Oca 18 2018

Devlet bütçesi alarm veriyor

Ufukta bu yıl için bir erken seçim yok. Ancak Türkiye’nin uyguladığı ekonomik politikalara dışarıdan bakan birisi pek ala ülkede 365 günden kısa bir süre içinde seçim yapılabileceğini söyleyebilir. 

Mesela bir merkez bankasının politikacılar tarafından faiz artırmama baskısıyla karşılaşması bunun en önemliği örneği olarak gösterilebilir. Bu tip olaylar  Batı’da da ender de olsa görülür. Tabii ki bu baskı ancak seçimlere kısa süre kala ve daha kibar bir dille ifade edilerek yapılır. Ancak bizde durum biraz daha ağır.

Para politikası gibi Maliye politikası da seçim baskısını yakından hissediyor. Devlette aşırı harcama yönünde artan eğilim artık bütçede de alarm zillerini çaldırıyor. 

Dünya Gazetesi’nden İsmet Özkul da bütçe dengesini geldiği noktayı ve sürdürülemezliğini yazıyor. Yazar, yüksek ve yapısal dış açık problemi yaşayan Türkiye’nin uluslar arası arenada kendini göreli olarak iyi gösterebildiği tek alanın iç denge, yani maliye cephesi olduğunu belirtiyor. Ve ‘Ancak bu durum da artık mazide kalıyor gibi gözüküyor. Çünkü bütçe dengesinde geçen yıl radikal bir bozulma ortaya çıktı’ diyor. 

Rakamlar veriyor Özkul, bütçe açığının yüzde 58 ve 17.4 milyar liralık artışla 29.9 milyar liradan 47.4 milyar liraya fırladığını kaydediyor. Asıl önemli noktanın ise faiz dışı fazlada yaşanan yüzde 54.03’lük düşüşün olduğunu ifade ediyor. Şunları söylüyor:

‘Bütçe açığındaki hızlı artışa bir de Hazine’nin bütçe açığını finanse etmek için yeterli miktardan çok daha fazla borçlanması ekleniyor. Bu politika geçen yıl yüksek faizleri besleyen önemli faktörlerden birisi oldu. Bütçe gelirlerindeki artış yüzde 13.75 ile enflasyonun biraz üzerinde. Büyüme hızının yüzde 7’yi bulacağının konuşulduğu bir yılda bütçe gelirlerinin reel olarak neredeyse yerinde saymış olması, ekonominin gerçek durumu ve geleceği açısından hiç de iyi bir işaret değil.’

Maliye cephesindeki bozulmanın sürdürülmesinin pek mümkün olmadığını da sözlerine ekleyen Özkul, bu alandaki bozulmanın enflasyonu ve dolayısıyla yüksek faizleri azdıracağını vurguluyor. Bütçedeki hızlı bozulmanın temel nedenin anayasa referandumuna bağlı siyasi tercihler olduğunu kaydeden Özkul yazsını şu sözlerle bitiriyor: 

‘Türkiye iki yıl daha kritik önemde ve sonuçları kestirilemeyen seçim atmosferi içinde kalacak. 2017’de maliye cephesinde yaşanan olumsuz gidişin 2018 ve 2019’da da tekrarlanma ihtimali ekonomi açısından bir kabus senaryosuna dönebilir.’

 YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN