Oca 15 2018

'Çapa ve Cerrahpaşa Tıp 600 milyonluk borç batağında'

İstanbul’daki Çapa ve Cerrahpaşa tıp fakülteleri borç batağında. İki fakültenin de medikal firmalara toplamda 600 milyon TL’ye yakın borcu bulunuyor. Borçlar da dört yıl gecikmeli ödeniyor.

İhale yoluyla tıbbi ürün ve ilaç satın alan iki üniversite hastanesinin ihalelerine ise birçok büyük firma katılmıyor.

Diken'de yer alan habere göre ihaleye katılan firmaların da ödemelerini gecikmeli alacaklarını bildiği için ürünlere normal fiyatlarının çok daha üstünde teklifler veriyor.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin de medikal firmalara 250 milyon TL’lik borcu nedeniyle faaliyetlerini durdurma noktasına geldiği ortaya çıkmıştı.

Üniversite hastanelerinde muayene olan her hasta için Sosyal Güvenlik Kurumu, hasta başına 42 TL ödeme yapıyor. Bu ücretin dışında bir ödeme talep edilmiyor hastalardan. 42 Liralık ödeme içerisine hastanın muayene, laboratuvar tahlilleri ve diğer tüm tetkik masrafları da dahil.

Üniversite hastanelerine gelen hastaların büyük bir çoğunluğunu tıbben zor vakalar oluşturuyor. Bu da her hasta başına oldukça yüksek maliyet yükü demek.

Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) belirlenen ücretlere 10 yıldır zam yapılamıyor. Giderler artıyor, gelirler ise sabit kalıyor.

Türk Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Dr. Raşit Tükel, verilen sağlık hizmetlerinin kar amaçlı olduğunu ve bu tür bir sistemin ayakta kalmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Tükel, şöyle devam ediyor:

Üniversitelerde 2011 yılı başında döner sermayeli performansa dayalı ödeme sistemine geçildi. Bunun anlamı doktorların daha çok hasta bakması, daha çok işlem yapmasıydı. Tıpkı döner sermaye ile çalışan Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastaneler gibi. Aslında bu bir sağlık işletmesi modeli yani karlılığın amaçlandığı bir model. Bu model sağlık alanına uygun bir model değil. Zor vakaları tedavi eden, eğitimin, araştırmanın yapıldığı üniversite hastanelerine ise hiç uygun değil. Personel harcamaları, işletme giderleri ve performans geri ödemesi, cihaz alım, bakım masrafları tamamen döner sermayeden karşılanıyor. Bu hastaneler kötü işletildikleri için değil sağlık sisteminin geldiği noktada ayakta kalmaları mümkün değil.

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez ise bu durumun tıp eğitiminin kalitesini düşürdüğünü ifade ediyor. Erez, üniversitelerin perişan ve ağlanacak halde olduğunu ifade ederek, "bundan 10 yıl sonra zaten uluslararası üniversite standartlarına uymadığımız için bizim mezunlarımızı kabul etmeyecekler. Şu anda gelişmiş ülkeler, gelir düzeyi düşük ülkelerin mezunlarını, mezun saymıyor”" diyor.

http://www.diken.com.tr/sistemin-cokusu-capa-ve-cerrahpasa-600-milyonluk-borc-bataginda/