Haz 11 2018

Piyasa yüzde 7.4'lük büyümeye inanmıyor

Türkiye ekonomisi resmi istatistik kurumu TÜİK’in açıklamalarına göre yılın ilk çeyreğinde yüzde 7.4 büyüyerek hızlı genişlemesini sürdürdü. Geçen yılki ortalama yüzde 7.4 büyümenin ardından ilk çeyrekte yakalanan bu yüksek kalkınma hızı o kadar önemli ki, dolardaki hızlı artışa rağmen refah artışı yaratıyor.

Türkiye halkının milli geliri Mart sonuda Aralık 2017’ye göre 400 dolara yakın artış sağladı. Kişi başı milli gelir 10 bin 576 dolardan 10 bin 925 dolara çıktı ve 2014’ten sonra ilk kez arttı.

Rakam ekonominin kötü gidişi nedeniyle erken seçim kararı alan iktidar kanadında büyük sevinç yaratırken, ilk açıklama Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan geldi. Erdoğan twitter hesabından ‘Türkiye ekonomisi 2018 yılının ilk çeyreğinde yüzde 7,4 büyüdü. OECD ülkeleri arasında birinci, G20 ülkeleri içinde ikinci sıradayız. Dünyanın en hızlı büyüyen ülkelerinden biri olmaya devam ediyoruz. Tüm ekonomik saldırılara ve oynanan oyunlara rağmen, sağlam makro temeller üzerinde, güçlü büyümeye devam’ paylaşımı yaptı.

TÜİK’in ve Erdoğan’ın işlerin iyi gittiği yönündeki açıklamalarına karşın piyasalar açıklanan rakamlara pek de ikna olmuş gibi gözükmüyor. Zira dolar haftaya 5 kuruşluk artışla 4.53 liradan başlarken, yüzde 7.4 büyüyen ekonomide borsanın bir ara yüzde 2’nin üzerinde kayıpla işlem görmesi ayrı bir soru/n işareti olarak öne çıktı.

TÜİK’in açıkladığı verilerin tıpkı küresel kriz öncesi Yunanistan’ın yaptığı gibi şaibeli olduğuna ilişkin tartışmalar bir süredir piyasalarda önemli bir gündem konusu. Örneğin Türkiye’de yıllık enflasyon TÜİK tarafından yüzde 12.1 olarak hesaplanırken, geçen hafta uluslar arası medyada yayınlanan haberlerde, gerçek enflasyon oranının yüzde 40’lara ulaştığına yönelik görüşler yer aldı.

Son veriler de zaten bir süredir hesaplama yöntemi değişikliği, geçmiş yıllara ait veri setinin kasıtlı olarak silinmesi ve diğer göstergelerle uyumsuzluk nedeniyle eleştirilen büyüme rakamlarının üzerindeki şüpheleri artırmış gözüküyor.

Diğer taraftan TÜİK’in açıkladığı büyüme verileri hem kendisinin hem de başka kurumlar tarafından açıklanan verilerle çelişmesi de kuşkuları büyüten başka bir neden.

TÜİK yılın ilk çeyreğinde büyümenin itici motoru olarak hane halkı harcamalarında reel bazda yaşanan yüzde 11.1’lik büyümeyi gösteriyor. Hane halkı harcamalarındaki hızlı artış dayaklı tüketim malları alımındaki yüzde 4.8, dayanıksız mallardaki yüzde 14.5’lik rekor reel harcama büyümesinden geliyor. Bu rakamlara karşın Türkiye’de Ocak-Mart döneminde dayanıklı mal gurubundaki beyaz eşya satışları yüzde 19 geriledi. Oto satışları sadece yüzde 1.5 arttı. Aynı zamanda dayanıklı mal satışları için lokomotif etki yaratan konut satışlarında yüzde 6.27 gerileme yaşandı.

Öte yandan dayanıksız mal satışlarındaki yüzde 14.5’lik reel büyüme ayrı bir tartışma konusu. Söz konusu veri iç talepte rekor canlılık olduğunu gösterirken, temelde enflasyon göstergeleriyle de uyumsuzluk oluşturuyor. Mart sonunda üretici fiyatları yıllık yüzde 14.28 ile tüketici fiyatlarının 4,05 puan üzerinde arttı. Bu fark talep düşüklüğü nedeniyle üreticinin maliyet artışını tüketiciye yansıtamadığını gösteriyor

Ayrıca TÜİK’in açıkladığı perakende satış endekslerindeki sektörlerden hiçbiri hane halkının dayanaksız mallardaki harcama artışını karşılayacak yükseklikte olmadı.