariç, kahramanlar sayesinde bir şeyler daha iyi olmaz.

Bin sene önce kahramanlar vardı ve dünya berbat bir yerdi. Modernite sistemlerin mucizesi. Jonas Salk muhteşem bir bilim insanıydı ama çocuk felcini ortadan kaldırmak üzere olmamızın tek sebebi değil, bu aynı zamanda aşılama için mücadele eden sağlık çalışanları, sivil toplum örgütleri ve hükümetler sayesinde de. Sistemlere bakarken kahramanlar aradığımızda burnumuzun dibinde yaşanan gelişmeyi gözden kaçırıyoruz. Eğer bir ilerleme yaratmak istiyorsanız, daha iyi sistemler yaratan yollar arayın. 

Bu kitapta sizi özellikle şaşırtan neydi?

Hans’ın tanımladığı dünyanın çerçevesi benim için bir aydınlanmaydı. İnsanları dört gelir seviyesine göre sınıflandırıyor ve her birinde var olan ortaklıkları vurguluyor. İnsanları nerede yaşadıklarına göre sınıflandırmaktansa nasıl yaşadıklarına göre sınıflandırmak dünya hakkında konuşmanın daha hassas bir yolu. 

Hans Rosling geçen yıl, bu kitap daha yayınlanmadan hayatını kaybetti. Onunla ilişkiniz nasıldı, sizin dünya görüşünüzü nasıl etkiledi?

Melinda and ve ben Hans’ı diğer insanlarla aynı şekilde tanıdık: olağanüstü TED konuşması sayesinde. Sonunda arkadaşımız ve bizi bir yemekte bir yandan güldürürken bir yandan bize vakıf stratejimiz hakkında bilgelik sunan güvenilir bir danışmanımız oldu.

Onun nasıl her zaman nasıl olayın esasıyla eğlenceyi dengelediğine hayran olmuşumdur. Hans insanların ilgisini verdiği mesaja çekmek için “gerçekten” kılıç yutmak zorunda olduğunu biliyordu, ve ben de vakfımızın çalışmaları hakkında insanlarla konuşmaya hazırlık yaparken bunu aklımda tutuyorum.

Rosling’in mirasının bir parçası olan bu kitaptan umudunuz nedir? 

Hans her zaman veri adamı olarak tanındı ama aslında bundan çok daha fazlasıydı. Factfulness’ın sonunda Hans, dünya hakkında bildiklerinin çoğunun “verileri çalışmaktan değil… ama insanlarla vakit geçirmekten” kaynaklandığını söylüyor.

İnsanlığa karşı inanılmaz derin bir kavrayışı vardı ve hikaye anlatıcılığı, sayıları açıklamanı çok ötesine geçiyordu. Bu kitabın, dünyaya çok da açık çok da meraklı bir şekilde yaklaşmak konusunda insanlara ilham vermesini umut ediyorum, tıpkı Hans’ın yaptığı gibi. 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar