Ara 27 2017

"Bu bürokratlarla memleketin batmaması iyi"

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan, olmak üzere AKP hükümetlerindeki pek çok isim iktidara geldiklerinden beri hep bürokrasiden şikayet ediyor olageldi.

Yıllar içinde yapılan yüzbinlerce atamaya rağmen bu şikayetin sürmesi ‘AKP kedi atadıklarından da memnun değil’ izlenmi yarattı. Peki sonuç ne oldu? Bugüne kadar genelde Hükümet’in şikayetleri dile getirildi, ama o bürokratlarla iş yapan özel sektörün sesi pek duyulmadı. 

‘Mevcut bürokrasiyle bu geminin yüzmesi bile iyi sayılır’ diyor Hürriyet’ten Erdal Sağlam. ‘Bu sözler bana değili bürokratlarla yaptığı yoğun toplantılar ardından bir özel sektör yetkilisinin aktardığı düşünceleri’ diye ekliyor.

Sağlam, uzun zamandır herkesin farkında olduğu bürokrasinin niteliğindeki düşüşün artık had safhaya çıkmış durumda olduğunu belirtmiş. Sadece özel sektör yetkilileri değil, AKP’li bazı politikacı ve bürokratların bile bu erozyon nedeniyle, işlerin yürümemesinden, hatalı kararlardan şikayetçi olduğunu aktarıyor. ‘Geçen ay sohbet ettiğimiz üst düzey bir bürokrat, “Yanlış yaptık; hep bürokratik devletten yakınıp duruyorduk ama şimdi bürokrasinin güçlü olmasının önemini anladık” diye yazıyor.

Aynı bürokratın ‘Eski yönetim sistemiyle işler hızlı yürümüyordu ama yeni sistem de, sayısı çok azalsa bile, iş yapmak isteyen bürokratların da inisiyatif almasını engelliyor. Bürokrat risk almıyor, sorunu çözmek yerine en üstten gelecek kararı bekliyor’ sözlerini de aktarıyor.

Sağlam, iktidarın liyakatı hiçe sayan atamalarını adım adım artırması sonucu devlet bürokrasisinde, ekonomi yönetiminde niteliğin iyice azaldığını kaydediyor. 

Şunları söylüyor Sağlam:

Bir düşünün; eğer uzman ve kendine güvenen bürokratlarınız olsaydı; son KHK’larla Varlık Fonu’na kamu kuruluşlarının borçlanıp da finansman aktarması, Vakıfbank’ın kamulaştırılması, hem de bütçe dışına çıkarılan kamu kağıtlarıyla bunun yapılması mümkün olabilir miydi? Siyasi iktidar ne kadar istese de bürokrasi ülkenin ve ekonominin geleceğini nasıl tehlikeye atıldığını görür, bu kararları engellerdi. Bu anlayış ve kadrolarla Türkiye’nin teknolojik gelişmelere ayak uydurup, güçlü bir ekonomi dolayısıyla siyasi güce sahip olmasının, bence imkanı olamaz.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN