Oca 13 2018

'Boğaziçi Üniversitesi sanıldığından daha yerli ve milli'

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, Boğaziçi Üniversitesi'nin 'yerli ve milli' olmamakla itham ettiği konuşmasının yankıları sürüyor.

Hem üniversite camiasından hem siyasetten hem de entelektüel kesimden, Erdoğan'a 'bilim karşıtı' olarak nitelenen tutumu için tepkiler geliyor.

T24 yazarı Murat Belge de Boğaziçi Üniversitesi'nin bilime sunduğu katkılara işaret ediyor ve eleştirileri haksız buluyor. 

Her ne kadar başarı sıralamaları yöntemini kapitalizmin bir icadı olarak yorumlasa da, Belge Boğaziçi Üniversitesi'nin o sıralamalarda her daim Türkiye'nin ilk sırasında yer aldığına dikkat çekiyor.

Erdoğan'ın Boğaziçi çıkışını, "AKP'nin son yıllardaki politika değişikliği sonucunda Batı’ya ideolojik savaş açmasından bu yana “yerli ve mili” nitelemesi sihirli bir formül" olarak niteleyen Belge, bu görüşü dillendirenin kavramın "Yerli ve milli” denilen, benim yaptığımdır. Benim yaptığımı kabul eden ve benim gibi davranan da ‘yerli ve milli’dir. Bana aykırı, benim hoşlanmadığım bir biçimde davranıyorsa ‘yerli ve milli’ değildir" manasına geldiğini belirtiyor.

"Yerli ve milli" tanımı sayesinde, Erdoğan'ın canının istediği gibi "yerli ve milli” olmadığı tespit edilen kişiye, gruba, partiye v.b. ne yapılacağı (ne ceza verileceği) duruma göre kararlaştıracağını" savunan Belge şöyle sürdürüyor yazısını:

"AKP iktidarı Türkiye toplumunu temelde hayat tarzına ilişkin tercihlerine göre ikiye ayırmak, Türkiye’yi de özellikle Batı dünyasından izole etmek üzere yoğun bir çaba uyguluyor. Bir iktidar tekelinin bütün araçlarını kullanabildiği için başarıya ulaşmış gibi de görünüyor. Toplumun gerçek tercihlerinin bu yolda olduğunu düşünüyorum. Ama yalnız “ideolojik aygıtlar” değil, “başka aygıtları” da iktidarın denetiminde olduğu için bu “yerli ve milli” fantezilerine meydan okuyan yok."

Bilim, sanat, kültür konularında “yerli ve milli” diye bir ölçüt olamayacağına değinen Belge, "Bilim ve sanat kendi dilleri, yaklaşımları, araçlarıyla gerçekliği öğrenmeye çalışırlar. Öğrenmenin “yerli ve milli” yöntemi yoktur. Olgular da, olgudur: Olgunun “yerli ve milli”si yoktur. Celcius ve Fahrenheit farklı rakamlar verirler ama farklı ölçümlere göre, saptadıkları ısı aynı evrensel ısıdır. Burada, değerlendirme faslına geldiğimizde “yerli ve milli” kalıbı üstünden düşünenler kendilerine daha rahat bir hareket alanı bulduklarına inanabilirler ama bu da çok doğru değildir" yorumunu yapıyor.

Belge, Hitler örneği üzerinden "yerli ve milli" kavramının ne kadar tehlikeli olduğunu şöyle açıklıyor:

"Hitler’in savaşı kazanması Almanya’nın “yerli ve milli” takımını çok mutlu ederdi. Ama bu dünya için ve aynı zamanda Almanya için, gerçekte ne anlama gelirdi? Yani bir “olgu”nun değerlendirmesinin de tek ve şaşmaz bir “yerli ve milli” yolu yoktur. “Almanya ‘holokost yapmadı” diyen muhafazakâr Alman “yerli ve milli” de, özür dileyen Willy Brandt “vatan haini” mi?

AKP öyle olduğunu iddia ediyor. Onun için de, gıpta ettiği kültürel düzeye erişmesinin imkânı yok. Çünkü kültürel zenginlik üretmenin yolu bu değil, bu, kültürel zenginliği yok etmenin yolu. Boğaziçi Üniversitesi toplam listede çok yukarılarda değil. Olmamasının gerçek nedeni belki fazlaca “yerli ve milli” olmasıdır. Yani AKP iktidarının “yerli ve milli” olarak bağrına bastığı özelliklerden kendini yeterince kurtaramamış olmasıdır."

http://t24.com.tr/yazarlar/murat-belge/bogazici-yerli-ve-milli